Güneş, Manzara ve Rüzgârın Kesilmesi: Bina Yüksekliği ve Komşuluk Sorunları
Komşuluk hukukunda en zor tartışılan başlıklardan biri, güneşin kesilmesi, manzaranın kapanması ve rüzgârın engellenmesi gibi etkilerin hukuki sınırıdır. Çünkü bu etkiler, doğrudan “elle tutulur” bir müdahale değildir; fakat yaşam konforunu ciddi biçimde etkileyebilir. Hukuk burada net bir yasak listesi sunmaz; ölçülülük, katlanılabilirlik ve planlama kuralları üzerinden denge kurar.
Bu yazı, bina yüksekliği kaynaklı bu etkilerin ne zaman hukuki sorun sayıldığını açıklar.
Güneş Işığının Kesilmesi Hukuken Korunur mu?
Güneş ışığı, komşuluk hukukunda korunan bir menfaat olarak kabul edilir; ancak mutlak değildir. Değerlendirme yapılırken:
- Yapının imar planına uygunluğu,
- Güneş kesilmesinin sürekliliği ve yoğunluğu,
- Önceden mevcut durumun sonradan ağırlaştırılıp ağırlaştırılmadığı
birlikte ele alınır. İmar planına uygun ve ölçülü bir yapılaşma, her gölgeyi otomatik olarak hukuka aykırı kılmaz. Ancak aşırı ve önlenebilir bir kesinti varsa müdahale gündeme gelebilir.
Manzara Hakkı Var mıdır?
“Manzara hakkı” günlük dilde sık kullanılsa da hukuken mutlak bir aynî hak değildir. Kural olarak:
- Sırf manzara kapandı diye tek başına ihlalden söz edilmez,
- Ancak manzaranın kapatılması, ölçüsüz ve kötüye kullanım niteliği taşıyorsa değerlendirme değişir.
Örneğin, sırf komşunun manzarasını kapatmak amacıyla yapılan ve başka bir makul gerekçesi olmayan yapılaşmalar, komşuluk hukukunun denetimine takılabilir.
Rüzgârın Kesilmesi Hukuki Bir Sorun Olur mu?
Rüzgârın kesilmesi daha nadir tartışılır; ancak özellikle:
- Tarım alanlarında,
- Havalandırmanın doğal rüzgâra bağlı olduğu yerlerde,
- Yapı yoğunluğunun ani biçimde artırıldığı alanlarda
önem kazanır. Burada da esas ölçüt, olağan kullanımın aşırı biçimde zorlaştırılıp zorlaştırılmadığıdır. Her yapılaşma rüzgârı etkiler; ama her etki hukuki ihlal sayılmaz.
İmar Planına Uygunluk Her Şeyi Çözer mi?
Hayır. İmar planına uygunluk, önemli bir ölçüttür; ancak tek başına dokunulmazlık sağlamaz. Plan hükümlerine uygun olsa bile:
- Komşuya olağanüstü zarar veren,
- Ölçüsüz sonuçlar doğuran,
- Alternatifi varken özellikle zarar verici şekilde konumlanan
yapılar komşuluk hukuku kapsamında değerlendirilebilir. Hukuk, “yapabiliyor olmak” ile “ölçülü yapmak” arasındaki farkı gözetir.
“Önceden Vardı” Savunması Ne Kadar Geçerli?
Bir yapı veya durum uzun süredir mevcut olabilir; ancak:
- Sonradan yapılan ekler,
- Yükseklik artışları,
- Yoğunluk değişiklikleri
önceki dengeyi bozuyorsa, “önceden de vardı” savunması zayıflar. Değerlendirme, mevcut etki ile önceki etki arasındaki fark üzerinden yapılır.
Delil ve Teknik İnceleme Neden Önemli?
Bu tür uyuşmazlıklarda iddia çoğu zaman teknik nitelik taşır. Bu nedenle:
- Gölgeleme süreleri,
- Yapı mesafeleri,
- Yükseklik ve konum
gibi unsurlar somut verilerle ortaya konur. “Eskisi gibi güneş almıyor” demek yetmez; ne kadar ve nasıl değiştiği gösterilmelidir.
En Sık Yapılan Yanlışlar
- Manzarayı mutlak hak sanmak
- Her gölgeyi ihlal kabul etmek
- İmar planını hiç dikkate almamak
- Teknik veri olmadan iddia ileri sürmek
Bu hatalar, haklı olabilecek taleplerin bile sonuçsuz kalmasına yol açar.
Sonuç: Doğal Unsurlar Paylaşılır, Ama Ölçü Esastır
Güneş, manzara ve rüzgâr; komşuluk hukukunda mutlak haklar değildir. Hukuk, bu unsurların olağan ve ölçülü kullanımını korur. Aşırı ve önlenebilir müdahalelerde ise dengeyi yeniden kurar.
Özetle:
Komşuluk hukukunda mesele “neye hakkım var?” değil, “ne kadarına katlanmalıyım?” sorusudur.
Önceki makale: Aşırı Koku, Duman ve Toz Yayan İşyerleri ile Daireler
Avukat Gökhan Yağmur Kimdir?
Av. Gökhan Yağmur, İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir avukattır. Uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle birlikte yalnızca dava ve uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda önleyici hukuk danışmanlığı, sözleşme yönetimi ve şirketlere stratejik hukuki destek sunmaktadır.
Ceza yargılamaları, boşanma ve velayet davaları, ticari uyuşmazlıklar ve marka–patent süreçlerinde müvekkillerine etkin savunma ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir. Ayrıca TÜRKPATENT, USPTO ve EUIPO nezdinde marka tescili ve fikri mülkiyet koruması konularında hem yerli hem de yabancı müvekkillere danışmanlık sağlamaktadır. – Turkey Brand Law
Kurucusu olduğu Hukuk Plus, HukukBankasi.net ve diğer dijital projeleriyle hukuk öğrencileri, stajyer avukatlar ve meslektaşlara yönelik özgün bir ekosistem geliştirmiştir. Bu sayede hukuk bilgisinin paylaşımı, güncel içtihatların takibi ve mesleki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Av. Gökhan Yağmur, girişimci vizyonu ile yalnızca klasik avukatlık hizmeti sunmakla kalmayıp; marka yönetimi, e-ticaret hukuku, uluslararası şirket danışmanlığı ve dijital hukuk çözümleri alanlarında da fark yaratan çalışmalara imza atmaktadır.
Daha fazla bilgi için:
📌 www.gokhanyagmur.com
📌 www.gokhanyagmur.com.tr
📞 0542 157 06 34
Yolculuk Süresini Hesaplayın
Yakındaki yerler için seyahat süresini ve yol tariflerini görün
