İhtiyaç Nedeniyle Tahliye: 10. Hukuk Dairesi 2025/3212 K.
Bu yazıda i̇htiyaç nedeniyle tahliye konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 10. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2024/15973
- Karar No: 2025/3212
- Karar Tarihi: 03.03.2025
Uyuşmazlığın Özeti
iye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İnceleme konusu dosyada; davacının 24.07.1998- 30.09.2022 tarihleri arasında 4/a sigortalısı olduğu, davacının zorunlu askerlik görevini ifa ederken 20.10.1995 tarihinde mevzi nöbeti sırasında vurularak yaralandığı, malul olduğunun Kuruma başvuru üzerine alınan sağlık kurulu raporu ile tespit edilerek 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Kanun'a dayalı olarak 15.03.2018 tarihinden itibaren aylık tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Davacının 506 sayılı Kanun kapsamında kendisine ne zaman yaşlılık aylığı bağlanacağına dair Kuruma 07.10.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Uyuşmazlık sigorta başlangıç tarihinin, hizmet ve prime gün sayısının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İnceleme konusu dosyada; davacının 24.07.1998- 30.09.2022 tarihleri arasında 4/a sigortalısı olduğu, davacının zorunlu askerlik görevini ifa ederken 20.10.1995 tarihinde mevzi nöbeti sırasında vurularak yaralandığı, malul olduğunun Kuruma başvuru üzerine alınan sağlık kurulu raporu ile tespit edilerek 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Kanun'a dayalı olarak 15.03.2018 tarihinden itibaren aylık tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Davacının 506 sayılı Kanun kapsamında kendisine ne zaman yaşlılık aylığı bağlanacağına dair Kuruma 07.10.2022 tarihinde başvurması üzerine Kurum davaya konu 19.10.2022 tarihli yazı ile;
Kararın Sonucu
beplerle; Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının II-)1 fıkrasının silinmesine, yerine; "Davanın kabulüne, davalı Kurumun 19.10.2022 tarihli işleminin iptaline, davacının sigorta başlangıç tarihinin 24.07.1998 olduğunun ve 24.07.1998-15.03.2018 tarihleri arasında 6411 prim gününün bulunduğunun tespitine" yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle
Uygulamadaki Önemi
Karar, i̇htiyaç nedeniyle tahliye bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/15973 E. , 2025/3212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi
6. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin özel sektör bünyesinde 24.07.1998 yılında işe girdiğini, 03.07.2003 tarihinde kamuda işçi olarak çalışma hayatına devam ettiği, müvekkilinin 03.07.2003 tarihi öncesi dönem dönem değişik işlerde çalıştığını ve kamu kurumu olan Yakutiye Belediyesi bünyesinde çalışmaya başladığını 03.07.2003 tarihinden bu yana da sigortalılığı kesintisiz olarak devam ettiğini, müvekkilinin SGK' dan emeklilik bilgisini öğrenmek için SGK' ya müracaatı sonrasında haricen öğrendiği bilgi ile geçmiş dönem hizmet sürelerin düşürüldüğünü, sigortalılık başlangıç süresinin 15.03.2018 yılı olduğu, bu tarihten önceki hizmetin silindiği bilgisini aldığını, davalı Kurumun müvekkilinin hizmet süresini silerek müvekkilinin emekliliğe hak kazanacağı yaşa ilişkin kazanılmış hakkını açıkça ihlal ettiğini, SGK'nın 19.10.2022 tarih ve E-39962071-205-99-54309357 sayılı işlemin iptali ile davacı müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 24.07.1998 olarak tespiti ile hizmet süresinin tespitine, müvekilinin prim gün sayısının sigorta başlangıç tarihi olan 24.07.1998 tarihinden itibaren dava tarihine dek prim gün sayısının tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının 01.03.2018 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık aldığını, ''684 sayılı KHK ile 3713 sayılı Kanun'a ilave edilen ek 3. madde kapsamında aylık bağlananların, aylığa hak kazanılmasından önce geçen her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, aylığa hak kazanılmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık haliyle birleştirilmeyecek ve sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emekli, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir.'' hükmünün mevcut olduğunu, ilgili sigortalının aylık bağlama tarihi (01.03.2018) öncesinde geçen sigortalılık süreleri, aylık bağlama sonrasındaki hizmetleri ile birleştirilemeyeceğinden 19.10.2022 tarih 54309357 sayılı yazıyla 15.03.2018-14.09.2022 tarihleri arasında 1620 gün hizmet bildirilmiş olduğundan, emeklilik şartı da bu tarihe göre bildirilmiş olmakla, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b-2 maddesi gereğince kabulüne, Kanun'un olaya uygulanmasında hata edildiği ve İlk Derece Mahkemesince yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla …nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı Kurumun 19.10.2022 tarihli işleminin iptali ile davacının Kuruma başvurduğu tarihte yürürlükte olan 4759 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanan 01.03.2018 tarihinden önceki prim gün sayısının yeterli olması nedeniyle 5900 prim gün sayısı 25 yıl sigortalılık ve 57 yaşın doldurulması şartlarının yerine getirildiği 10.03.2032 tarihi itibariyle aylık tahsis koşulunu taşıdığının tespitine, İlk Derece Mahkemesindeki yargılama sırasında 7438 sayılı Kanun ile yaş koşulunun ortadan kalktığı da dikkate alınarak 25 yıl sigortalılık süresinin de 24.07.2023 tarihinde doldurmuş olması ve 5900 prim ödeme günü şartının da yerine getirilmiş olması nedeniyle tahsis için başvuru şartı bulunduğundan başvuruyu takip eden ay başından itibaren 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı tahsis koşulunu taşıdığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık sigorta başlangıç tarihinin, hizmet ve prime gün sayısının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İnceleme konusu dosyada; davacının 24.07.1998- 30.09.2022 tarihleri arasında 4/a sigortalısı olduğu, davacının zorunlu askerlik görevini ifa ederken 20.10.1995 tarihinde mevzi nöbeti sırasında vurularak yaralandığı, malul olduğunun Kuruma başvuru üzerine alınan sağlık kurulu raporu ile tespit edilerek 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Kanun'a dayalı olarak 15.03.2018 tarihinden itibaren aylık tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Davacının 506 sayılı Kanun kapsamında kendisine ne zaman yaşlılık aylığı bağlanacağına dair Kuruma 07.10.2022 tarihinde başvurması üzerine Kurum davaya konu 19.10.2022 tarihli yazı ile; sigorta başlangıcının 15.03.2018 tarihi olduğu, aylıktan önceki sürelerin dikkate alınamayacağı ve 15.03.2018 tarihinden itibaren 2330 sayılı Kanun'un 4. maddesine göre 5000 gün prim ödeme ve en az 20 yıl sigortalılık şartlarının arandığının belirtmiştir. Somut davada; davacı aylık bağlama tarihi olan 15.03.2018 tarihinden önceki sürelerin silindiğini belirterek, Kurum işleminin iptalini, sigorta başlangıç tarihinin 24.07.1998 tarihi olduğunu ve prim gün sayısının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de; tahsis koşullarının tespiti talebi bulunmadığı halde bu yönde de karar verilmesi ve ileriye ve şarta bağlı hüküm kurulması hatalıdır. Bu nedenle sigorta başlangıç tarihinin ve prim gün sayısının tespiti ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının II-)1 fıkrasının silinmesine, yerine; "Davanın kabulüne, davalı Kurumun 19.10.2022 tarihli işleminin iptaline, davacının sigorta başlangıç tarihinin 24.07.1998 olduğunun ve 24.07.1998-15.03.2018 tarihleri arasında 6411 prim gününün bulunduğunun tespitine" yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.