Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi: 1. Ceza Dairesi 2026/2296 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 1. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2026/669
  • Karar No: 2026/2296
  • Karar Tarihi: 30.03.2026

Uyuşmazlığın Özeti

ası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB – 2026/643 sayılı kanun

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

arak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-2.c maddesinde, "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki düzenleme gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için, a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması, b) Suçun 5271 sayılı Kanun'un 231/14.

Kararın Sonucu

gıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/578 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy bir

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

1. Ceza Dairesi         2026/669 E.  ,  2026/2296 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/578 E., 2018/231

K.

SUÇ: Kasten yaralama

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sivas

6.

Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/578 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62. maddeleri gereğince hükmolunan 5 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, bir yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükmün, istinaf isteminin sıfat yönünden reddine karar verilmekle 25.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/31833 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB – 2026/643 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB – 2026/643 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Her ne kadar Sivas

6.

Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli kararında sanığın adli sicil kaydında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının olması ve sanığın denetim süresinde yeniden suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, sanığın adli sicil kaydında yer alan Sivas

3.

Sulh Ceza Mahkemesi'nin 21.01.2013 tarihli ve 2012/513 esas, 2013/56 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının 05.03.2013 tarihinde kesinleştiği, incelemeye esas kararına konu olan eylemin ise suç tarihinin 26.05.2018 tarihi olduğu, bu nedenle sanık hakkında daha önce verilen 21.01.2013 tarihli kararın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği cihetle, karar tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluştuğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında incelemeye konu suç bakımından sübjektif koşul yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-2.c maddesinde, "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki düzenleme gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.

5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için,

a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması, b) Suçun 5271 sayılı Kanun'un 231/14. maddesinde yazılı suçlardan olmaması, c) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

2.

Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlünün kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına ve denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.

Oysa hükümlünün adlî sicil belgesine göre suç tarihi itibariyle sabıkasız olduğu anlaşılmıştır.

Şöyle ki, hükümlü hakkında Sivas (Kapatılan)

3.

Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.01.2013 tarihli ve 2012/513 Esas, 2013/56 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,

kararın 05.03.2013 tarihinde kesinleştiği, 5 yıllık denetim süresi geçtikten sonra inceleme konusu suçun 26.05.2018 tarihinde işlendiği, bu nedenle anılan kararın inceleme konusu hüküm yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel nitelikte olmadığı belirlenmiştir.

3.

Adlî sicil kaydı bulunmayan hükümlü hakkında, diğer koşullar değerlendirilmeden "daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunması nedeniyle" şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Sivas

6.

Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/578 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu