İsmimin Haber Sitelerinde Aramalarda Çıkmasını İstemiyorum, Ne Yapabilirim?
İçindekiler
- Sorun Haberin Kendisi mi, Erişilebilirliği mi?
- “Unutulma Hakkı” Ne Anlama Gelir?
- Her Haber İçin Silme Talep Edilebilir mi?
- Arama Motorundan Kaldırma ile Siteden Silme Arasındaki Fark
- Doğru Haber de Kişilik Hakkını İhlal Edebilir mi?
- Pratikte En Sık Yapılan Yanlışlar
- Sonuç: Mesele Geçmişi Silmek Değil, Bugünü Korumaktır
İnternette yer alan bir haberin doğru olması, onun süresiz ve sınırsız biçimde erişilebilir kalması gerektiği anlamına gelmez. Zaman içinde güncelliğini yitiren, kişiyi sürekli olarak geçmişteki bir olayla tanımlayan haberler; belirli koşullarda kişilik hakkını zedeleyici bir etki yaratabilir. Bu noktada mesele, sansür değil; denge meselesidir.
Bu yazı, arama sonuçlarında ismin çıkmasını istemeyen kişilerin hangi hukuki imkânlara sahip olduğunu ve bu taleplerin nerede meşru kabul edildiğini ele alır.
Sorun Haberin Kendisi mi, Erişilebilirliği mi?
Çoğu durumda sorun, haberin varlığı değil; aranabilir ve kolayca ulaşılabilir olmasıdır. Özellikle:
- Üzerinden uzun zaman geçmiş olaylar,
- Kovuşturma veya dava sonucunda lehe gelişme yaşanmış dosyalar,
- Kişinin mesleki ve sosyal hayatını sürekli etkileyen içerikler,
haber arşivinde durabilir; ancak arama motoru sonuçlarında öne çıkarılması ayrı bir değerlendirme gerektirir.
“Unutulma Hakkı” Ne Anlama Gelir?
Unutulma hakkı, kişinin geçmişte yaşadığı bir olayın sürekli olarak karşısına çıkarılmamasını isteme talebidir. Bu hak:
- Toplumsal hafızayı silmez,
- Haberciliği ortadan kaldırmaz,
- Ancak orantısız görünürlüğü sınırlar.
Buradaki amaç, kişinin bugünkü kimliğinin yalnızca geçmişteki bir olayla tanımlanmasının önüne geçmektir.
Her Haber İçin Silme Talep Edilebilir mi?
Hayır. Hukuk, her içeriği aynı kefeye koymaz. Değerlendirmede şu ölçütler dikkate alınır:
- Haberin kamu yararı taşıyıp taşımadığı
- Kişinin kamusal figür olup olmadığı
- Olayın güncelliğini koruyup korumadığı
- İçeriğin orantılı ve gerekli olup olmadığı
Kamuoyunu ilgilendiren ve güncelliğini koruyan olaylarda, silme veya görünürlüğü kaldırma talepleri genellikle reddedilir.
Arama Motorundan Kaldırma ile Siteden Silme Arasındaki Fark
İki yol sıklıkla karıştırılır:
- Arama motorundan kaldırma: İçerik yayında kalır; ancak isimle arandığında sonuçlarda görünmez.
- İçeriğin kaynaktan silinmesi: Haberin yayımlandığı siteye yöneliktir ve daha ağır bir müdahaledir.
Çoğu durumda hukuken tercih edilen yol, arama sonuçlarıyla sınırlı müdahaledir.
Doğru Haber de Kişilik Hakkını İhlal Edebilir mi?
Evet. Doğruluk, tek başına yeterli değildir. Hukuk şu soruyu sorar:
“Bu bilginin bugün hâlâ bu şekilde erişilebilir olması gerekli mi?”
Cevap hayırsa, içerik doğru olsa bile kişilik hakkı lehine denge kurulması gerekir.
Pratikte En Sık Yapılan Yanlışlar
- “Haber doğruysa hiçbir şey yapılamaz” düşüncesi
- Doğrudan dava yoluna gidip orantısız taleplerle hareket etmek
- Kamu yararı – özel hayat dengesini göz ardı etmek
Bu yaklaşım, taleplerin reddedilmesine yol açar.
Sonuç: Mesele Geçmişi Silmek Değil, Bugünü Korumaktır
Hukuk, kişiye geçmişini inkâr etme hakkı vermez. Ancak geçmişin, kişinin bugünkü hayatını orantısız biçimde gölgelemesine de izin vermez. Arama sonuçlarında isim görünürlüğü, bu denge üzerinden değerlendirilir.
Özetle:
Unutulma hakkı, hafızayı değil; ölçüsüz teşhiri sınırlar.
Önceki makale: Sosyal Medyada “İfşa” Etmek: Eski Sevgiliyi, Eşi veya Arkadaşı Teşhir Etmenin Hukuki Sonuçları