Yargıtay Kararları

Kira Borcunda Temerrüt Nedeniyle Tahliye Şartları: 12. Hukuk Dairesi 2024/987 K.

Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 12. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2023/8601
  • Karar No: 2024/987
  • Karar Tarihi: 07.02.2024

Uyuşmazlığın Özeti

syası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait ilamsız takipte, borçlular … ve …'in takibe itirazlarında kira sözleşmesine ve sözleşmedeki imzaya itiraz ettikleri, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, itirazın kaldırılması ile borçluların temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini istediği, İlk Derece Mahkemesince, istemin kısmen kabul kısmen reddi ile borçlu … yönünden itirazın kaldırılması isteminin ve şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine; borçlu … tarafından yapılan itirazın 46.314,40 TL kira alacağı, 1.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

yerine, borçlunun mahkemeye sunduğu ödeme belgelerine değer vererek itirazın kısmen kabulü ve tahliyeye karar verilmesi ve borçlunun istinaf isteminin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkeme kararı usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ : Borçlu …'

Kararın Sonucu

ve tahliye talep hakkı bulunmamaktadır. İcra mahkemesince bu gerekçe ile istemin reddi yerine, borçlunun mahkemeye sunduğu ödeme belgelerine değer vererek itirazın kısmen kabulü ve tahliyeye karar verilmesi ve borçlunun istinaf isteminin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkeme kararı usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ : Borçlu …'nun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2.

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

12. Hukuk Dairesi         2023/8601 E.  ,  2024/987 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

49. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu … tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait ilamsız takipte, borçlular … ve …'in takibe itirazlarında kira sözleşmesine ve sözleşmedeki imzaya itiraz ettikleri, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, itirazın kaldırılması ile borçluların temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini istediği, İlk Derece Mahkemesince, istemin kısmen kabul kısmen reddi ile borçlu … yönünden itirazın kaldırılması isteminin ve şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine; borçlu … tarafından yapılan itirazın 46.314,40 TL kira alacağı, 1.653,02 TL faizi ve 9.262,88 TL cezai şart alacağı yönünden kaldırılmasına, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %2 (yıllık %24) oranında temerrüt faizi istenebileceğine, takipten sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce kararın infazı sırasında dikkate alınmasına, kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu …'dan tahsili ile alacaklıya verilmesine, reddedilen asıl alacağın %20'si oranında tazminatının alacaklıdan tahsili ile borçlu …'ya verilmesine, borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verildiği, borçlu … tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İİK’nın 269/b-1 maddesinde kira sözleşmesine itiraz ve sonuçları düzenlenmiştir.

Kira sözleşmesine itiraz, borçlunun (alacaklının iddia ettiği) kira sözleşmesinin varlığını inkâr etmesidir, yani kabul etmemesidir (reddetmesidir).

Alacaklı sözlü bir kira sözleşmesinin varlığını iddia ediyorsa, borçlunun böyle bir (sözlü) kira sözleşmesini inkâr etmesi (kabul etmemesi), kira sözleşmesine itirazdır.

Alacaklı yazılı bir kira sözleşmesine dayanmakta ise, borçlu kiracının bu sözleşmede kendisine izafe olunan imzayı inkâr etmesi (kabul etmemesi) kira sözleşmesine itirazdır (İİK m.

269/b,1).

Borçlu, itirazında kira sözleşmesini inkâr ettiğini, yani kira sözleşmesini ve varsa buna ait mukavelenamedeki (yazılı kira sözleşmesindeki) imzasını kabul etmediğini (reddettiğini) açık ve kesin olarak bildirmelidir; aksi hâlde, borçlu kiracı, kira sözleşmesini kabul etmiş sayılır (İİK m.

269/2, c.2) (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s.

837).

Diğer taraftan, borçlu kira sözleşmesine itiraz ederken, bu itirazı ile birlikte terditli olarak diğer itirazlarını ileri süremez; örneğin kirayı ödediğini bildiremez (İİK 269b/III). Yine, borçlu bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı olduğundan (İİK 269b/III) itirazında kira sözleşmesini reddettikten sonra, itiraz sebepleriyle bağlı kalır ve sonradan kira borcunun takas ya da başka bir nedenle sona erdiğini ileri süremez.

Somut olayda; alacaklı tarafından 01.03.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak 19.07.2019 tarihinde tahliye talepli ilamsız takip başlatıldığı, takipte 2019 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin bakiye kalan 53.695,75 TL kira bedeli ve 2.871,63 TL işlemiş faizi ile 10.739,15 TL cezai şart olmak üzere toplam 67.306,53 TL’nin tahsilinin talep edildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde verdiği itiraz dilekçesinde takibe dayanak adı yazılı kira sözleşmesine ve sözleşmedeki imzaya itiraz ettiği görülmektedir.

Kanunda bu halde itirazın geçici kaldırılmasına başvurulabileceğine yer verilmemiş olduğundan, alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle icra mahkemesine başvurması ve icra mahkemesince imza incelemesi yapılarak sonuca gidilmesi mümkün değildir.

İİK'nın 269/b maddesinin birinci fıkrasına göre borçlu itirazında kira sözleşmesindeki kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini isteyebilir.

Alacaklı takip talebinde adı yazılı kira sözleşmesine dayandığı için icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talep hakkı bulunmamaktadır. İcra mahkemesince bu gerekçe ile istemin reddi yerine, borçlunun mahkemeye sunduğu ödeme belgelerine değer vererek itirazın kısmen kabulü ve tahliyeye karar verilmesi ve borçlunun istinaf isteminin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkeme kararı usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Borçlu …'nun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

49.

Hukuk Dairesi'nin 12.10.2023 tarih ve 2023/2146 Esas 2023/1510 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve İstanbul

23.

İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11.05.2023 tarih ve 2022/347 Esas 2023/317 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu