Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Ortak Çocukların Durumu: 2. Hukuk Dairesi 2026/1300 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/2681
- Karar No: 2026/1300
- Karar Tarihi: 09.02.2026
Uyuşmazlığın Özeti
n yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından boşanma hükmü, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı … ve vekili gelmedi. Karşı taraf davacı … vekili Avukat … geldi.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
yararına oluşmuş usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde kadın yararına 150.000,00 TL maddî tazminat ve 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açık
Kararın Sonucu
sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminatlar yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının tazminatların miktarı yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/2681 E. , 2026/1300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi
56. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1824 E., 2025/124
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından boşanma hükmü, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı … ve vekili gelmedi. Karşı taraf davacı … vekili Avukat … geldi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle her ne kadar İlk Derece Mahkemesince erkeğe "sosyal şiddet uyguladığı ve kadının hastalığı ile ilgilenmediği" vakıaları kusur olarak yüklenmişse de İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk kararın kadın vekili tarafından istinaf edilmediği, kusur belirlemesi yönünden erkek yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu ve erkeğe "sosyal şiddet uyguladığı ve kadının hastalığı ile ilgilenmediği" vakıalarının kusur olarak yüklenemeyeceğinin yine de kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar hep birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince ilk kararında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek kadın tarafından açılan davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocukla baba arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk yararına karar tarihine kadar aylık 200,00 TL tedbir nafakası, karar tarihinden itibaren aylık 350,00 TL tedbir nafakası, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile aylık 350,00 TL iştirak nafakası, kadın yararına aylık 200,00 TL tedbir nafakası, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile aylık 300,00 TL yoksulluk nafakası, kadın yararına 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiş hüküm, davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve karar gerekçesinde belirtilen eksikler ve hatalar giderilmek üzere dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup İlk Derece Mahkemesince ikinci kararında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocukla baba arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk yararına 12.12.2023 tarihine kadar aylık 200,00 TL tedbir nafakası, 12.12.2023 tarihi itibariyle itibaren aylık 5000,00 TL tedbir nafakası, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile aylık 5.000,00 TL iştirak nafakası, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle kaldırılmasına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın yararına 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiş hüküm, davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı kadın vekili tarafından yararına hükmedilen tazminatların miktarları yönünden istinaf yoluna başvurulmadığı, kadın yararına hükmedilen tazminat miktarları yönünden erkek yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince kadın vekili tarafından yararına hükmedilen tazminat miktarları yönünden istinaf yoluna başvurulmamasına rağmen yanılgılı değerlendirme ile erkek yararına oluşmuş usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde kadın yararına 150.000,00 TL maddî tazminat ve 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminatlar yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.
İlk Derece Mahkemesi kararının tazminatların miktarı yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
3.
Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.