Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu Nedir? (TCK m.288)

Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu Türk Ceza Kanunu’nun 288. maddesinde yer alan bu düzenleme, yargı süreçlerinin tarafsız ve bağımsız bir şekilde yürütülmesini güvence altına almayı amaçlar. Maddeye göre, devam eden bir dava veya sürmekte olan bir soruşturma sırasında; hâkim, savcı, bilirkişi ya da tanığın, hukuka aykırı karar almasına veya işlem yapmasına neden olmak ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunmasına yol açmak amacıyla açıkça (alenen) sözlü ya da yazılı beyanlarda bulunmak suç teşkil eder.
Kanun koyucu, bu tür beyanların yargının sağlıklı işleyişini bozabileceği ve adil yargılama hakkını ihlal edebileceği gerekçesiyle, faile elli günden az olmamak üzere adli para cezası öngörmüştür. Buradaki “alenen” ifadesi, yapılan açıklamanın kamuya açık bir şekilde, başkaları tarafından öğrenilebilecek ortamda yapılmasını ifade eder.
Bu suçun oluşabilmesi için:
- Dava veya soruşturmanın henüz devam ediyor olması,
- Beyanın yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye elverişli olması,
- Eylemin hukuka aykırı amaç taşıması şarttır.
Yasa, bu şekilde yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını koruyarak, adil yargılanma hakkının ihlal edilmesini önlemeyi hedeflemektedir.

Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçunun Unsurları
TCK m.288’in madde gerekçesi, bu suçun oluşabilmesi için birden fazla şartın bir arada bulunması gerektiğini açıkça ortaya koyar. Düzenleme, devam eden bir dava ya da yürütülmekte olan bir soruşturma sırasında; hâkim, savcı, bilirkişi veya tanığın hukuka aykırı karar, işlem ya da gerçeğe aykırı beyan vermesini sağlamak amacıyla alenen yapılan sözlü veya yazılı açıklamaları kapsar.
Suçun unsurları şu şekilde sıralanabilir:
- Konu Bakımından Unsur
- Suçun konusu, görülmekte olan bir dava veya soruşturmadır.
- Yargılama süreci sona ermiş, karar kesinleşmişse bu suç oluşmaz.
- Fail ve Mağdur
- Fail, herkes olabilir.
- Fiilin yöneldiği kişi ise yargı görevi yapan (hâkim, savcı), bilirkişi veya tanıktır.
- Maddi Unsur – Beyanın Niteliği
- Açıklamanın yazılı veya sözlü olması mümkündür; basın-yayın yoluyla yapılması da şart değildir.
- Yapılan beyan, yargı görevi yapanı hukuka aykırı karar vermeye, bilirkişiyi veya tanığı gerçeğe aykırı beyanda bulunmaya yönlendirmeye elverişli olmalıdır.
- Aleniyet Şartı
- Beyanın belirsiz sayıda kişi tarafından öğrenilebilir nitelikte olması gerekir.
- Kapalı ortamda yalnızca belirli kişilere yapılan açıklamalar aleniyet unsuru gerçekleşmediği için bu kapsamda değerlendirilmez.
- Manevi Unsur – Kast
- Failin amacı, yargılamayı hukuka aykırı şekilde etkilemektir.
- Genel kast yeterlidir, ancak amaç unsuru olmadan suç oluşmaz.
- Hukuka Aykırılık ve Elverişlilik
- Açıklama, TCK m.35’teki “teşebbüs” kavramıyla uyumlu şekilde, etkili olabilecek nitelikte olmalıdır.
- Fiilin, sonuç doğurmaya elverişli olması yeterlidir; mutlaka sonuç gerçekleşmiş olmak zorunda değildir.
Bu şartların tamamı oluştuğunda fail hakkında elli günden az olmamak üzere adli para cezası uygulanır. Kanun koyucu, adaletin tarafsız yürütülmesi ve yargıya olan güvenin korunması amacıyla bu suçu Adliyeye Karşı Suçlar bölümünde düzenlemiştir.
Adli Para Cezası, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, TCK m.288 uyarınca doğrudan adli para cezası ile yaptırıma bağlanmıştır. Bu nedenle mahkeme, fail hakkında hapis cezası yerine elli günden az olmamak üzere adli para cezasına hükmedebilir.
- Adli Para Cezası: Bu yaptırım, hapis cezasına alternatif olarak uygulanabileceği gibi tek başına da verilebilir. TCK m.288 kapsamında genellikle doğrudan adli para cezası tercih edilir.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB):
CMK m.231 uyarınca, sanık hakkında verilen cezanın belli bir süre (denetim süresi) içinde sonuç doğurmaması, bu süre içinde yükümlülüklere uyulması hâlinde ise ceza kararının ortadan kalkması mümkündür. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu nedeniyle hükmedilen adli para cezası hakkında HAGB kararı verilebilir. Bu durumda dava, sanığın yükümlülüklere uyması şartıyla düşer. - Erteleme:
Erteleme, verilen hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden koşullu olarak vazgeçilmesidir. Ancak adli para cezası ertelenemez. Dolayısıyla TCK m.288 kapsamında hükmedilen adli para cezası bakımından erteleme hükümleri uygulanmaz.
Bu nedenle, TCK m.288 kapsamındaki bir fiilde failin karşılaşacağı temel yaptırım adli para cezasıdır ve bu ceza HAGB kapsamında değerlendirilebilir, ancak ertelenemez.
Suçun Şikâyet Süresi ve Zamanaşımı
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, şikâyete tabi suçlardan değildir. Bu nedenle, Cumhuriyet savcılığı şikâyet beklemeksizin olayı öğrendiği anda resen soruşturma başlatır. Suça ilişkin herhangi bir şikâyet süresi bulunmadığı gibi, şikâyetten vazgeçme de davanın düşmesine yol açmaz.
Bu suç bakımından soruşturma ve kovuşturma yetkisi, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman kullanılabilir. TCK m.66 uyarınca, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
- Zamanaşımı Başlangıcı: Suçun işlendiği tarih.
- Zamanaşımı Sonucu: Bu süre dolduğunda artık soruşturma açılamaz, açılmış davalar ise düşer.
Kısacası, TCK m.288 kapsamındaki fiiller 8 yıl boyunca soruşturulabilir veya kovuşturulabilir, bu sürenin dolmasıyla birlikte ceza yargılaması yapılamaz.
Uzlaşma
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, uzlaştırma kapsamında yer alan suçlardan değildir. Dolayısıyla, fail ile mağdurun uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşması hukuken mümkün değildir. Bu nedenle soruşturma veya kovuşturma aşamasında uzlaşma prosedürü uygulanmaz.
Görevli Mahkeme
Bu suçtan kaynaklanan yargılamalar asliye ceza mahkemesi tarafından yürütülür. Yetki, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.
Soruşturma Aşamasında Uygulanabilecek Kurumlar
- Önödeme: Şartları oluştuğunda önödeme prosedürü uygulanabilir.
- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE): CMK m.171 uyarınca, gerekli koşullar mevcutsa Cumhuriyet savcısı kamu davasının açılmasını erteleyebilir.
Kovuşturma Aşamasında Uygulanabilecek Usuller
- Basit yargılama usulü: CMK m.251 gereğince, belirli koşulların sağlanması halinde duruşma yapılmadan dosya üzerinden yargılama yapılabilir.
Bu düzenlemeler, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun yargısal süreçte hızlı ve etkin şekilde ele alınmasına imkân tanır.
Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçu – Yargıtay Kararları
1. Adil Yargılamayı Etkilemede “Aleniyet” Unsuru
TCK m.288’de tanımlanan bu suçun oluşabilmesi için, yargı görevi yapanı, bilirkişi veya tanığı etkilemeye yönelik beyanın aleni olması gerekir. “Aleniyet”, beyanın belirsiz sayıda kişi tarafından öğrenilebilir nitelikte olmasını ifade eder.
Yargıtay, somut olayda sanık avukatın müvekkili üzerinde baskı kurarak tanık beyanını değiştirmesini sağlamaya çalıştığı iddiasında, eylemin alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunma unsurunu taşımadığını tespit etmiştir. Aleniyet bulunmadığı için suçun yasal unsurları oluşmamış, bu nedenle beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması bozma nedeni sayılmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2019/5889 K.
2. Davaya Katılma Hakkı ve “Suçtan Zarar Görme” Kavramı
Yargıtay içtihatlarına göre, “suçtan zarar görme” kavramı yalnızca doğrudan doğruya zarar görenler için geçerlidir. Dolaylı ya da muhtemel zararlar, davaya katılma hakkı vermez.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunda, suçun koruduğu hukuki yarar ve nitelikleri dikkate alındığında, doğrudan zarar görmeyen kişi veya kurumların davaya katılma hakkı bulunmaz. Somut olayda, şikâyetçi Türkiye Halk Bankası A.Ş.’nin bu suçun mağduru olmadığı, yalnızca dolaylı zarar iddiasında bulunabileceği tespit edilmiştir. Bu nedenle, şikâyetçinin davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz sayılmış ve temyiz yetkisi tanınmamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2019/5448 K.
📌 Yargıtay’ın bu kararları, TCK m.288 kapsamında:
- Aleniyet unsurunun oluşması için beyanın mutlaka kamuya açık olması gerektiğini,
- Davaya katılma hakkının yalnızca doğrudan zarar görenlere tanındığını, dolaylı zarar iddiasının yeterli olmadığını,
vurgulamaktadır.
Eğer isterseniz ben bu bölümün devamına, Yargıtay’ın TCK 288 ile ilgili diğer güncel kararlarından örnekler ekleyerek makaleyi daha kapsamlı hale getirebilirim. Böylece hem SEO değeri artar hem de uygulamadaki yorum farklılıkları görünür olur.
Avukat Gökhan Yağmur – Hukuki Bilgi ve Danışmanlık
Bu makale, uzun yıllardır ceza hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında müvekkillerine profesyonel hizmet sunan Avukat Gökhan Yağmur tarafından hazırlanmıştır. Amacımız, hukuki konularda doğru, güncel ve güvenilir bilgileri sizlere en anlaşılır şekilde ulaştırmaktır.
Ceza yargılaması, ticaret hukuku, marka ve fikri mülkiyet hakları gibi alanlarda danışmanlık ve dava hizmetlerimizle yanınızdayız. Detaylı bilgi almak veya hukuki sorunlarınıza çözüm bulmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
📞 Telefon: 0542 157 06 34
🌐 Web: gokhanyagmur.com.tr – gokhanyagmur.com
