Kira Bedelinin İspatında Delil Değerlendirmesi: 3. Hukuk Dairesi 2025/1822 K.
Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 3. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2024/882
- Karar No: 2025/1822
- Karar Tarihi: 24.03.2025
Uyuşmazlığın Özeti
arasında imzalanan 01.01.2012 başlargıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinin (5.3) maddesinde; kira bedelleri için senet düzenleneceği, sözleşme gereğince alınan senet dökümlerinin sözleşme eki olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin eki niteliğindeki belgede, kiraya verene teslim edilen senetlerin, tanzim tarihi, vade tarihi, miktarı gibi ayrıntılara yer verilmiş, dökümü yapılan bu senetlerin, kira bedellerinin teminatı olarak alındığı, kiralar ödendikçe kiracıya bila bedel iade edileceği belirtilmiştir. Sözü edilen bu belgede;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde ödenen dosya borcu nedeniyle istirdatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 01.01.2012 başlargıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinin (5.3) maddesinde; kira bedelleri için senet düzenleneceği, sözleşme gereğince alınan senet dökümlerinin sözleşme eki olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin eki niteliğindeki belgede, kiraya verene teslim edilen senetlerin, tanzim tarihi, vade tarihi, miktarı gibi ayrıntılara yer verilmiş, dökümü yapılan bu senetlerin, kira bedellerinin teminatı olarak alındığı, kiralar ödendikçe kiracıya bila bedel iade edileceği belirtilmiştir. Sözü edilen bu belgede; senetlerin kira bedellerinin teminatı olarak alındığı açıkça belirtilmiş olmakla, Mahkemenin söz konusu senetleri, teminat senedi olarak kabulünde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Kararın Sonucu
beplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliği ile
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2024/882 E. , 2025/1822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi
6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1111 E., 2023/2297
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Antalya
4. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/702 E., 2022/1559
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten işin daha derinlemesine incelenmesi ve bu konuda bir araştırma yapılması gerektiği heyetçe zorunlu görüldüğünden, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi uyarınca görüşmenin bırakıldığı 24.03.2025 tarihinde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 01.01.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede kira bedellerine karşılık senet düzenleneceğinin kararlaştırıldığını ve bu sözleşme gereği alınan senet dökümlerinin sözleşme ekinde gösterildiğini, müvekkilinin kira sözleşmesi uyarınca ödemelerini eksiksiz ve zamanında yaptığını, bu ödemeler karşılığında kira sözleşmesinin ekinde döküm listesinde belirtilen senetleri müveekkilin teslim aldığını, ancak buna rağmen davalının kira bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, davalının kötüniyetli başlattığı takipte, müvekkilinin tahliye ve haciz baskısı altında önceden ödemiş olduğu kira bedellerini istirdat davası açma haklı saklı kalmak kaydıyla yeniden ödediğini ileri sürerek; icra takip dosyasına haciz ve tahliye tehdidi altında müvekkili tarafından yeniden ödenmek zorunda kalınan 496.431,63 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının kira sözleşmesi akdedildikten sonra taşınmazda yapmış olduğu tadilat ve dekorasyon bedelini gerekçe göstererek yıllık kira bedellerini düzenli ve tam olarak ödemediğini, ödediği kira bedelleri mahsup edilerek bakiye kira alacağı için davacı hakkında takip başlatıldığını, davacının belirttiği senetlerin kira bedellerinin teminatı olarak verildiğinin açıkça düzenlendiğini, bu senetlerin kambiyo vasfına sahip olmadığını, sözleşmede dökümü yapılan teminat senetlerinin müvekkiline verilmediğini, davacının kira bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine ve davacının aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinde düzenlenen bonoların teminat olarak verildiğinin açıklandığı ve bu bonoların davalı kiraya verenin elinde olmamasının kira bedellerinin ödenmiş olduğu anlamına gelmeyeceği, davacı kiracı tarafından kira bedeli ödendiğine dair dosya kapsamına usulüne uygun senet niteliğinde delil sunulmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; kira bedellerinin yıllık peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, senetlerin teminat amacıyla düzenlendiklerinin açık olduğu, davacının; taraflar arasındaki kira alacağının tahsili için kira bedelinin ticari senede bağlandığı, ticari senetlerin tahsiline ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği ve elden yapılan ödemelerle düzenlenen senetlerin davalı tarafça kendisine iade edilip borcunun bulunmadığına ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmediği, icra dosyasında uygulanan bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından Mahkemenin davalının tazminatı istemini redddetmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalının kira bedellerinin ödemediğini iddia etmesine rağmen kiralara karşılık alınan senetleri icra takibine konu etmediğini, yapılan ödemeler neticesinde bu senetlerin müvekkiline teslim edildiğini, kira alacağının tahsilinin ticari senede bağlandığı bu nedenle ticari senetlerin tahsiline ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, kısmen banka yoluyla kısmen elden yapılan ödemeler sonucu senetlerin müvekkiline iade edildiğini, bu haliyle haciz ve tahliye baskısı altında yapılan ödemelerin faizi ile istirdatı gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde ödenen dosya borcu nedeniyle istirdatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 01.01.2012 başlargıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinin (5.3) maddesinde; kira bedelleri için senet düzenleneceği, sözleşme gereğince alınan senet dökümlerinin sözleşme eki olduğu kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin eki niteliğindeki belgede, kiraya verene teslim edilen senetlerin, tanzim tarihi, vade tarihi, miktarı gibi ayrıntılara yer verilmiş, dökümü yapılan bu senetlerin, kira bedellerinin teminatı olarak alındığı, kiralar ödendikçe kiracıya bila bedel iade edileceği belirtilmiştir.
Sözü edilen bu belgede; senetlerin kira bedellerinin teminatı olarak alındığı açıkça belirtilmiş olmakla, Mahkemenin söz konusu senetleri, teminat senedi olarak kabulünde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Ancak senetlerin kiralar ödendikçe kiracıya bila bedel iade edileceği taraflarca kararlaştırılmış olmakla, söz konusu senetlerin kiraya verenin elinde olmaması, bu senetler bedelinin ödendiğini göstermektedir.
Senetlerin ödeme karşılığında iade edileceğine ilişkin bu açık hüküm karşısında, senetlerin teminat senedi olduğu ve senedin alacaklının elinde bulunmamasının bedelinin ödendiği anlamına gelmeyeceğinin ileri sürülmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.
Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince; sözleşmenin ekinde dökümü yapılan senetlerin kiracı tarafından ödendiğinin kabul edilmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.
İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.