Vasi ve Kayyımın Hesap Verme Yükümlülüğü ve Mahkeme Gözetimi
Vasi ve kayyımın hesap verme yükümlülüğü nedir, mahkeme gözetimi nasıl yapılır, hangi işlemler denetime tabidir? Vesayet hukukunda ayrıntılı açıklama.
Vasi ve Kayyımın Hesap Verme Yükümlülüğü, Mahkeme Gözetimi
Vesayet hukukunda vasi ve kayyım, kendilerine verilen yetkileri serbestçe kullanan kişiler değildir. Bu kişilerin yaptığı her işlem, temsil ettikleri kişinin menfaatine uygun olmak zorundadır. İşte bu nedenle vasi ve kayyımın hesap verme yükümlülüğü, vesayet sisteminin en temel güvencelerinden biri olarak kabul edilir.
Hukuk düzeni, vasi ve kayyımı yalnızca yetkilendirmekle yetinmemiş; aynı zamanda bu yetkilerin nasıl kullanıldığını denetlemek üzere sıkı bir mahkeme gözetimi mekanizması öngörmüştür. Aksi hâlde vesayet, koruyucu bir kurum olmaktan çıkarak kötüye kullanıma açık bir yapıya dönüşür.
Hesap Verme Yükümlülüğünün Hukuki Dayanağı
Vasi ve kayyımın hesap verme yükümlülüğü, Türk Medeni Kanunu’nda vesayet hükümleri kapsamında düzenlenmiştir. Bu yükümlülük, vasi veya kayyımın göreve başlamasıyla birlikte kendiliğinden doğar ve görevin sona ermesine kadar devam eder.
Vasi ve kayyımın hesap verme yükümlülüğü, yalnızca mali işlemlerle sınırlı değildir. Kişisel işlemler, yapılan başvurular, açılan davalar ve alınan kararlar da bu denetimin kapsamı içindedir.
Vasi ve Kayyımın Hesap Verme Yükümlülüğünün Amacı
Bu yükümlülüğün temel amacı, temsil edilen kişinin malvarlığının korunmasıdır. Vasi veya kayyım, kısıtlıya veya temsil ettiği kişiye ait malvarlığını kendi malvarlığından ayrı tutmak zorundadır.
Hesap verme yükümlülüğü sayesinde:
- keyfî harcamaların önüne geçilir,
- malvarlığının erimesi engellenir,
- temsil edilen kişinin menfaatleri güvence altına alınır.
Bu yönüyle vasi ve kayyımın hesap verme yükümlülüğü, vesayet hukukunun denge unsurudur.
Hesap Verme Kapsamında Sunulacak Belgeler
Vasi ve kayyım, görev süresi boyunca yaptıkları işlemleri belgelemekle yükümlüdür. Uygulamada mahkemeye sunulan belgeler genellikle:
- gelir–gider çizelgeleri,
- banka hesap dökümleri,
- yapılan harcamalara ilişkin belgeler,
- malvarlığına ilişkin değişiklikleri gösteren kayıtlar şeklindedir.
Mahkeme, bu belgeler üzerinden işlemlerin temsil edilen kişinin yararına olup olmadığını değerlendirir.
Mahkeme Gözetimi ve Denetim Yetkisi
Vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi, vasi ve kayyımın faaliyetlerini sürekli olarak denetler. Vasi ve kayyımın hesap verme yükümlülüğü, bu mahkeme gözetimi sayesinde anlam kazanır.
Mahkeme:
- hesapları inceleyebilir,
- eksik veya şüpheli işlemler hakkında açıklama isteyebilir,
- gerekli gördüğünde ek belge talep edebilir.
Bu denetim, yalnızca şekli değil; aynı zamanda maddi bir denetimdir.
Hesap Vermenin Zamanı ve Şekli
Vasi ve kayyım, belirli aralıklarla mahkemeye hesap sunmak zorundadır. Ayrıca görev sona erdiğinde de nihai hesap verilmesi gerekir. Görevin sona ermesi hâlinde hesap verilmeden vasilik veya kayyımlık ilişkisi tamamlanmış sayılmaz.
Hesapların zamanında ve eksiksiz sunulmaması, vasi veya kayyım açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Hesap Verme Yükümlülüğüne Aykırılığın Sonuçları
Vasi veya kayyımın hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde:
- görevden alınması,
- sorumluluğuna gidilmesi,
- doğan zararların tazmini gündeme gelir.
Ağır ihlallerde, fiilin niteliğine göre cezai sorumluluk da söz konusu olabilir. Bu nedenle vasi ve kayyımın hesap verme yükümlülüğü, şekli bir zorunluluk değil; ciddi sonuçlar doğuran bir yükümlülüktür.
Görevin Sona Ermesi ve Nihai Hesap
Vasilik veya kayyımlık görevi sona erdiğinde, son bir hesap verilmesi zorunludur. Bu nihai hesap, görev süresince yapılan tüm işlemleri kapsar. Mahkeme bu hesabı inceleyerek onaylar veya gerekli görürse düzeltme ister.
Nihai hesabın kabulüyle birlikte, vasi veya kayyımın görevi hukuken tamamen sona ermiş olur.
Sonuç
Vesayet hukukunda yetki ve sorumluluk birlikte düşünülmelidir. Vasi ve kayyımın hesap verme yükümlülüğü, bu dengenin en önemli unsurudur. Mahkeme gözetimi sayesinde vesayet sistemi, temsil edilen kişinin menfaatlerini koruyan güvenli bir yapı hâline gelir.
📌 Makale İçi Link (Önceki Başlık)
Bu yazıda ele alınan denetim ve hesap verme yükümlülüğü, vasilik ve kayyımlık kurumlarının doğal sonucudur. Konunun devamı açısından aşağıdaki makalenin incelenmesi faydalıdır:
Bir önceki makalemiz:
“Yasal Danışman Atanması Nedir, Hangi Hâllerde Söz Konusu Olur?”
Avukat Gökhan Yağmur Kimdir?
Av. Gökhan Yağmur, İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir avukattır. Uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle birlikte yalnızca dava ve uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda önleyici hukuk danışmanlığı, sözleşme yönetimi ve şirketlere stratejik hukuki destek sunmaktadır.
Ceza yargılamaları, boşanma ve velayet davaları, ticari uyuşmazlıklar ve marka–patent süreçlerinde müvekkillerine etkin savunma ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir. Ayrıca TÜRKPATENT, USPTO ve EUIPO nezdinde marka tescili ve fikri mülkiyet koruması konularında hem yerli hem de yabancı müvekkillere danışmanlık sağlamaktadır. – Turkey Brand Law
Kurucusu olduğu Hukuk Plus, HukukBankasi.net ve diğer dijital projeleriyle hukuk öğrencileri, stajyer avukatlar ve meslektaşlara yönelik özgün bir ekosistem geliştirmiştir. Bu sayede hukuk bilgisinin paylaşımı, güncel içtihatların takibi ve mesleki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Av. Gökhan Yağmur, girişimci vizyonu ile yalnızca klasik avukatlık hizmeti sunmakla kalmayıp; marka yönetimi, e-ticaret hukuku, uluslararası şirket danışmanlığı ve dijital hukuk çözümleri alanlarında da fark yaratan çalışmalara imza atmaktadır.
Daha fazla bilgi için:
📌 www.gokhanyagmur.com
📌 www.gokhanyagmur.com.tr
📞 0542 157 06 34
Yolculuk Süresini Hesaplayın
Yakındaki yerler için seyahat süresini ve yol tariflerini görün
