İyi Niyetli Üçüncü Kişinin Tapu Siciline Güveni Nasıl Korunur?
Taşınmaz hukukunda en kritik denge noktalarından biri şudur: Tapu kaydı yanlışsa ne olur, ama bu yanlışa güvenerek işlem yapan kişi ne kadar korunur? Hukuk, bir yandan gerçeğe aykırı kayıtları düzeltmek ister; diğer yandan tapu siciline güvenerek hareket eden iyi niyetli üçüncü kişileri korumayı amaçlar. Aksi hâlde tapu sicili, güven üretmek yerine risk kaynağına dönüşür.
Bu yazı, tapu siciline güven ilkesinin ne anlama geldiğini ve iyi niyetli üçüncü kişilerin hangi şartlarda korunduğunu açıklar.
Tapu Siciline Güven İlkesi Nedir?
Tapu siciline güven ilkesi, tapuda görünen duruma iyi niyetle dayanarak işlem yapan kişilerin, sonradan ortaya çıkan gizli veya kayıt dışı iddialara karşı korunmasını ifade eder. Hukukun verdiği mesaj nettir:
“Resmî kayda güvenerek işlem yapan kişi, belirli koşullarda zarar görmemelidir.”
Bu ilke, taşınmaz hukukunda istikrar ve öngörülebilirlik sağlar.
“İyi Niyet” Ne Demektir?
İyi niyet, sadece “bilmiyordum” demek değildir. Hukuken iyi niyet:
- Kişinin tapu kaydına bakarak işlem yapması,
- Kayıtta görünen duruma aykırı bir durumu bilmemesi,
- Normal dikkat ve özeni göstermesine rağmen bu aykırılığı bilebilecek durumda olmaması
anlamına gelir. Yani göz göre göre yapılan işlemler iyi niyet korumasından yararlanamaz.
Hangi Durumlarda Üçüncü Kişi Korunur?
Genel çerçevede, şu koşullar birlikte gerçekleşmişse koruma gündeme gelir:
- Tapu sicilinde malik olarak görünen kişiyle işlem yapılmışsa
- İşlem gerçek ve geçerli bir hukuki sebebe dayanıyorsa
- Üçüncü kişi, tapudaki kaydın yanlış olduğunu bilmiyor ve bilmesi gerekmiyorsa
Bu durumda, sonradan “aslında malik o değildi” iddiası ileri sürülse bile, iyi niyetli üçüncü kişinin kazanımı korunabilir.
Tapu Kaydı Yanlışsa Ama Üçüncü Kişi Varsa…
Uygulamada en zorlayıcı senaryo budur. Gerçek hak sahibi, tapu kaydının yanlış olduğunu ispatlayabilir; ancak taşınmaz, tapuya güvenerek iyi niyetle satın alan bir üçüncü kişiye geçmişse:
- Kayıt düzeltmesi her zaman mümkün olmayabilir,
- Gerçek hak sahibinin talepleri başka hukuki yollara yönelir,
- Üçüncü kişinin mülkiyeti korunabilir.
Bu, tapu siciline güven ilkesinin en güçlü sonuçlarından biridir.
İyi Niyetin Korunmadığı Hâller
Tapu siciline güven sınırsız değildir. Özellikle şu durumlarda koruma devre dışı kalır:
- Üçüncü kişi, tapudaki aykırılığı biliyorsa
- Durum, basit bir incelemeyle fark edilebilecek nitelikteyse
- İşlem muvazaalıysa veya şeklen satış görünümündeyse
- Taşınmazın fiilî durumu, tapu kaydıyla açıkça çelişiyorsa
Bu hâllerde hukuk, “güven” değil; özen eksikliği görür.
Fiilî Kullanım İyi Niyeti Ortadan Kaldırır mı?
Bazı durumlarda evet. Eğer taşınmaz fiilen başkası tarafından uzun süredir açıkça kullanılıyorsa ve bu durum:
- Alıcı tarafından biliniyor,
- Ya da makul bir incelemeyle fark edilebiliyorsa,
“ben tapuya baktım” savunması zayıflar. Hukuk, tapu kaydını esas alır; ama hayattan kopuk bir körlüğü de korumaz.
Neden Bu İlke Bu Kadar Önemlidir?
Eğer tapu siciline güven ilkesi olmasaydı:
- Kimse taşınmaz satın almak istemez,
- Her işlem sonsuz risk taşır,
- Tapu sicilinin anlamı kalmazdı.
Bu ilke, bireysel adaletten çok sistem güvenliğini korur. Bazı durumlarda sert sonuçlar doğursa da, hukuk düzeninin ayakta kalması için zorunludur.
Sonuç: Tapu Siciline Güven, Hukukun Bilinçli Bir Tercihidir
Tapu siciline güven ilkesi, kusursuzluğu değil; istikrarı hedefler. Gerçeğe aykırı kayıtlar düzeltilir; ancak bu düzeltme, iyi niyetli üçüncü kişilerin kazanımlarını her zaman geri almaz. Hukuk burada bir tercih yapar ve çoğu zaman güvene öncelik verir.
Özetle:
Tapu sicili hatasız olmak zorunda değildir; ama güvenilir olmak zorundadır.
Önceki makale: Tapu Kütüğü, Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti İbarelerinin Anlamı
Avukat Gökhan Yağmur Kimdir?
Av. Gökhan Yağmur, İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir avukattır. Uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle birlikte yalnızca dava ve uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda önleyici hukuk danışmanlığı, sözleşme yönetimi ve şirketlere stratejik hukuki destek sunmaktadır.
Ceza yargılamaları, boşanma ve velayet davaları, ticari uyuşmazlıklar ve marka–patent süreçlerinde müvekkillerine etkin savunma ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir. Ayrıca TÜRKPATENT, USPTO ve EUIPO nezdinde marka tescili ve fikri mülkiyet koruması konularında hem yerli hem de yabancı müvekkillere danışmanlık sağlamaktadır. – Turkey Brand Law
Kurucusu olduğu Hukuk Plus, HukukBankasi.net ve diğer dijital projeleriyle hukuk öğrencileri, stajyer avukatlar ve meslektaşlara yönelik özgün bir ekosistem geliştirmiştir. Bu sayede hukuk bilgisinin paylaşımı, güncel içtihatların takibi ve mesleki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Av. Gökhan Yağmur, girişimci vizyonu ile yalnızca klasik avukatlık hizmeti sunmakla kalmayıp; marka yönetimi, e-ticaret hukuku, uluslararası şirket danışmanlığı ve dijital hukuk çözümleri alanlarında da fark yaratan çalışmalara imza atmaktadır.
Daha fazla bilgi için:
📌 www.gokhanyagmur.com
📌 www.gokhanyagmur.com.tr
📞 0542 157 06 34
Yolculuk Süresini Hesaplayın
Yakındaki yerler için seyahat süresini ve yol tariflerini görün