Bilgi BankasıCeza Hukuku

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu (TCK 176)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 176. maddesi, “Genel Tehlike Yaratan Suçlar” başlığı altında inşaat veya yıkım faaliyetlerinde güvenlik önlemlerine aykırı davranmayı suç olarak düzenlemektedir.

Madde metnine göre:
İnşaat veya yıkım sırasında, insan hayatı ya da beden bütünlüğünü korumak için alınması zorunlu güvenlik tedbirlerini almayan kişiler, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Bu hükmün amacı, inşaat veya yıkım çalışmalarında çalışanların, çevrede bulunan kişilerin ve kamusal güvenliğin korunmasını sağlamaktır. Dolayısıyla, gerekli önlemleri almamak yalnızca iş güvenliği açısından değil, ceza hukuku bakımından da sorumluluk doğurur.

Suçun oluşabilmesi için:

  • İnşaat veya yıkım faaliyeti yapılması,
  • İnsan hayatı ya da beden bütünlüğü açısından gerekli tedbirlerin alınmaması,
  • Bu ihmalin tehlike doğurmaya elverişli olması gerekir.

Kanun koyucu, herhangi bir kaza meydana gelmese bile, tehlike yaratabilecek ihmalin cezalandırılmasını öngörmektedir. Bu nedenle, inşaat alanında uyarı levhası, güvenlik bariyeri, koruyucu ekipman gibi zorunlu önlemleri almamak dahi bu suç kapsamında değerlendirilebilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunun Unsurları

TCK m.176’nın madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, bu suç inşaat veya yıkım faaliyetinden sorumlu kişinin, çalışma sırasında insan hayatı ve beden bütünlüğünü korumaya yönelik zorunlu güvenlik tedbirlerini almaması durumunda oluşur.

Bu suçun unsurları şu şekilde özetlenebilir:

  1. Fail
    • İnşaat veya yıkım faaliyetinden hukuken veya fiilen sorumlu olan kişi suçun faili olabilir. Bu kişi işveren, şantiye şefi, yüklenici veya yıkım sorumlusu olabilir.
  2. Fiil
    • Faaliyet sırasında alınması zorunlu güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesi gerekir.
    • Örneğin güvenlik bariyerleri kurmamak, işaret levhaları koymamak, kişisel koruyucu ekipman temin etmemek gibi ihmaller fiil kapsamında değerlendirilir.
  3. Suçun Niteliği
    • Somut tehlike suçu niteliğindedir. Yani suçun oluşması için mutlaka bir zarar meydana gelmesine gerek yoktur; tehlike yaratılması yeterlidir.
  4. Zararın Meydana Gelmesi Durumu
    • Eğer gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle yaralanma veya ölüm meydana gelirse, fail yalnızca TCK 176 kapsamında değil, ayrıca ortaya çıkan neticeye göre kasten veya taksirle yaralama / öldürme suçlarından da cezalandırılır.
  5. Kusur Şekli
    • Genellikle taksir ile işlenir; ancak bazı durumlarda kast unsuru da söz konusu olabilir (örneğin bilerek güvenlik önlemlerini kaldırmak).
  6. Korunan Hukuki Değer
    • İnsan hayatı ve beden bütünlüğü, kamu güvenliği.

Bu nedenle, TCK 176 kapsamında cezai sorumluluk doğması için inşaat veya yıkım esnasında tehlike yaratabilecek bir ihmalin varlığı yeterlidir; somut bir yaralanma ya da ölüm olmasına gerek yoktur.

Adli Para Cezası, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

1. Adli Para Cezası
Adli para cezası, işlenen suç karşılığında hapis cezasının yerine veya hapis cezası ile birlikte uygulanabilen bir yaptırım türüdür. TCK 176 kapsamında inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu nedeniyle verilen hapis cezası 1 yıl veya daha az ise, mahkeme bu cezayı adli para cezasına çevirebilir. Böylece failin cezaevinde fiilen hapis yatması önlenmiş olur.

2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
HAGB, sanık hakkında verilen hükmün belirli bir denetim süresi boyunca hukuki sonuç doğurmaması ve bu süre içinde yükümlülüklere uyulması halinde cezanın tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Bu kurum, davanın düşmesi sonucunu doğurur.
TCK 176 kapsamında verilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğundan, yasal şartlar oluştuğunda mahkeme HAGB kararı verebilir.

3. Erteleme
Erteleme, mahkemece verilen hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Fail belirlenen denetim süresinde yükümlülüklerini yerine getirirse, ceza hiç infaz edilmez.
TCK 176 kapsamında hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında ise, sanık lehine erteleme kararı verilmesi mümkündür.

Bu üç kurum da, özellikle ilk defa suç işleyen ve sabıkasız kişiler açısından cezaevine girmeden yargılama sürecinin sonuçlandırılmasına imkan tanır.

Suçun Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

1. Şikayet Süresi
İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu, şikayete tabi suçlar arasında değildir. Bu nedenle savcılık, herhangi bir şikayet başvurusu olmasa bile resen (kendiliğinden) soruşturma başlatabilir.
Bu suç bakımından:

  • Şikayet hakkı bulunmaz,
  • Şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesine yol açmaz,
  • Suç, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman soruşturulabilir.

2. Dava Zamanaşımı
Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde yargılama yapılmamış veya tamamlanmamışsa davanın düşmesine yol açan bir ceza hukuku kurumudur.
TCK 176 kapsamında olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

  • Bu süre içinde soruşturma başlatılabilir ve kovuşturma yapılabilir.
  • Zamanaşımı süresi dolduğunda, artık dava açılamaz veya açılmış dava devam ediyorsa düşme kararı verilir.

Dolayısıyla, bu suçta şikayet süresi söz konusu olmamakla birlikte 8 yıllık zamanaşımı sınırı, soruşturma ve kovuşturma yetkisinin en önemli zaman kısıtıdır.

Uzlaşma
Uzlaşma, suç isnadı altındaki kişi ile suçtan zarar görenin, tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmaya varması sürecidir. Ancak TCK 176 kapsamındaki inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu, uzlaşma kapsamında yer alan suçlardan değildir. Bu nedenle, tarafların anlaşması halinde bile uzlaştırma prosedürü uygulanmaz.

Soruşturma ve Kovuşturma
Bu suç, resen soruşturulan bir suçtur. Cumhuriyet savcılığı, şikayet olmasa dahi deliller yeterliyse soruşturma başlatır.

  • Soruşturma aşamasında, şartlar uygunsa kamu davasının açılmasının ertelenmesi (K.D.A.E.) kararı verilebilir.
  • Kovuşturma aşamasında ise 2 yıl veya altındaki cezalar bakımından basit yargılama usulü uygulanarak dosya üzerinden karar verilebilir.

Görevli Mahkeme
TCK 176 kapsamında yapılan yargılamalarda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yargılama, suçun işlendiği yer mahkemesinde yürütülür.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Güvenlik Kurallarına Uymama Suçu – Yargıtay Kararlarından Örnekler

TCK 176 kapsamında verilen Yargıtay kararları, bu suçun tehlike suçu niteliğini ve yargılama sürecinde dikkat edilmesi gereken unsurları net şekilde ortaya koymaktadır. Kararlardan çıkan temel ilkeler şunlardır:


1. İlliyet Bağı ve Güvenlik Önlemlerinin Eksikliği

  • Karar: Emekli ve sağlık sorunları bulunan kişinin, sanığa ait kaba inşaat halindeki binaya girip 4. kat balkonundan düşmesi olayında, ölüm ile sanığın önlem almaması arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak sanığın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması, TCK 176 kapsamında cezalandırılmayı gerektirir. (Yargıtay 9. CD, 2010/10413)

2. Bilirkişi İncelemesi ve Eksik Araştırma

  • Karar: Metro inşaatı nedeniyle evde çatlaklar oluşması üzerine, sanıkların gerekli önlemleri alıp almadığının tespiti için tarafsız bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiş, eksik araştırma bozma nedeni sayılmıştır. (Yargıtay 8. CD, 2016/843)

3. Tehlikenin Gerçekleşmesi Halinde Zarar Suçuna Dönüşmesi

  • Karar: İş güvenliği tedbirlerinin alınmaması sonucu iş kazası meydana gelmiş ve çalışan yaralanmıştır. Bu durumda, TCK 176’daki tehlike suçu yerine taksirle yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği vurgulanmıştır. (Yargıtay 8. CD, 2018/5720; Yargıtay 12. CD, 2015/338)

4. Kamuya Açık Alanlarda Önlem Almama

  • Karar: İnsan trafiğine açık bir alanda inşaat yapılırken bariyer çekilmemesi ve güvenlik önlemi alınmaması, TCK 176 kapsamında mahkumiyet gerektirir. Beraat kararı bozma nedenidir. (Yargıtay 8. CD, 2018/5406)

5. Mühürlü Yerde Faaliyetin Sürdürülmesi

  • Karar: Güvenlik eksiklikleri nedeniyle kapatılan iş yerinde üretime yönelik faaliyetlerin devam etmesi, inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçunu oluşturur. (Yargıtay 11. CD, 2015/27520)

6. Keşif Zorunluluğu

  • Karar: İnşaat veya tadilat sırasında çevrede tehlike yaratıldığı iddiasında, olay yerinde keşif yapılmadan ve tehlikenin somut olarak tartışılmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır. (Yargıtay 8. CD, 2017/12833; Yargıtay 8. CD, 2014/33145)

Özetle:
Yargıtay, TCK 176 kapsamındaki suçlarda öncelikle tehlikenin somut olarak tespitini, gerekirse uzman bilirkişi raporları alınmasını ve illiyet bağının araştırılmasını zorunlu görmektedir. Eğer olayda yaralama veya ölüm gerçekleşirse, tehlike suçu hükümleri değil, ortaya çıkan zarar suçları (taksirle yaralama/öldürme) uygulanır.


Avukat Gökhan Yağmur – Hukuki Danışmanlık ve Savunma Hizmetleri

Uzun yıllardır ceza hukuku, iş hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku başta olmak üzere birçok alanda aktif olarak avukatlık yapan Av. Gökhan Yağmur, müvekkillerine hem dava hem de danışmanlık süreçlerinde profesyonel destek sunmaktadır.
Hukuki uyuşmazlıkların her aşamasında titizlikle çalışan Gökhan Yağmur, özellikle Yargıtay içtihatlarının yakından takibi, güncel mevzuat değişikliklerine hakimiyeti ve stratejik dava yönetimi ile tanınmaktadır.

Müvekkillerinin haklarını en güçlü şekilde savunmayı ilke edinen Av. Gökhan Yağmur, yalnızca dava süreçlerinde değil, önleyici hukuk danışmanlığı ile de riskleri en aza indirmeyi hedeflemektedir.
Gerek bireysel gerekse kurumsal müvekkillerine özel çözümler sunarak, her dosyada en uygun hukuki stratejiyi belirlemekte ve uygulamaktadır.

📞 İletişim: 0542 157 06 34
🌐 Web Sitesi: www.gokhanyagmur.com.trwww.gokhanyagmur.com

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu