İftira Niteliğinde CİMER Başvuruları ve Hukuki Sonuçları
İftira niteliğinde CİMER başvuruları ne anlama gelir? Hangi hâllerde iftira oluşur, başvurucu açısından idari ve cezai sonuçlar nelerdir?
CİMER başvuruları, hukuka aykırılıkların bildirilmesi için tanınmış meşru bir yoldur. Ancak bu yolun bilinçli biçimde gerçeğe aykırı isnatlarda bulunmak amacıyla kullanılması hâlinde, artık hukuki koruma sınırlarının dışına çıkılır. Özellikle belirli kişi veya kamu görevlilerine yöneltilen ağır suçlamalar, iftira niteliğinde CİMER başvuruları tartışmasını gündeme getirir.
Bu yazıda, CİMER başvurularının hangi hâllerde iftira niteliği kazanacağı ve bunun hukuki sonuçları ele alınmaktadır.
İftira Kavramının Hukuki Çerçevesi
İftira, bir kimseye işlemediği bir fiili işlemiş gibi isnat etmek suretiyle, o kişinin hukuki durumunu veya itibarını zedelemeye yönelik davranışları ifade eder. Bu tür isnatlar, yalnızca yanlış olmakla kalmaz; bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı şekilde yapılır.
Bu yönüyle iftira, basit bir yanlış beyan veya kanaat açıklamasından ayrılır.
CİMER Başvurusu Ne Zaman İftira Niteliği Kazanır?
Bir CİMER başvurusunun iftira niteliği kazanabilmesi için, başvuruda yer alan iddiaların somut bir kişiye yöneltilmiş olması, suç isnadı içermesi ve başvurucunun bu isnadın gerçeğe aykırı olduğunu bilmesi gerekir.
Sadece idarenin işlem yapmaması veya şikâyetin reddedilmesi, başvurunun iftira olduğu anlamına gelmez. Belirleyici olan, kasıt unsurudur.
Kanaat Bildirimi ile İftira Arasındaki Ayrım
CİMER başvurularında en sık karıştırılan hususlardan biri, kanaat bildirimleri ile iftira arasındaki farktır. “Bana göre haksız davranıldı” şeklindeki öznel değerlendirmeler, iftira kapsamında değerlendirilmez.
Buna karşılık, “X kişi rüşvet aldı” gibi kesin ve suç isnadı içeren ifadeler, herhangi bir somut dayanak olmaksızın ileri sürülüyorsa, ciddi hukuki risk doğurur.
İftira Niteliğindeki Başvuruların İdari Sonuçları
İftira niteliği taşıdığı anlaşılan CİMER başvuruları, idare tarafından yalnızca reddedilmekle kalmayabilir. İdare, başvurunun içeriğine göre başvurucunun beyanlarını ilgili mercilere bildirme yoluna da gidebilir.
Bu durum, başvurucunun idari sürecin ötesinde sonuçlarla karşılaşmasına yol açabilir.
Cezai Sorumluluk Riski
İftira niteliğinde CİMER başvuruları, belirli şartlar altında cezai sorumluluk doğurabilir. Özellikle suç isnadının açık, somut ve kasıtlı olduğu durumlarda, CİMER başvurusu yapılmış olması başvurucuyu koruyan bir zırh oluşturmaz.
Başvurunun resmi bir sistem üzerinden yapılmış olması, beyanların ciddiyetini artıran bir unsurdur.
İspat ve Kasıt Unsuru
Her ağır itham içeren başvuru, otomatik olarak iftira sayılmaz. İftira iddiasının ileri sürülebilmesi için, başvurucunun isnadın gerçeğe aykırı olduğunu bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin ortaya konulması gerekir.
Bu nedenle uygulamada her CİMER başvurusu iftira iddiasıyla cezai sürece dönüşmez; somut olayın koşulları belirleyicidir.
Başvurucular Açısından Hukuki Riskler
CİMER başvurusu yapılırken, özellikle kişi isimleri verilerek suç isnadında bulunuluyorsa, kullanılan dil son derece önemlidir. Şüphe, kanaat veya duyumların kesin ifade kalıplarıyla yazılması, başvurucunun aleyhine sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle iddialar, mümkün olduğunca olgulara dayalı ve ölçülü biçimde kaleme alınmalıdır.
Hukuki Değerlendirme
Sonuç olarak, iftira niteliğinde CİMER başvuruları, başvurucuyu hukuki koruma alanının dışına çıkarır. CİMER, hukuka aykırılıkları bildirmek için vardır; kişisel husumet veya isnat aracı olarak kullanılamaz.
CİMER başvurularında sınır, gerçeğe dayalı bildirim ile kasıtlı suç isnadı arasındaki çizgidir. Bu çizginin aşılması, ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Önceki makale
Asılsız CİMER Şikâyetinin Cezası
Sonraki makale
CİMER Başvurusu Sonrası Disiplin Soruşturması
Avukat Gökhan Yağmur Kimdir?
Av. Gökhan Yağmur, İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir avukattır. Uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle birlikte yalnızca dava ve uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda önleyici hukuk danışmanlığı, sözleşme yönetimi ve şirketlere stratejik hukuki destek sunmaktadır.
Ceza yargılamaları, boşanma ve velayet davaları, ticari uyuşmazlıklar ve marka–patent süreçlerinde müvekkillerine etkin savunma ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir. Ayrıca TÜRKPATENT, USPTO ve EUIPO nezdinde marka tescili ve fikri mülkiyet koruması konularında hem yerli hem de yabancı müvekkillere danışmanlık sağlamaktadır. – Turkey Brand Law
Kurucusu olduğu Hukuk Plus, HukukBankasi.net ve diğer dijital projeleriyle hukuk öğrencileri, stajyer avukatlar ve meslektaşlara yönelik özgün bir ekosistem geliştirmiştir. Bu sayede hukuk bilgisinin paylaşımı, güncel içtihatların takibi ve mesleki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Av. Gökhan Yağmur, girişimci vizyonu ile yalnızca klasik avukatlık hizmeti sunmakla kalmayıp; marka yönetimi, e-ticaret hukuku, uluslararası şirket danışmanlığı ve dijital hukuk çözümleri alanlarında da fark yaratan çalışmalara imza atmaktadır.
Daha fazla bilgi için:
📌 www.gokhanyagmur.com
📌 www.gokhanyagmur.com.tr
📞 0542 157 06 34
Yolculuk Süresini Hesaplayın
Yakındaki yerler için seyahat süresini ve yol tariflerini görün
