Yargıtay Kararları

Kira Bedelinin İspatında Delil Değerlendirmesi ve Bilirkişi İncelemesi: 3. Hukuk Dairesi 2025/2012 K.

Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 3. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/2578
  • Karar No: 2025/2012
  • Karar Tarihi: 09.04.2025

Uyuşmazlığın Özeti

ncelenen kararda belirtilen gerekçeye, d

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

ödenmeyen kira alacağı ve faizinin tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davalı kiracı tarafından kiralananın davacı kiraya verene teslim edildiğinin ispat edilememesine, kiralanan geri verilmedikçe kira sözleşmesi devam ettiğinden davalı kiracının sözleşme uyarınca kira bedelinden ve sözleşmede öngörülen faizden sorumlu olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kira sözleşmesi uyarınca hesaplama yapıldığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıkla

Kararın Sonucu

beple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi         2024/2578 E.  ,  2025/2012 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

37. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/874 E., 2024/794

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Ankara

5. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/3238 E., 2022/1826

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının, davalı ile Silopi İstasyonunda yer alan tesis için 25.09.2007 tarihli ve 01.03.2007- 01.03.2010 dönemine ilişkin kira sözleşmesini imzaladığını, sözleşmede sürenin revize edilerek üçer yıllık periyotlarda uzatılacağının kararlaştırıldığını, davalının 01.03.2010 tarihinden itibaren kendisine gönderilen sözleşme tasarılarını imzalamadığını ancak ödemeleri yaptığını, 18.10.2018 tarihi itibariyle Silopi İstasyonuna dair gecikme faizleri dahil tüm borçları ödediğini, 28.08.2018 tarihli yazısı ile Silopi istasyonundaki tesis için 28.02.2019 tarihinde sona erecek sözleşmenin aynı süreyle uzatılmasını talep ettiğini, 13.09.2018 tarihli ve 30534 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Parasını Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar doğrultusunda revize edilen kira sözleşmesinin ve sözleşme imzalanmaksızın, taşınmazların terk edilmeyerek kullanılmaya devam edilmesinin sözleşmede şartların kabul edildiği anlamına geleceği ihtarının davalıya gönderildiğini, ancak 27.02.2019 tarihli yazı ile sözleşmenin 28.02.2019 tarihi itibariyle sona ereceğini ve santralin araziden kaldırılacağını bildiren davalının tesisi kaldırmadığını ve eski hale getirmediğini, aradan geçen iki yıllık kira döneminde ödeme yapmadığını, davalıya yapılan ihtarların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1. dönem (01.03.2019-29.02.2020) kira bedeli 2.520.961,32 TL, 2. dönem (01.03.2020 – 28.02.2021) kira bedeli olan 2.832.804,24 TL, 3. dönem (01.03.2021- 28.02.2022) 1.taksit, 2.taksit, 3.taksit kira bedeli olan 2.456.253,72 TL olmak üzere toplam 7.810.019,28 TL'nin sözleşmenin (12.) maddesinin (e) bendine göre vade tarihlerinden itibaren işleyecek aylık %2 gecikme faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; 28.02.2019 tarihine kadar kira sözleşmesinin devam ettiğini, bu tarihte sözleşme süresinin uzatılmayarak sonlandırıldığını, davacının 25.02.2019 tarihinde gönderdiği yeni kira sözleşmesinin imzalanmayacağının ve kira sözleşmesinin 28.02.2019 tarihi itibariyle sona ereceğinin davacıya bildirildiği, ortada sözleşme olmadığından sözleşmeye dayalı hak talebi ile kira bedelinden bahsedilemeyeceğini, 01.03.2019 tarihinde başlayacak yeni kira dönemi için istenen kira sözleşmesini imzalamadığını ve 28.02.2019 tarihinde kira ilişkisinin sonlandırıldığını, pandemi nedeniyle ünitelerin elden çıkartılarak araziden kaldırılmasının öngörülemez şekilde sekteye uğradığını, 2021 yılı için kira bedelinin 3.275.000,00 TL olduğunu, kira sözleşmesi 28.02.2019 tarihi itibariyle sona erdiğinden kira sözleşmesi varmış gibi kira bedeli istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında davacıya ait arazi üzerinde mobil elektrik santrali kurulmak üzere 1.03.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli bir kira sözleşmesi akdedildiği, kira ilişkisinin 01.03.2010 tarihinden itibaren de 3'er yıl süre ile yenilenerek 28.02.2019 tarihine kadar uzadığı, 01.03.2019 tarihinde 3 yıl süre ile düzenlenen yeni kira sözleşmesinin davalı tarafından imzalanmadığı, kiralananın boşaltılarak davacıya teslim edildiğine ilişkin yazılı belge dosyaya sunulmadığı, kira sözleşmesinin (10.) maddesinde yer alan "…pompa istasyonu sahası ilk haline getirilerek ve geride hiçbir atık, tesis, malzeme vs. kalmayacak.." düzenlemesine uygun şekilde yer tesliminde bulunulmadığı, sözlemenin (12/d) maddesinde ise ödemelerin peşin olarak 1 Martta yapılacağı kararlaştırıldığından vade tarihinin 1 Mart olduğu, kira bedellerinin sözleşmede belirlenen vade tarihlerinde ödenmemesi nedeniyle davalının aylık %2 gecikme faizinden sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 7.810.019,28 TL'nin; 2.520.961,32 TL'sinin 01.03.2019 tarihinden, 2.832.804,24 TL'sinin 01.03.2020 tarihinden, 2.456.253,72 TL'sinin 01.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek aylık %2 gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kiralanan tahliye edilmedikçe kiracının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin devam edeceği, davalının davacıya ait arazide bulunan santral, tesisler ve diğer malzemelerini tamamen kaldırıp sahayı eski hale getirerek davacı kuruluşa teslim ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; uzayan kira sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, en son davacı tarafından yeni sözleşme gönderilmesiyle de sözleşmenin sona erdiğinin anlaşıldığını, ecrimisil talebi için asliye hukuk mahkemesinde dava açılması gerektiğini, Karkey 4 isimli ünitenin Eylül 2019 yılında sahadan kaldırılması sebebiyle bu üniteye karşılık kira bedelinin bir sonraki yıl kira bedelinden düşülmesi gerektiğini, buna dair sözleşmede açık hüküm bulunduğunu, yasal faiz yerine %2 faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, ödenmeyen kira alacağı ve faizinin tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davalı kiracı tarafından kiralananın davacı kiraya verene teslim edildiğinin ispat edilememesine, kiralanan geri verilmedikçe kira sözleşmesi devam ettiğinden davalı kiracının sözleşme uyarınca kira bedelinden ve sözleşmede öngörülen faizden sorumlu olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kira sözleşmesi uyarınca hesaplama yapıldığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu