Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi: 9. Ceza Dairesi 2026/369 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2025/6863
  • Karar No: 2026/369
  • Karar Tarihi: 13.01.2026

Uyuşmazlığın Özeti

ın yapılan yargılaması sonucunda Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın temyiz incelemesinde Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.12.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

zetle; mağdurun anlama, kavrama ve kendisini ifade etme hususlarında normal sınırlar içerisinde olduğu, spontane ve akıcı bir şekilde öyküyü anlatabildiği, anlatımları ve bu anlatımlara verdiği duygusal tepkilerin paralel olduğu, görüşme süresince görüşmeci ile işbirliği halinde kendisine yöneltilen sorulara açık, anlaşılır ve samimi yanıtlar verdiği, aktardığı öykünün içeriği incelendiğinde; mantıksal çerçeve, karşılıklı etkileşimler, detayların niceliği ve duyguların paralelliği ile ilgili de herhangi bir çelişki yansıtmadığı belirtilmiştir. Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasıdır. Hukuk yargılamasından farklı olarak ceza yargılamasında vicdani delil sistemi geçerli olup maddi vakıa her türlü delille ispatlanabilir.

Kararın Sonucu

bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/3765 Esas, 2024/11381 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, Üye …'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Ceza Dairesi         2025/6863 E.  ,  2026/369 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

17. Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2025/257 E., 2025/563

K.

SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı

HÜKÜM: Direnme (Mahkumiyet)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Ankara

34.

Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın temyiz incelemesinde Yargıtay

9.

Ceza Dairesinin 24.12.2024 tarihli bozma ilamına karşı Bölge Adliye Mahkemesince direnilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Özetle, Yargıtayın bozma ilamına uyulması gerektiğine, katılan mağdurenin aşamalarda soyut ve çelişkili beyanlarda bulunduğuna, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun işlenmediğine, direnme kararının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına, üst sınırdan hüküm kurulmasına ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargıtay

9.

Ceza Dairesinin 24.12.2024 tarihli ve 2024/3765 Esas, 2024/11381 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, Bölge Adliye Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 30.04.2025 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay

9.

Ceza Dairesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/3765 Esas, 2024/11381 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, Üye …'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan direnme hükmünün Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş ise de;

Katılan mağdurun aşamalardaki samimi ve istikrarlı beyanlarında oturdukları binanın eski kapıcısı … isimli kişinin kendisine tecavüz ettiğini, önce arkadaşlarına ve rehber öğretmenine söylediğini, ilkokul 1 veya 2'inci sınıfta dokunmalarının başladığını, ilk dokunmasının binanın otoparkında olduğunu, arkadaşlarıyla oyun oynadıktan sonra onların gittiğini, kendisi de gidecekken …'in "ben seni bırakırım" dediğini, ön özel bölgesine önce kıyafet üstünden sonra kıyafet içine elini sokarak ten üzerinden dokunduğunu, çiş yaptığı deliğe elinin temas ettiğini ancak üzerinden dokunduğunu içine girmediğini, "ailene söyleme" dediğini, bir başka günde …'in evine gittiğini, kıyafetlerini çıkardığını, …'in de kıyafetlerini çıkardığını, odanın kapısını kilitlediğini ve önce göğüslerine ten üzerinden eliyle okşama şeklinde dokunduğunu, sonra ön özel bölgesine cinsel organıyla ten üzerinden dokunduğunu, çiş yaptığı deliğe temas ettiğini ancak içine girmediğini, arka özel bölgesine de ten üzerinden dokunduğunu, cinsel organının kaka yaptığı deliğin içine girdiğini, bir başka gün karşı binanın bir dairesinde arka özel bölgesine ve göğüslerine birden fazla kez ten üzerinden dokunması olduğunu, arka özel bölgesine kaka yaptığı deliğe ten üzerinden temas ettiğini ancak içine girmediğini, bazen dudaklarından öptüğünü, dokunmalarının ortaokula gelince son bulduğunu beyan etmiştir.

… Üniversitesi … Eğitim Araştırma Hastanesi … ve Değerlendirme raporunda özetle; mağdurun anlama, kavrama ve kendisini ifade etme hususlarında normal sınırlar içerisinde olduğu, spontane ve akıcı bir şekilde öyküyü anlatabildiği, anlatımları ve bu anlatımlara verdiği duygusal tepkilerin paralel olduğu, görüşme süresince görüşmeci ile işbirliği halinde kendisine yöneltilen sorulara açık, anlaşılır ve samimi yanıtlar verdiği, aktardığı öykünün içeriği incelendiğinde; mantıksal çerçeve, karşılıklı etkileşimler, detayların niceliği ve duyguların paralelliği ile ilgili de herhangi bir çelişki yansıtmadığı belirtilmiştir.

Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasıdır.

Hukuk yargılamasından farklı olarak ceza yargılamasında vicdani delil sistemi geçerli olup maddi vakıa her türlü delille ispatlanabilir.

Suç mağdurları aynı zamanda eylemin birinci dereceden tanığı konumunda olup beyanları maddi vakıanın ispatlanması açısından önemli bir delil kabul edilmektedir.

Mağdur beyanından başka delil bulunmadığı durumlarda mağdur beyanı tek başına yeterli görülerek suçun ispatlanması mümkündür.

Bunun için mağdur beyanının kendi içinde tutarlı olup olmadığı, mantık çelişkisi içerip içermediği, aşamalardaki beyanların birbiriyle tutarlı olup olmadığı, mağdur ile sanığın önceye dayalı husumeti bulunup bulunmadığı, mağdurun yaş küçüklüğü veya akıl zayıflığı nedeniyle olayları kavramada ve ifade etmede bir engelinin bulunup bulunmadığı gibi bir takım kriterlere göre değerlendirilerek şayet mağdurun anlatımları tutarlı, samimi ve inandırıcı ise sübuta esas alınarak fail hakkında mahkumiyete yeterli delil kabul edilmektedir.

Yargıtay

14.Ceza Dairesi'nin 18/02/20 20… /71 28… /1285 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; " ..Ceza yargılamasının esas amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır.

Bu bakımdan hakim davayı muhakeme kuralları gereğince huzurunda görecek, olayı ilk günkü haline götürecek bu konuda yüz yüzelik ilkeleri gereğince sanık ile mağduru dinleyecek ve gözlemleyecek, elde ettiği delillerle vicdani kanaati ile hüküm kuracaktır.

Delil tüm davalarda hükme ulaştıracak kurucu unsurdur.

Bu bakımdan en hassas suçlar cinsel istismar ve cinsel saldırı suçlarıdır.

Bu suçlarda mağdur ile sanık arasında geçen eylem genellikle yapısı gereği tanık olmadan ve bariz delil bırakılmadan işlenen suçlardır.

Bu açıdan davanın temelini oluşturan delillerden en önemlileri, Yargıtayca mağdur beyanı, doktor raporları, psikolojik inceleme evrakları, sanık … mağdurun bulundukları çevre, aralarındaki yakınlık ve husumet incelemeleri olarak kabul edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesi gereğince kararlarına uyulması gereken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin inceleme kriterlerinde ise; mağdurenin beyanları çok önemli görülmüş, beyanlarını ana delil olarak kabul etmiş davayı gören mahkemeye ise bunu test etme yükümlülüğü yüklemiştir. (P.S/Almanya kararı 04.09.2011) Öte yandan tanıdık kişiler (akraba, komşu, öğretmen, iş arkadaşı, amir v.b) tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar ve saldırı vakalarında, mağdurların bu kişilerle olan geçmiş ilişkileri, yakınlık düzeyleri olay öncesi ilişkilenme biçimleri ve daha sonra mağdur ile aynı çevrede kalmaya devam etmeleri, sebebiyle ivedi biçimde şikayette bulunmamaları mağdurun aleyhine yorumlanmamalıdır. Çünkü bu kişiler hakkında yasal müracaatta bulunma konusunda tereddüt yaşadıkları ve yabancı failler konusunda gösterdikleri kararlılıkları kimi zaman gösteremedikleri bilinen bir gerçeklik olarak kabul edilmiştir…" Somut olayda mağdurun baştan itibaren samimi ve tutarlı beyanlarda bulunduğu, soruşturma aşamasında …'de ve duruşmada aynı olay örgüsü ve detaylarıyla anlattığı, mağdur … ailesinin sanıkla herhangi bir husumeti bulunmadığı, mağdur okula giderken dolmuşta sanığa benzeyen birini gördükten sonra içine girdiği psikolojik durumun etkisiyle kendiliğinden rehber öğretmenine giderek samimi anlatımda bulunduğu, olayın doğal bir biçimde ve benzer olaylarda olduğu gibi öğretmene anlatımla ortaya çıktığı, intikal tarihinden yaklaşık 5 yıl kadar önce sanığın apartmandan ayrılmış ve mağdurla hiçbir bağı kalmamış olmasına rağmen yıllar sonra mağdurun böyle bir iddiada bulunmasının iftira kastıyla hareket etmediğini gösterdiği anlaşılmaktadır. Buna göre, sanık ile bir husumeti bulunmayan mağdurun baştan beri tutarlı ve samimi anlatımları doğrultusunda sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi doğru olup direnme hükmünün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu