Kira Bedelinin Tespiti ve İspatı: 3. Hukuk Dairesi 2025/5467 K.
Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 3. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/2254
- Karar No: 2025/5467
- Karar Tarihi: 19.11.2025
Uyuşmazlığın Özeti
lunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye,
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
k, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, imzası inkar edilmeyen kira sözleşmesi kapsamında verilip kesinleşen ve tarafları bağlayıcı olan Mahkeme kararı ile belirlen kira bedeli esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açık
Kararın Sonucu
sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiy
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/2254 E. , 2025/5467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
37. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2085 E., 2025/233
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Kastamonu
2. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/921 E., 2023/590
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalının, mülkiyeti davacılara ait iş yeri vasıflı taşınmazda 01.04.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olarak bulunduğunu, 120,00 TL olan aylık kira bedelinin 2019 yılı Nisan ayından itibaren geçerli olmak üzere 13.500,00 TL olarak tespitine dair Mahkeme kararının 16.02.2022 tarihinde kesinleştiğini, davalının bu karara dayalı olarak ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının kiralananı miras taksim sözleşmesine dayalı olarak kullandığını, mülkiyeti davacılara ait taşınmazın işletme hakkının davalıya ait olduğunu, 01.04.2012 tarihli kira sözleşmesinin abonelik için formaliteden imzalandığını, taşınmazın mülkiyetini ilgilendiren Kastamonu
2.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/246 E. sayılı dosyasında görülmekte olan miras taksim sözleşmesinin iptaline lişkin dava ile Kastamonu
1.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/338 E. sayılı dosyasında görülmekte olan işletme hakkı tespitine dair davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu kaydına göre davacıların malik olduğu ve davalı tarafça kira sözleşmesi altındaki imzanın inkar edilmediği gözetildiğinde miras taksim sözleşmesinin iptali davasının ve işletme hakkının tespiti davasının bekletici mesele yapılması gerekmediği, aylık kira bedelinin 01.04.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 13.500,00 TL olarak tespitine dair Mahkeme kararı esas alınarak icra takibi başlatıldığı, davalının borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptali ile takibin 526.500,00 TL asıl alacak ve 13.481,36 TL işlemiş faiz olmak üzere 539.981,36 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan 01.04.2012 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesine dayalı olarak davacılar tarafından açılan kira bedelinin tespiti davasında, Mahkemece 16.02.2022 tarihinde; kira bedelinin 01.04.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 13.500,00 TL olarak tespitine kesin olarak karar verildiği, karara dayalı olarak 06.06.2022 tarihinde başlatılan icra takibinde 2019 yılı Nisan ayı ile 2022 yılı Haziran ayları arası döneme ilişkin ödenmeyen kira bedelleri ile işlemiş faizin tahsilinin talep edildiği, tapu kaydına göre davacıların malik olduğu, davalı tarafça kira sözleşmesi altındaki imzanın inkar edilmediği dikkate alındığında davacıların kesinleşen hüküm bölümüne göre takip yapmasında usulsüzlük bulunmadığı, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı ve kira alacağının zamanaşımına uğramadığı, kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz hesaplanması gerektiği ve davalının borcu ödediğini kanıtlayamadığı, Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; mirasçıların kira alacağına dair iddiasında zamanaşımının mirasçının payının ihlal edildiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl olduğunu, alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, taşınmazın miras taksim sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığını ve bu sözleşmede pastanenin işletilmesi sırasında kira ödeneceğinin kararlaştırılmadığını, taraflar arasında gerçek bir kira ilişkisi bulunmadığını, doğal gaz aboneliği için formaliteden kira sözleşmesi imzalandığını, işletme hakkının kiracılık hakkını da kapsar şekilde davalıya devredildiğini, aralarındaki ilişkinin kira ilişkisi değil işletme hakkı devri ilişkisi olduğunu, Mahkemece sözleşmenin hatalı yorumlandığını, 1998 yılında imzalanan miras taksim sözleşmesi gözetildiğinde 2012 yılına kadar taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığını ve kira alınmayacağına dair zımni kabul bulunduğunu, miras taksim sözleşmesi geçerli olduğundan kira talep edilmesinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, imzası inkar edilmeyen kira sözleşmesi kapsamında verilip kesinleşen ve tarafları bağlayıcı olan Mahkeme kararı ile belirlen kira bedeli esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.