Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, Bağımlılık ve Savurganlık Nedeniyle Kısıtlama Nedir?
Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama nedir, bağımlılık ve savurganlık hâllerinde kısıtlama hangi şartlarda uygulanır? Vesayet hukuku TMK çerçevesinde ayrıntılı açıklama.
Akıl Hastalığı, Bağımlılık, Savurganlık Gibi Sebeplerle Kısıtlama
Medeni hukukta kişilerin hukuki işlem yapabilme ehliyeti kural olarak serbesttir. Ancak bazı hâllerde, kişinin kendi davranışlarıyla kendisini veya çevresini ağır zararlara uğratması, bu serbestinin sınırlandırılmasını zorunlu kılar. Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, bağımlılık ve savurganlık sebepleriyle verilen kısıtlama kararları bu zorunluluğun sonucudur.
Kısıtlama, kişinin fiil ehliyetine doğrudan müdahale anlamına geldiğinden, hukuk düzeninde istisnai bir koruma mekanizması olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu, kısıtlama sebeplerini sınırlı sayıda düzenlemiş ve hâkimin takdir yetkisini sıkı koşullara bağlamıştır.
Kısıtlama Kavramı ve Vesayet Hukuku ile İlişkisi
Kısıtlama, kişinin hukuki işlemleri tek başına yapma yetkisinin mahkeme kararıyla sınırlandırılmasıdır. Kısıtlanan kişi vesayet altına alınır ve kendisine bir vasi atanır. Bu durum, kişinin hukuki ehliyetinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez; ancak belirli işlemlerin vasi ve mahkeme iznine bağlanması sonucunu doğurur.
Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, vesayet hukukunun en sık uygulanan kısıtlama sebeplerinden biridir. Bununla birlikte bağımlılık ve savurganlık hâlleri de, kişinin malvarlığını ve ailesini ciddi tehlikeye sokması durumunda kısıtlamaya gerekçe oluşturabilir.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Kısıtlama
Akıl Hastalığının Hukuki Anlamı
Akıl hastalığı, tıbbi bir teşhis olmanın ötesinde, hukuki sonuç doğuran bir olgudur. Ancak her psikiyatrik rahatsızlık akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama sebebi sayılmaz. Burada esas alınması gereken ölçüt, hastalığın kişinin irade oluşturma ve sağlıklı karar verme yeteneğini sürekli veya kalıcı biçimde ortadan kaldırmasıdır.
Geçici ruhsal bozukluklar, stres kaynaklı sorunlar veya tedaviyle kontrol altına alınabilen hastalıklar kural olarak kısıtlama nedeni değildir. Kısıtlama, ancak kişinin hukuki işlem yapma ehliyetini fiilen kullanamaz hâle gelmesi durumunda gündeme gelir.
Sağlık Kurulu Raporu ve Yargısal Denetim
Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama kararı verilebilmesi için resmî sağlık kurulu raporu zorunludur. Mahkeme, bu rapor olmaksızın kısıtlama kararı veremez. Ancak sağlık raporu tek başına yeterli değildir; hâkim raporu hukuki ölçütler çerçevesinde değerlendirir.
Kişinin günlük yaşamı, yaptığı hukuki işlemler, malvarlığı üzerindeki tasarrufları ve çevresiyle olan ilişkileri birlikte ele alınarak, kısıtlama gerekliliği somut olay özelinde incelenir.
Bağımlılık Nedeniyle Kısıtlama
Bağımlılığın Kısıtlama Sebebi Olması
Bağımlılık, kişinin iradesini kontrol edemez hâle gelmesi ve davranışlarını yönlendirememesi durumunda kısıtlama sebebi hâline gelir. Özellikle alkol, uyuşturucu madde ve kumar bağımlılığı, kişinin ekonomik varlığını ve aile düzenini çökertiyorsa vesayet gündeme gelir.
Burada önemli olan, bağımlılığın süreklilik göstermesi ve kişinin kendisini veya yakınlarını açıkça zarara uğratmasıdır. Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama ile benzer şekilde, bağımlılık hâlinde de amaç cezalandırma değil, korumadır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada sıkça, bağımlılık iddiasının tek başına kısıtlamaya yeterli olduğu düşünülmektedir. Oysa tedavi imkânı bulunan ve kontrol altına alınabilen bağımlılık hâllerinde doğrudan kısıtlamaya gidilmesi hukuka aykırı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle ölçülülük ilkesi bağımlılık hâllerinde özellikle önemlidir.
Savurganlık Nedeniyle Kısıtlama
Savurganlık Kavramı
Savurganlık, günlük hayatta anlaşıldığı gibi yalnızca “çok harcama” anlamına gelmez. Hukuki anlamda savurganlık, kişinin gelir–gider dengesini tamamen bozması, sürekli borçlanması ve bakmakla yükümlü olduğu kişileri zarara uğratması hâlidir.
Savurganlık nedeniyle kısıtlama, çoğu zaman aile bireylerinin veya alacaklıların korunması amacıyla gündeme gelir.
Delillendirme ve İspat
Mahkeme, savurganlık iddiasını soyut beyanlarla kabul etmez. Banka kayıtları, icra takipleri, borçlanma alışkanlıkları ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilir. Bu yönüyle savurganlık, ispatı en zor kısıtlama sebeplerinden biridir.
Kısıtlama Kararının Hukuki Sonuçları
Kısıtlanan kişi, bazı hukuki işlemleri tek başına yapamaz. Özellikle taşınmaz satışı, bağışlama, borç altına girme gibi işlemler vasi ve mahkeme iznine tabidir. Ancak kısıtlama, kişinin kişilik haklarını ortadan kaldırmaz; kişi hâlen hak ehliyetine sahiptir.
Kısıtlamanın Kaldırılması
Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, bağımlılık veya savurganlık sebebinin ortadan kalkması hâlinde kaldırılabilir. Tedaviyle iyileşme veya davranışların kontrol altına alınması durumunda, ilgililer mahkemeden kısıtlamanın kaldırılmasını talep edebilir.
Bu yönüyle vesayet sistemi statik değil, kişinin durumuna göre değişebilen dinamik bir yapıya sahiptir.
Sonuç
Kısıtlama, bireyin hukuki özgürlüğüne ağır bir müdahaledir ve dar yorumlanmalıdır. Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, bağımlılık ve savurganlık hâllerinde ancak zorunlu olduğunda uygulanmalıdır. Vesayet hukukunun temel amacı, kişiyi cezalandırmak değil; onu ve çevresini korumaktır.
📌 Makale İçi Yönlendirme
Bu konuyu tamamlayan ve vesayet kurumunun merkezinde yer alan vasilik müessesesi, bir sonraki makalemizde ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Bir sonraki makalemizde:
“Vasi Nasıl Atanır, Yetkileri Nelerdir?”
Avukat Gökhan Yağmur Kimdir?
Av. Gökhan Yağmur, İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir avukattır. Uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle birlikte yalnızca dava ve uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda önleyici hukuk danışmanlığı, sözleşme yönetimi ve şirketlere stratejik hukuki destek sunmaktadır.
Ceza yargılamaları, boşanma ve velayet davaları, ticari uyuşmazlıklar ve marka–patent süreçlerinde müvekkillerine etkin savunma ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir. Ayrıca TÜRKPATENT, USPTO ve EUIPO nezdinde marka tescili ve fikri mülkiyet koruması konularında hem yerli hem de yabancı müvekkillere danışmanlık sağlamaktadır. – Turkey Brand Law
Kurucusu olduğu Hukuk Plus, HukukBankasi.net ve diğer dijital projeleriyle hukuk öğrencileri, stajyer avukatlar ve meslektaşlara yönelik özgün bir ekosistem geliştirmiştir. Bu sayede hukuk bilgisinin paylaşımı, güncel içtihatların takibi ve mesleki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Av. Gökhan Yağmur, girişimci vizyonu ile yalnızca klasik avukatlık hizmeti sunmakla kalmayıp; marka yönetimi, e-ticaret hukuku, uluslararası şirket danışmanlığı ve dijital hukuk çözümleri alanlarında da fark yaratan çalışmalara imza atmaktadır.
Daha fazla bilgi için:
📌 www.gokhanyagmur.com
📌 www.gokhanyagmur.com.tr
📞 0542 157 06 34
Yolculuk Süresini Hesaplayın
Yakındaki yerler için seyahat süresini ve yol tariflerini görün
