Yargıtay Kararı İncelemesi: 6. Ceza Dairesi 2026/913 K.
Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 6. Ceza Dairesi
- Esas No: 2026/26
- Karar No: 2026/913
- Karar Tarihi: 03.02.2026
Uyuşmazlığın Özeti
ına ve mahkeme tarafından bu eylem ile ilgili suç vasfı ve görev yönünden değerlendirme yapılmasına rağmen esasa ilişkin bir karar verilmediğinden zamanaşımı süresi içerisinde bu eylem hakkında karar verilmesi olanaklı görülmüştür. 2. Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin 5271 sayılı Kanun'un 232/2-d maddesi uyarınca gerekçeli
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
çe 1. Mahkemece yağmadan farklı eylem ile ilgili açılmış dava bulunmasına ve mahkeme tarafından bu eylem ile ilgili suç vasfı ve görev yönünden değerlendirme yapılmasına rağmen esasa ilişkin bir karar verilmediğinden zamanaşımı süresi içerisinde bu eylem hakkında karar verilmesi olanaklı görülmüştür. 2. Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin 5271 sayılı Kanun'un 232/2-d maddesi uyarınca gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi infaz aşamasında gözetilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. 3.
Kararın Sonucu
ölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğ
Uygulamadaki Önemi
Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
6. Ceza Dairesi 2026/26 E. , 2026/913 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2025/4417 E., 2025/2814
K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Mersin
5.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.08.2025 tarihli ve 2024/467 Esas, 2025/392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d-h, 150/2, 62, 53… . maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi
7.
Ceza Dairesinin, 25.11.2025 tarihli ve 2025/4417 Esas, 2025/2814 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın suç işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve somut hukuka uygun delil bulunmadığına, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, sanığın tutuklama kararının ortadan kaldırılarak sanığın bihakkın veya adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesi, sanığın beraatine karar verilmesi, mahkûmiyet kararının bozulması, lehe olan hükümlerin uygulanması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.
Mahkemece yağmadan farklı eylem ile ilgili açılmış dava bulunmasına ve mahkeme tarafından bu eylem ile ilgili suç vasfı ve görev yönünden değerlendirme yapılmasına rağmen esasa ilişkin bir karar verilmediğinden zamanaşımı süresi içerisinde bu eylem hakkında karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
2.
Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin 5271 sayılı Kanun'un 232/2-d maddesi uyarınca gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi infaz aşamasında gözetilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi
7.
Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin
5.
Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi
7.
Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.