Yargıtay Kararları

Kira Sözleşmesinin Feshi ve Bilirkişi İncelemesi: 9. Hukuk Dairesi 2026/1166 K.

Bu yazıda kira sözleşmesinin feshi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2026/302
  • Karar No: 2026/1166
  • Karar Tarihi: 12.02.2026

Uyuşmazlığın Özeti

, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre dava

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

k, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile tazminatın hesabı, hesaplamaya esas hizmet süresi, davalının kıdem tazminatından sorumlu olup olmadığı ile hükmedilen faiz hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin hizmet süresinin 01.01.2003-06.05.2024 tarihleri arasında 21… ay 6 gün olduğu kabulüyle hesaplama yapılmış ise de davacının … hizmet cetvelinde ücretsiz izin açıklaması ile eksik gün bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Kararın Sonucu

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar veri

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira sözleşmesinin feshi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi         2026/302 E.  ,  2026/1166 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

29. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/171 E., 2025/373

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Aydın

1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/196 E., 2025/146

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı … Bakanlığına bağlı … Hastanesi ve … Hastanesi işyerlerinde ihale yolu ile hizmet satın alınan alt işveren firmalar nezdinde 01.01.2003 tarihinden itibaren çalışmakta iken emekli olabilme koşullarını taşıdığından durumunu işverene bildirdiğini, emeklilik şartlarını taşıdığına dair yazıyı Sosyal Güvenlik Kurumundan (…) alarak işverene ibraz ettiğini, bunun üzerine emeklilik nedeniyle Kod (8) çıkışı yapılarak …'ya bildirildiğini, davacının davalı Kurum nezdinde alt işveren nezdinde işçi olarak 01.01.2003 tarihinden 06.05.2024 tarihine kadar 7.796 gün çalışması bulunduğunu, buna göre 7.796 günlük hizmeti sebebiyle kıdem tazminatının brüt 471.982,44 TL ve net 468.400,10 TL olduğunu ileri sürerek 468.400,10 TL net kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı İdare arasında karşılıklı olarak imzalanmış herhangi bir iş sözleşmesi söz konusu olmadığından İdareye husumet tevcih etme imkânı olmadığını, dava zamanaşımı süresinin geçtiğini, işçilerin işe alımında ve işten çıkartılmalarında veya emekli olmalarında davalı İdarenin herhangi bir etkisinin olmadığını, şirketlerin bu konularda bağımsız hareket ettiklerini, dava dilekçesinde davacının 01.01.2003 tarihinden itibaren …

Devlet Hastanesi ve …

Devlet Hastanesinde çalıştığı iddia edilmiş ise de davacının 22.03.2022-06.05.2024 tarihleri arasında …

Devlet Hastanesinde yüklenici Şirketler bünyesinde çalıştığını, davacı işçi mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun (1475 sayılı Kanun) hâlen yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde işten ayrılmış olsa bile kendisine İdare tarafından kıdem tazminatı ödenmesine imkân bulunmadığını, davacı işçinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62/1-(e) hükmünde olmayan “malzemeli yemek hizmeti alımı” ihalesi kapsamında hastanede çalıştığını bu nedenle davalı Bakanlık açısından davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlıktan hizmet alım sözleşmesi ile iş alan yükleniciler nezdinde işyeri devri hükümlerine göre çalıştığı, davalı Bakanlığın 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2/7 hükmü uyarınca asıl işveren olduğu, 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi yollamasıyla hâlen yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun'un 14/1-(4) hükmünde; işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması hâlinde kıdem tazminatına hak kazanabileceği hususlarının düzenleme altına alındığı, davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle, Kanunda ön görülen biçimde sona erdiği, … kayıtları uyarınca; davacının 01.01.2003-06.05.2024 tarihleri arasında 21… ay 6 gün hizmetinin olduğunun ve davacının talebiyle bağlı kalınarak giydirilmiş brüt ücretin 22.097,69 TL olduğunun tespit edildiği, işten ayrılış bildirgesinde davacının işten ayrılış nedeni olarak “emeklilik (yaşlılık) veya toptan ödeme nedeniyle (kod-08)” olarak gösterilmiş olduğu, hükme esas alınan 18.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının net 468.199,82TL kıdem tazminatının bulunduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.

Dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını,

2.

Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımı ihalesi kapsamında görevini ifa eden işçilere 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinde belirtilen şartları taşısa dahi kıdem tazminatı ödemesi yapılamayacağı

3.

Davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatı olmadığından davacının kıdem tazminatı alacağından sorumlu tutulamayacağını,

4.

Hükme dayanak raporda davacının hizmet süresinin hatalı hesaplandığını,

5.

Davacıya hiçbir zaman aylık 1.018,16 TL yol ücreti ödenmediğini,

6.

Faizin türü ve faizin başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile tazminatın hesabı, hesaplamaya esas hizmet süresi, davalının kıdem tazminatından sorumlu olup olmadığı ile hükmedilen faiz hususlarındadır.

1.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .

2.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin hizmet süresinin 01.01.2003-06.05.2024 tarihleri arasında 21… ay 6 gün olduğu kabulüyle hesaplama yapılmış ise de davacının … hizmet cetvelinde ücretsiz izin açıklaması ile eksik gün bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davalı vekilinin bu durumu işaret eden itirazları üzerinde durulmaksızın, ücretsiz izin dönemlerinin de dâhil edilmesi suretiyle belirlenen hizmet süresi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3.

Kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda ödenmesi gereken faiz mevduata uygulanan en yüksek faizdir.

Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır.

Yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma hâlinde işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır.

Bu hâlde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.

Somut uyuşmazlıkta davacının, emeklilik için …'ya başvurduğunu ve emekli olabilmek için yasal şartları haiz olduğunu davalı işverene belgelediğine dair bir delile dosya içerisinde rastlanılmamış olup bu durumda kıdem tazminatına fesih tarihinden değil arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bu yön gözetilmeden kıdem tazminatına fesih tarihinden faiz yürütülmesi yerinde değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu