Kira Bedelinin Tespiti ve İspatı: 3. Hukuk Dairesi 2025/4034 K.
Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 3. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/156
- Karar No: 2025/4034
- Karar Tarihi: 15.09.2025
Uyuşmazlığın Özeti
n yerleşmiş uygulamasına göre; kira sözleşmesi hükümleri taraflar açısından bağlayıcı olmakla birlikte, bahsi geçen sözleşme hükümleri kiracının ayrıca KDV ödeyeceği şeklinde yorumlanamayacak olmasına, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-1-f ve 8/1-h maddelerine göre kira geliri elde eden kiraya verenlerin Katma Değer Vergisi alması ve elde ettikleri kira gelirinin bir bölümünü Katma Değer Vergisi mükellefi olarak vergi dairesine ödemesinin, vergi yasalarınca düzenlenmiş bir konu bulunmasına, kira sözleşmesinde, belirlenen kira bedelinin net kira olduğu, kira bedeline ayrıca KDV ekleneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamasına, k…
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Uyuşmazlık, davacı kiracının davalı kiraya verene sözleşmede belirlenen kira bedeline ek olarak KDV ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; kira sözleşmesi hükümleri taraflar açısından bağlayıcı olmakla birlikte, bahsi geçen sözleşme hükümleri kiracının ayrıca KDV ödeyeceği şeklinde yorumlanamayacak olmasına, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70.
Kararın Sonucu
e Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında tanzim edilen 03.12.2013 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmaz için ilk yıl kira bedelinin 1.530.
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/156 E. , 2025/4034 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
15. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/283 E., 2024/1937
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Ankara
12. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/61 Esas 2022/1464 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında tanzim edilen 03.12.2013 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmaz için ilk yıl kira bedelinin 1.530.000,00 TL olarak belirlendiğini ve o tarihten sonra da sözleşmede hüküm altına alınan hesaplama yöntemi ile her dönem başında arttırılmak suretiyle kira bedellerinin ödendiğini, 27.11.2020 tarihinde, davalı kiraya verenin kira bedeline KDV eklenerek tahsilatın yapılmasının gerektiğini, bu nedenle geriye dönük yaptıkları hesaplamaya göre 2016 yılı için 778.472,47 TL eksik tahsilat yapıldığı gerekçesiyle alacak talebinde bulunduğunu ileri sürerek; davalı kiraya verene 2016 yılı kira dönemi için KDV ve gecikme cezası olarak toplamda 778.472,47 TL tutarında kira borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; sözleşmenin (20.) maddesi gereği vergi mevzuatı çerçevesinde var olan yükümlülük ve sorumlulukların davacıya ait olduğunu, Sayıştayın 2019 yılı Denetim Raporunda kira ödemelerinden KDV tahsilatı yapılması, buna bağlı olarak son beş yıl KDV'sinin tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Dairesi Başkanlığının 15.01.2021 tarihli ve 7067 sayılı cevabi yazısında özetle kiralama işlemin KDV'ye tabi olduğunun bildirildiğini, ödenmesi gereken tutarlar bildirilmesine rağmen davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından 2016 yılına ait KDV borçları ve bunlara ait gecikme faizi bedellerinin devam eden sözleşme kapsamında 2020 yılında yatırdıkları kira bedellerinden mahsup edildiğini, mahsup edilen toplam 778.472,47 TL tutarında 2020 yılına ait eksik kira bedeli oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmede davacının kiraladığı işletmenin faaliyetleri sonucunda oluşacak yükümlülüklerden sorumlu olacağının ifade edildiği, sözleşmenin (3.) maddesinde belirlenen kira bedeline ilave KDV ekleneceği hususunun belirtilmediği, KDV'nin sözleşmede belirlenen fiyata dâhil olduğu, davacının sözleşme bedeline ilave olarak hesaplanan 2016 yılına ait KDV ve gecikme faizi dahil toplam 778.472,47 TL tutarında borçlu olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının davalıya 2016 yılına ait KDV ve gecikme faizi dahil toplam 778.472,47 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 03.12.2013 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesinde kira parasının KDV ile birlikte ya da hariç ödeneceği konusunda bir düzenleme olmadığı, kira parasının içinde KDV'nin de bulunduğu, davacının ayrıca bir KDV ödemesi gerekmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; idarenin Sayıştay tarafından denetimi sonucu KDV alınması gerektiğinin bildirildiğini, Hazine tarafından da kira işleminin KDV'ye tabi olduğunun belirtildiğini, sözleşmenin (20.) maddesinde vergi hususunda sorumluluğun kiracıya ait olduğunun açıkça düzenlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı kiracının davalı kiraya verene sözleşmede belirlenen kira bedeline ek olarak KDV ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; kira sözleşmesi hükümleri taraflar açısından bağlayıcı olmakla birlikte, bahsi geçen sözleşme hükümleri kiracının ayrıca KDV ödeyeceği şeklinde yorumlanamayacak olmasına, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-1-f ve 8/1-h maddelerine göre kira geliri elde eden kiraya verenlerin Katma Değer Vergisi alması ve elde ettikleri kira gelirinin bir bölümünü Katma Değer Vergisi mükellefi olarak vergi dairesine ödemesinin, vergi yasalarınca düzenlenmiş bir konu bulunmasına, kira sözleşmesinde, belirlenen kira bedelinin net kira olduğu, kira bedeline ayrıca KDV ekleneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamasına, kira sözleşmesinde, sözleşmeden kaynaklanan vergilerden kiracının sorumlu olduğunun belirtilmesinin, sözleşme ile kararlaştırılan kira bedeli dışında kiracının ayrıca KDV ödeyeceği anlamına gelmeyecek olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.