11. Yargı Paketi Covid İnfaz Düzenlemesi Nedir? Kimleri Kapsıyor?

11. Yargı Paketi Covid İnfaz Düzenlemesi 11. Yargı Paketi ile birlikte kamuoyunda en fazla merak uyandıran ve en yoğun şekilde tartışılan düzenleme, hiç kuşkusuz Covid infaz düzenlemesi olmuştur. Bu ilginin temel nedeni, düzenlemenin doğrudan özgürlüğü ilgilendirmesi ve binlerce hükümlü ile yakınını fiilen etkileme potansiyeline sahip olmasıdır. Ancak Covid infaz düzenlemesi, çoğu zaman kamuoyunda yanlış anlaşılan, eksik veya hatalı bilgilerle tartışılan bir alan hâline gelmiştir.
Covid infaz düzenlemesini sağlıklı biçimde değerlendirebilmek için, bu düzenlemenin af niteliği taşıyıp taşımadığı, hangi tarihler arasındaki suçları kapsadığı ve hangi hükümlüler bakımından uygulanabildiği sorularının hukuki zeminde ele alınması gerekir.
11. Yargı Paketi’nin genel yapısı ve ceza–infaz sistemine etkileri, ana hatlarıyla 11. Yargı Paketi’ne ilişkin kapsamlı değerlendirme yazısında ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Bu yazıda ise, yalnızca Covid infaz düzenlemesi özelinde net ve uygulamaya dönük bir açıklama yapılacaktır. Tıklayınız
11. Yargı Paketi Covid İnfaz Düzenlemesi Nedir?
Covid infaz düzenlemesi, ilk olarak Covid-19 salgını döneminde cezaevlerinde yaşanan yoğunluk ve sağlık riskleri gerekçe gösterilerek gündeme gelmiş; belirli suçlar bakımından hükümlülerin daha erken tahliye edilmesini veya denetimli serbestlikten daha geniş biçimde yararlanmasını amaçlayan bir infaz rejimi olarak ortaya çıkmıştır.
Bu düzenleme, teknik anlamda bir af düzenlemesi değildir. Ceza hukukunda af, suçu ve cezayı ortadan kaldıran ya da tüm sonuçlarıyla silen bir müessesedir. Covid infaz düzenlemesi ise, mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmamakta; yalnızca cezanın infaz edilme biçimini değiştirmektedir. Bu nedenle düzenleme, hukuki nitelik itibarıyla bir infaz indirimi ve infaz kolaylığı olarak değerlendirilmelidir.
11. Yargı Paketi ile yapılan değişiklik, Covid döneminde getirilen bu geçici infaz rejiminin belirli bir tarih aralığıyla sınırlı olacak şekilde yeniden uygulanmasını öngörmektedir. İşte tartışmaların büyük bölümü de bu tarih sınırlamasından kaynaklanmaktadır.
11. Yargı Paketi Covid İnfaz Düzenlemesinde 31.07.2023 Tarihi Neden Kritik?
11. Yargı Paketi kapsamında Covid infaz düzenlemesinden yararlanabilmek için en temel kriter, suçun işlendiği tarihtir. Kanun koyucu, bu düzenlemeden yalnızca 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından yararlanılabileceğini açıkça kabul etmiştir.
Bu tarih, uygulamada son derece sert bir eşik yaratmaktadır. Zira 31.07.2023 tarihinde suç işleyen bir kişi Covid infaz düzenlemesinden yararlanabilirken, 01.08.2023 tarihinde suç işleyen bir kişi aynı fiili işlemiş olsa dahi bu haktan yararlanamamaktadır. Bu durum, ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesine ilişkin ciddi tartışmaları beraberinde getirmiştir.
Uygulamada en çok sorulan soru da tam olarak budur:
“Bir gün farkla özgürlük olur mu?”
Bu sorunun cevabı, hukuki olmaktan ziyade ceza siyasetine ilişkin bir tercih olarak karşımıza çıkmaktadır.
Covid İnfaz Düzenlemesi Kimleri Kapsıyor?
Covid infaz düzenlemesi, tüm hükümlüler için geçerli değildir. Düzenlemeden yararlanabilmek için birden fazla şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bunların başında suç tarihi gelmekle birlikte, suçun niteliği de belirleyici bir unsurdur.
Genel çerçevede Covid infaz düzenlemesi;
- Kasten öldürme,
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar,
- Terör suçları,
- Devletin güvenliğine karşı suçlar
gibi bazı ağır suçları kapsam dışında bırakmaktadır. Buna karşılık, daha çok adli suçlar olarak nitelendirilen ve toplum güvenliğini doğrudan tehdit etmeyen suç tipleri bakımından infaz indirimi ve denetimli serbestlik imkânı genişletilmiştir.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, her suç tipi bakımından otomatik bir tahliye söz konusu olmadığıdır. Hükümlünün infaz süresi, açık cezaevine ayrılma şartları, disiplin durumu ve daha önceki infaz rejimi, somut dosya bazında ayrıca değerlendirilmektedir.
Covid İnfaz Düzenlemesi Tutuklular İçin Geçerli mi?
Covid infaz düzenlemesi, hükümlüler bakımından uygulanan bir düzenlemedir. Henüz hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunmayan tutuklular, kural olarak bu düzenlemeden yararlanamaz. Bu ayrım, masumiyet karinesi ve infaz hukukunun sistematiği gereğidir.
Ancak uygulamada, bazı tutuklular bakımından tahliye beklentisi yaratacak şekilde yanlış bilgilendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle, Covid infaz düzenlemesinin yalnızca kesinleşmiş cezası bulunan kişiler açısından değerlendirilmesi gerektiği özellikle vurgulanmalıdır.
Covid İnfaz Düzenlemesi Af mı?
Kamuoyunda en çok yanlış anlaşılan noktalardan biri de Covid infaz düzenlemesinin “af” olarak adlandırılmasıdır. Hukuken bu düzenleme bir af değildir. Ceza varlığını korumakta, mahkûmiyet sicilde kalmakta ve cezanın hukuki sonuçları devam etmektedir. Değişen tek unsur, cezanın cezaevinde çekilen kısmının azaltılması veya denetimli serbestlik süresinin öne çekilmesidir.
Bu yönüyle Covid infaz düzenlemesi, ceza adalet sisteminde geçici ve istisnai bir rahatlama mekanizması olarak değerlendirilmelidir.
Covid İnfaz Düzenlemesinin Yarattığı Temel Sorunlar
11. Yargı Paketi ile Covid infaz düzenlemesinin yeniden gündeme gelmesi, yalnızca infaz hukukunu değil, toplumun adalet algısını da doğrudan etkilemiştir. Özellikle mağdur taraf açısından, suçun ağırlığı ile failin cezaevinde kaldığı süre arasındaki fark, ciddi bir adaletsizlik duygusu yaratabilmektedir.
Bunun yanı sıra, suç tarihi bakımından getirilen katı sınır, “aynı suçu işleyenler arasında farklı muamele” eleştirilerini güçlendirmiştir. Bu eleştiriler, ilerleyen dönemde Anayasa Mahkemesi ve AİHM önüne taşınabilecek niteliktedir.
Sonuç: Covid İnfaz Düzenlemesi Ne Anlama Geliyor?
Covid infaz düzenlemesi, 11. Yargı Paketi’nin en çok tartışılan ama aynı zamanda en yanlış anlaşılan düzenlemesidir. Bu düzenleme bir af değildir; ancak özgürlük üzerinde af benzeri sonuçlar doğurabilecek kadar güçlü bir infaz kolaylığı sağlamaktadır. Kimlerin bu haktan yararlanacağı ise, suç tarihi, suçun niteliği ve infaz koşulları birlikte değerlendirilerek belirlenmektedir.
🔹 İlgili Yazılar
Bir Önceki Makale:
11. Yargı Paketi (7571 Sayılı Kanun) – Ceza Hukuku, İnfaz Düzenlemesi ve Yargı Sistemine Etkileri
Bir Sonraki Makale:
11. Yargı Paketi Hangi Suçları Kapsıyor, Hangilerini Kapsamıyor?
Avukat Gökhan Yağmur Kimdir?
Av. Gökhan Yağmur, İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir avukattır. Uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle birlikte yalnızca dava ve uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda önleyici hukuk danışmanlığı, sözleşme yönetimi ve şirketlere stratejik hukuki destek sunmaktadır.
Ceza yargılamaları, boşanma ve velayet davaları, ticari uyuşmazlıklar ve marka–patent süreçlerinde müvekkillerine etkin savunma ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir. Ayrıca TÜRKPATENT, USPTO ve EUIPO nezdinde marka tescili ve fikri mülkiyet koruması konularında hem yerli hem de yabancı müvekkillere danışmanlık sağlamaktadır. – Turkey Brand Law
Kurucusu olduğu Hukuk Plus, HukukBankasi.net ve diğer dijital projeleriyle hukuk öğrencileri, stajyer avukatlar ve meslektaşlara yönelik özgün bir ekosistem geliştirmiştir. Bu sayede hukuk bilgisinin paylaşımı, güncel içtihatların takibi ve mesleki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Av. Gökhan Yağmur, girişimci vizyonu ile yalnızca klasik avukatlık hizmeti sunmakla kalmayıp; marka yönetimi, e-ticaret hukuku, uluslararası şirket danışmanlığı ve dijital hukuk çözümleri alanlarında da fark yaratan çalışmalara imza atmaktadır.
Daha fazla bilgi için:
📌 www.gokhanyagmur.com
📌 www.gokhanyagmur.com.tr
📞 0542 157 06 34
Yolculuk Süresini Hesaplayın
Yakındaki yerler için seyahat süresini ve yol tariflerini görün

