Kira Sözleşmesinin Feshi ve Tanık Beyanları: 9. Hukuk Dairesi 2025/8090 K.
Bu yazıda kira sözleşmesinin feshi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 9. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/7015
- Karar No: 2025/8090
- Karar Tarihi: 20.10.2025
Uyuşmazlığın Özeti
mazlıkta yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacağı bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (14.09.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
şmazlık, ücret, iş sözleşmesinin sona erme şekli ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. 1. Somut uyuşmazlıkta yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacağı bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (14.09.
Kararın Sonucu
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar v
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira sözleşmesinin feshi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2025/7015 E. , 2025/8090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
27. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2597 E., 2025/1577
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Bakırköy
25. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/549 E., 2023/320
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait … isimli işyerinde 01.03.2011-31.01.2020 tarihleri arasında fırın, pide, lahmacun ustası olarak çalıştığını, işten resmî çıkışının 02.01.2020 tarihinde yapıldığını, işten çıkışının Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) "belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi" olarak bildirildiğini, en son net 4.200,00 TL ücret aldığını, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını, dinî bayramlarda çalışmadığını ancak diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin hiç kullandırılmadığını, asgari geçim indirimi alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yardımcı eleman (vasıfsız işçi) olarak çalıştığını, en son ücretinin maaş bordrosundaki ücret kadar olduğunu, iş sözleşmesinin 02.01.2020 tarihinde tarafların sözlü olarak mutabakatı sonucu karşılıklı anlaşmaları ile sona erdirildiğini, bunun karşılığında işçiye ödeme yapıldığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, 9 yıl çalışan bir işçinin hiç yıllık ücretli izin kullamadığını iddia etmesinin hayatın gerçekliğine aykırı olduğunu, davacının tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını, davacıya tüm asgari geçim indirimi ödemelerinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde ve feshinin haklı nedene dayandığını ispat yükümlülüğü kendisinde olan davalı tarafın bu yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle davacının iş sözleşmesinin haksız nedenle feshedildiği, ayrıca davacı işçiye ihbar öneli kullandırılmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteminin yerinde olduğu, davacının fazla çalışma ücreti alacağının olduğu, dinlenen tanık beyanları ile davacının dinî bayram ve resmî bayram genel tatillerde çalıştığının anlaşıldığı, davalı işverence fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiğine dair bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalı işverenin davacı işçinin yıllık ücretli izin kullandığına dair herhangi bir belge sunmadığı, davacının asgari geçim indirimi alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının SGK'ya çıkış kodunu (…) olarak bildirdiği, davalının fesih sebebi ile bağlı olduğu, dosya kapsamında ikale bulunmadığı, işçinin ikale yapma konusunda makul bir yararının olması gerektiği, ikale ile davacıya herhangi bir ek ödemenin yapılacağının ispat edilemediği, makul yarar koşulunun gerçekleşmediği, davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacak şekilde haklı nedenle feshedildiğine yönelik ispat külfetinin yerine getirilmediği, Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı işçi tarafından da ücret iddiasının tanık beyanlarıyla ve emsal ücret araştırması kayıtlarıyla ispatlandığı, davacının fazla çalışma yaptığı ancak karşılığının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapıldığının tanık beyanlarıyla ispatlandığı, dava dosyasında asgari geçim indirimi alacağının tam olarak ödendiğine ilişkin bilgi ve belgelerin bulunmadığı, dosya kapsamında davacının tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığına dair yıllık ücret izin defteri veya emsali yazılı belge olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.
Ücret tespitinin hatalı olduğunu,
2.
İş sözleşmesinin, davacının işten kendisinin ayrılmak istediğini işverene bildirmesi üzerine tarafların sözlü olarak mutabakatı sonucunda karşılıklı olarak sona erdirildiğini, bu sebeplerle davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı talep etme hakkının bulunmadığını,
3.
Hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarına dayanılarak fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
4.
Davacı işçinin 9 yıla yakın bir süre müvekkili işyerinde çalışmasına rağmen hiç yıllık ücretli izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
5.
Davacı işçiye tüm asgari geçim indirimi ücretleri ödenmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından hatalı, eksik ve yetersiz incelmeye dayalı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarına dayanılarak asgari geçim indirimi alacağına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ücret, iş sözleşmesinin sona erme şekli ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
1.
Somut uyuşmazlıkta yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacağı bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Yargıtay
9.
Hukuk Dairesi, 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı kararı).
Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar sayılı kararı) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.
Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izin alacağının ispat ve hesaplanması uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde; hâkimin, davayı aydınlatma ödevi gereği uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. İşçinin uzun süre yıllık ücretli izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde belirtilen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıl veya daha fazla olması hâlinde, anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılması gerekir. Somut olayda davacı vekili, müvekkiline yıllık ücretli izinlerinin tamamının kullandırılmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının 8 yılı aşan çalışması boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmadığı kabulü ile 130 gün karşılığı yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının 8 yılı aşan çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan Mahkemece; 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı, kullanmadığı ücretli izin süresinin kaç gün olduğu konusunda beyanı alınmalı, bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. Belirtilen husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.