Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2026/214 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/5420
- Karar No: 2026/214
- Karar Tarihi: 14.01.2026
Uyuşmazlığın Özeti
edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı manevî tazminat talebinin reddi, lehine verilen maddî tazminat miktarı, tedbir ve iştirak nafakası miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmayan davacı kadın vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı kadın vekilinin manevî tazminat talebinin reddine, lehine verilen maddî tazminat miktarına, tedbir ve iştirak nafakası miktarına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
eleme ile yazılı şeklide karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklan
Kararın Sonucu
eplerle; 1.Davacı kadın vekilinin manevî tazminat talebinin reddine, lehine verilen maddî tazminat miktarına, tedbir ve iştirak nafakası miktarına yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/5420 E. , 2026/214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi
2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2359 E., 2025/1149
K.
DAVA TÜRÜ: Boşanma
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Konya
4. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2022/214 E., 2023/538
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili kusur belirlemesi, davanın kabulü ve fer'îleri ile savunma hakkının kısıtlandığı yönünden; davacı kadın vekili yoksulluk nafakası talebinin reddi, tedbir ve iştirak nafaka miktarı ile manevî tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir.
İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı kadın vekili tarafından manevî tazminat talebinin reddi, lehine verilen maddî tazminat miktarı, tedbir ve iştirak nafakası miktarı yönünden istinaf yoluna başvurulmamıştır. İstinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı manevî tazminat talebinin reddi, lehine verilen maddî tazminat miktarı, tedbir ve iştirak nafakası miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmayan davacı kadın vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı kadın vekilinin manevî tazminat talebinin reddine, lehine verilen maddî tazminat miktarına, tedbir ve iştirak nafakası miktarına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin diğer yönlerden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedildiği, erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının işçi olarak çalışmaya başladığı ve gelirlerinin denk olduğu gerekçesi ile kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Oysaki dosya arasındaki sosyal ekonomik durum araştırma tutanağında kadının ev hanımı olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Buna göre Mahkemece, kadının çalışıp çalışmadığı, düzenli ve sabit bir gelirinin olup olmadığı, tarafların gelir durumlarının birbirlerine yakın veya denk olup olmadığının gerekirse yeniden araştırılarak yoksulluk nafakası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şeklide karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı kadın vekilinin manevî tazminat talebinin reddine, lehine verilen maddî tazminat miktarına, tedbir ve iştirak nafakası miktarına yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.