Yargıtay Kararları

Kira Bedelinin İspatında Delil Değerlendirmesi ve İspat Yükü: 3. Hukuk Dairesi 2024/1274 K.

Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 3. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2023/2992
  • Karar No: 2024/1274
  • Karar Tarihi: 22.04.2024

Uyuşmazlığın Özeti

Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kural olarak kira sözleşmelerinin şekile bağlı olmadığını, davalı ile müvekkili arasında şifai kira sözleşmesi kurulduğunu, devamında 06.10.2015 tarihli tutanak ile de kira konusu taşınırların davacıya tesliminin sağlandığını, bu haliyle müvekkilinin kira sözleşmesinden doğan teslim borcunu yerine getirdiğini, davalının yasal süresi içerisinde davaya cevap vermediğini, yargılamanın takip eden aşamalarında ise savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

n varlığını ve kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacının talep ettiği yıllık kira bedeli senetle ispat sınırının üzerinde olduğundan yazılı delille ispat yükümlülüğünün söz konusu olduğu, davacının dayandığı 06.10.2015 tarihli belgede sadece eşyaların davalıya teslim edildiğinin belirtildiği, belirtilen eşyaların davalıya kiraya verildiğine ilişkin bir ifade bulunmadığı gibi belgenin kira sözleşmesinin unsurlarını barındırmadığı, davacının kira ilişkisini yazılı delille ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan

Kararın Sonucu

e; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle kar

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi         2023/2992 E.  ,  2024/1274 K.

"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

15. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2915 E., 2023/629

K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından cins ve miktarları 06.10.2015 tarihili zimmet tutanağında belirtilen malzemelerin davalıya teslim edildiğini, teslim sırasında düzenlenen şifai sözleşme uyarınca tutanakta bahsi geçen malzemelere ilişkin olarak davalının, müvekkiline aylık 8.947,60 TL+KDV kira bedeli ödemesinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine 23.03.2018 tarihli ihtarname ile 17 aylık kira bedeli olup 152.109,20 TL +KDV ve malzemelerin kullanımına devam edilmesi halinde her aya ait kira bedelinin ödenmesinin ihtar edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle kira alacaklarının tahsili için takip yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı; süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira konusu olan malzemelerin davalı adına teslim alan sıfatıyla 06.10.2015 tarihinde zimmet tutanağı düzenlendiği, alınan bu malzemelerin 06.11.2015-06.01.2016 tarihleri arasında kullanılmak üzere davalıya sağlam ve kullanılır şekilde şantiye alanında teslim edildiğinin tutanak altına alındığı, davalının savunmalarında bu malzemelerin işyerinde kullanıldığını, bir kısmının kaybolduğunu, şirketten alacağının olduğu için kira bedellerinin ödemediğini beyan etiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, takiben 10.000,00 TL kısmına ilişkin davalı itirazının iptaline, takibin bu tutar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili; taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığını, davacının ibraz ettiği protokolün kira ilişkisini ispat etmediğini, davacının kira ilişkisini ispat edemediği gibi kira bedelini de ispat edemediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu menkul malların davalıya teslim edildiği ve halen uhdesinde bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının söz konusu menkullerin sözlü kira ilişkisi kapsamında davalıya teslim edildiğini iddia ettiğini, davalının sözlü kira ilişkisini kabul etmediği, davacı şirketten olan alacağı karşılığında sözkonusu menkullerin kendisine verildiğini savunduğunu, kira ilişkisini, başlangıç ve süresini, aylık kira bedelini ispat yükünün davacının üzerinde olduğu, iddia edilen yıllık kira bedeline göre de bu hususunun ancak yazılı delillerle kanıtlayabileceği, davacının bu hususta herhangi bir delil ibraz edemediği, zimmet tutanağının sadece menkullerin davalıya teslimine ilişkin olduğu, bu teslimin kira sözleşmesi kapsamında olduğunu ispata elverişli olmadığı gibi aylık kira bedelini de içermediği, Mahkemece davacının iddialarını usulünce ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; kural olarak kira sözleşmelerinin şekile bağlı olmadığını, davalı ile müvekkili arasında şifai kira sözleşmesi kurulduğunu, devamında 06.10.2015 tarihli tutanak ile de kira konusu taşınırların davacıya tesliminin sağlandığını, bu haliyle müvekkilinin kira sözleşmesinden doğan teslim borcunu yerine getirdiğini, davalının yasal süresi içerisinde davaya cevap vermediğini, yargılamanın takip eden aşamalarında ise savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 299 uncu maddesi,

2.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ve 200 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

Kira ilişkisinin varlığını ve kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacının talep ettiği yıllık kira bedeli senetle ispat sınırının üzerinde olduğundan yazılı delille ispat yükümlülüğünün söz konusu olduğu, davacının dayandığı 06.10.2015 tarihli belgede sadece eşyaların davalıya teslim edildiğinin belirtildiği, belirtilen eşyaların davalıya kiraya verildiğine ilişkin bir ifade bulunmadığı gibi belgenin kira sözleşmesinin unsurlarını barındırmadığı, davacının kira ilişkisini yazılı delille ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu