Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2026/2246 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/7234
- Karar No: 2026/2246
- Karar Tarihi: 26.02.2026
Uyuşmazlığın Özeti
n yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, velayet, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talebi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
re, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. İlk Derece Mahkemesince tarafların dosya içerisindeki sosyal ekonomik durumları değerlendirilerek kadının düzenli bir işinin ve gelirinin bulunduğu gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebi reddedilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya arasına alınan SGK kaydına göre kadının düzenli ve sürekli bir çalışmasının olmadığı, deneme süreli iş sözleşmesinin işverence feshi nedeniyle işten ayrıldığı ve sorgu tarihinden geriye bir buçuk yıldır çalışmadığı tespit edilmiştir.
Kararın Sonucu
klanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, 3.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/7234 E. , 2026/2246 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi
2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1117 E., 2025/1189
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, velayet, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talebi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir.
İlk Derece Mahkemesince tarafların dosya içerisindeki sosyal ekonomik durumları değerlendirilerek kadının düzenli bir işinin ve gelirinin bulunduğu gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebi reddedilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya arasına alınan SGK kaydına göre kadının düzenli ve sürekli bir çalışmasının olmadığı, deneme süreli iş sözleşmesinin işverence feshi nedeniyle işten ayrıldığı ve sorgu tarihinden geriye bir buçuk yıldır çalışmadığı tespit edilmiştir.
Mahkemece yeniden zabıta araştırması yapılarak kadının çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise bunun sürekli mahiyette olup olmadığı, gelirinin düzenli ve kendisini yoksulluktan kurtaracak yeterlilikte olup olmadığı hususu araştırılarak davacı-davalı kadın lehine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175 inci ve 176 ncı maddesi uyarınca yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilip sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde kadın lehine yoksulluk nafakasına karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA,
3.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden …'e yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran …'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.