Kira Bedelinin Tespiti ve İspatı ve Bilirkişi İncelemesi: 3. Hukuk Dairesi 2025/4033 K.
Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 3. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/148
- Karar No: 2025/4033
- Karar Tarihi: 15.09.2025
Uyuşmazlığın Özeti
erleşmiş uygulamasına göre; kira sözleşmesi hükümleri taraflar açısından bağlayıcı olmakla birlikte, bahsi geçen sözleşme hükümleri kiracının ayrıca KDV ödeyeceği şeklinde yorumlanamayacak olmasına, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-1-f ve 8/1-h maddelerine göre kira geliri elde eden kiraya verenlerin Katma Değer Vergisi alması ve elde ettikleri kira gelirinin bir bölümünü Katma Değer Vergisi mükellefi olarak vergi dairesine ödemesinin, vergi yasalarınca düzenlenmiş bir konu bulunmasına, kira sözleşmesinde, belirlenen kira bedelinin net kira olduğuna ve kira bedeline ayrıca KDV ekleneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamasına,…
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Uyuşmazlık, davacı kiracının davalı kiraya verene sözleşmede belirlenen kira bedeline ek olarak KDV ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dairenin yerleşmiş uygulamasına göre; kira sözleşmesi hükümleri taraflar açısından bağlayıcı olmakla birlikte, bahsi geçen sözleşme hükümleri kiracının ayrıca KDV ödeyeceği şeklinde yorumlanamayacak olmasına, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70.
Kararın Sonucu
beplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/148 E. , 2025/4033 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
15. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1265 E., 2024/2064
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Ankara
10. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/1010 E., 2022/2070
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında tanzim edilen 10.03.2014 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmaz için ilk yıl kira bedelinin 330.000,00 TL olarak belirlendiğini ve o tarihten sonra da sözleşmede hüküm altına alınan hesaplama yöntemi ile her dönem başında arttırılmak suretiyle kira bedellerinin ödendiğini, ancak davalı kiraya verenin 27.11.2020 tarihinde KDV eklenerek tahsilatın yapılmasının gerektiği ve bu nedenle geriye dönük yaptıkları hesaplamaya göre 2014 yılı için 131.171,36 TL, 2015 yılı için 126.515,71 TL ve 22.12.2021 tarihinde ise 2016 yılı için 128.482,40 TL KDV ve gecikme cezası olarak toplamda 386.169,47 TL eksik tahsilat yapıldığı gerekçesiyle alacak talebinde bulunduğunu ileri sürerek; davalı kiraya verene 2014-2015 ve 2016 yılı kira dönemleri için KDV ve gecikme cezası olarak toplamda 386.169,47 TL tutarında kira borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; sözleşmenin (20.) maddesi gereği vergi mevzuatı çerçevesinde var olan yükümlülük ve sorumlulukların davacıya ait olduğunu, Sayıştayın 2019 yılı Denetim Raporunda kira ödemelerinden KDV tahsilatı yapılması, buna bağlı olarak son beş yıl KDV'sinin tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Dairesi Başkanlığının 15.01.2021 tarihli ve 7067 sayılı cevabi yazısında özetle kiralama işlemin KDV'ye tabi olduğunun bildirildiğini, ödenmesi gereken tutarlar bildirilmesine rağmen davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından 2014, 2015 yıllarına ait KDV borçları ve bunlara ait gecikme faizi bedellerinin devam eden sözleşme kapsamında 2020 yılında yatırdıkları kira bedellerinden mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imza edilen sözleşmenin (3.) maddesinde belirlenen kira bedeline ilave KDV ekleneceği hususunun belirtilmediği, KDV'nin sözleşmede belirlenen fiyata dahil olduğu, dolayısıyla davacının davalı kiraya verene 2014-2015-2016 yılı kira dönemleri için KDV ve gecikme cezası olarak toplamda 386.169,47 TL tutarında borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin (3.) maddesinde ilk yıl kira bedeli 330.000,00 TL olarak belirlenmiş olup, KDV ile ilgili bir hüküm, belirlenen bedel dışında ilave KDV ödeneceğine ilişkin bir açıklama yer almadığı, (20.) maddesinde de (3.) maddede belirlenen kira bedeline KDV ekleneceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediğini, alınan bilirkişi raporunda; davacının kira sözleşmesinin (20.) maddesi gereğince KDV'den sorumlu olmadığının değerlendirilmesi halinde 386.169,47 TL borcunun bulunmadığının belirtilmiş olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararında aleyhlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin (20.) maddesinin her türlü vergiyi kapsadığını, bu kapsamın içinde KDV'nin de yer aldığını, bu nedenle davacının KDV dahil her türlü vergiden sorumlu olduğunu, aksinin kabulünün 4721 sayılı kanunun 2. maddesi dikkate alındığında iyi niyet ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını, idarece yapılan kesintilerde hukuka aykırılığın olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı kiracının davalı kiraya verene sözleşmede belirlenen kira bedeline ek olarak KDV ödeme yükümlülüğü bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Dairenin yerleşmiş uygulamasına göre; kira sözleşmesi hükümleri taraflar açısından bağlayıcı olmakla birlikte, bahsi geçen sözleşme hükümleri kiracının ayrıca KDV ödeyeceği şeklinde yorumlanamayacak olmasına, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-1-f ve 8/1-h maddelerine göre kira geliri elde eden kiraya verenlerin Katma Değer Vergisi alması ve elde ettikleri kira gelirinin bir bölümünü Katma Değer Vergisi mükellefi olarak vergi dairesine ödemesinin, vergi yasalarınca düzenlenmiş bir konu bulunmasına, kira sözleşmesinde, belirlenen kira bedelinin net kira olduğuna ve kira bedeline ayrıca KDV ekleneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamasına, kira sözleşmesinde, sözleşmeden kaynaklanan vergilerden kiracının sorumlu olduğunun belirtilmesinin, sözleşme ile kararlaştırılan kira bedeli dışında kiracının ayrıca KDV ödeyeceği anlamına gelmeyecek olmasına, AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca davanın niteliğine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.