Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi ve Bilirkişi İncelemesi: 10. Hukuk Dairesi 2025/10294 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 10. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/15471
  • Karar No: 2025/10294
  • Karar Tarihi: 19.06.2025

Uyuşmazlığın Özeti

an nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

a göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. …" denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen: 07.01.2020 tarihli ve 2018/312-2020/17 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 20.01.2021 tarihli 2020/1512 E.2021/497 K. sayılı ilamında; eldeki davada, Mahkemece, kararın gerekçe kısmında “….davacının 01.08.1998 – 30.03.2011 tarihleri arası hizmetleri 12 yıl 8 aydır. Bu süre Yargıtay ilamı ıle kesinleşmiş olup Mahkememizin 2012/558 Esas ve 2013/782 Karar sayılı ilamında davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurumca tescilinin yapıldığı 30.03.

Kararın Sonucu

eplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

10. Hukuk Dairesi         2024/15471 E.  ,  2025/10294 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/158 E., 2024/25

K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum aleyhine Diyarbakır

2.

İş Mahkemesi 2012/558 E.sayılı dosya ile hizmet tespiti ve işlem iptali davası açıldığını, davanın kabulü ile davacının 01.08.1998-30.03.2011 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verildiğini, davalı Kurumun 30.03.2011 tarihinden sonra tahsil ettiği primlerin olduğunu, daha önceki iptal sebebiyle fazla ödeme elinde görünen paraların davacıya verilmediğini, iptal nedeniyle prim ödemesi yapamadığını,

2.

İş Mahkemesinde dava devam ederken yazılan müzekkerede “şayet sigortalılık iptal edilmese davacının hizmetinin ne kadar olacağının” sorulduğunu, cevapta davacının 14 yıl 11 ay sigortalılık süresi olduğunun bildirildiğini, ancak iptal kararının kesinleşmesi üzerine davacının yaptığı başvuruya verilen cevapta yatırılan primlerin gün karşılığının verilemeyeceğinin bildirildiğini, davacının sigorta primi olarak yatırdığı ve Kurumca yıllardan beridir kullanılan sözkonusu bedellerin en azından isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilerek karşılık gelen günlerin davacıya sigortalılık süresi olarak verilmesi ve davacının mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini, bu sebeple davalı Kurum 15.06.2015 tarih ve 8844929 sayılı işleminin iptaline ve Kuruma tescili yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı işveren vekili cevap dilekçesiyle, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için başvuru şartının bulunduğunu, sigortalının o tarihte başvurusunun bulunmadığını bu sebeple Kurum işleminin yerinde olduğundan davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2016 tarih ve 2016/5486 E. 2018/4825 Karar sayılı sayılı kararıyla;

"…Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava Kurum işleminin iptaline ilişkin olup, Mahkememizin 2012/558 E. sayılı dosyasında davacının 01.08.1998-30.03.2011 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işlemi iptal edilerek 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, davacının bu dosyanın yargılaması sırasında iptal edilen dönemlerin geçerli sayılması durumunda emekliliği için kalan sürenin sorulmasına karar verildiği, Kurum yazılan müzekkereye verilen cevapda eğer davacının hizmetleri iptal edilmese idi, 21.06.2013 tarihine kadar 14 yıl 11 ay hizmetinin olacağının bildirildiği ancak Mahkememizin yukarıda anılan kararının kesinleşmesinden sonra tespiti yapılan 01.08.1998-30.03.2011 tarihleri sonrasına ilişkin ödenen primler bulunmasına rağmen Kurumca bu sürelerin hizmetten sayılmadığı, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının 01.04.2011 tarihi sonrası 1 yıl, 4 ay askerlik süresi borçlanması süresi ile 1 yıl 7 ay prim ödenmiş günlerin hizmetinden sayılması gerektiği ve bu sürelerin sayılmasına ilişkin davacının talebinin reddine dair Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir…." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ödediği primler karşılığı sigortalı sayılması talebinin reddine ilişkin 15.06.2015 tarih ve 8844929 sayılı işleminin iptali ile davacının 01.10.1998 – 30.03.2011 tarihleri arası haricinde primini ödemiş olduğu 1 yıl 4 ay askerlik borçlanması suresi ile 1 yıl 7 ay primi ödemiş günlerinin hizmet suresinden sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.

1.Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 17.05.2018 tarihli ve 2016/5486 E.

2018/4825 K. sayılı ilamında, "…

Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek şekilde yukarıda belirtilen şartların varlığının tespiti üzerine eğer sigortalılık tespiti kararı verilecekse, Mahkemenin, davacıyı sigortalı olarak tespit edeceği sigortalılık sürelerinin başlangıç ve bitiş tarihi açıkça yazılmak suretiyle prim ve diğer borçları olup olmadığı Kuruma sorulup belirlenerek yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. …" denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen: 07.01.2020 tarihli ve 2018/312-2020/17 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 20.01.2021 tarihli 2020/1512 E.2021/497 K. sayılı ilamında; eldeki davada, Mahkemece, kararın gerekçe kısmında “….davacının 01.08.1998 – 30.03.2011 tarihleri arası hizmetleri 12 yıl 8 aydır.

Bu süre Yargıtay ilamı ıle kesinleşmiş olup Mahkememizin 2012/558 Esas ve 2013/782 Karar sayılı ilamında davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurumca tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalısı olduğunun tespiti yapıldığından ve bu karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden bu tarihler bakımından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.

Yine davacının 01.04.2011 – 31.03.2012 tarihleri arasında 1 yıl davacı tarafından düzenli ödemelerin olduğu anlaşılmaktadır.

01.04.2012 – 31.08.2013 tarihleri arasında 1 yıl 5 ay süresi prim borçlarının davacı tarafından 27.09.2013 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır.

Bu halde toplam sigortalılık süresi 15 yıl 1 ay’dır.

Davacının 01.04.2011 tarihinden sonra zorunlu tarım sigortalılığının iptaline yönelik Kurum işlemi bulunmamaktadır.

Bu halde 30.03.2011 tarihi sonrasında tarım sigortalılığının iptaline yönelik tespit ve işlem de bulunmadığı anlaşılmakla ve davalı Kurum tarafından 6111 sayılı Kanun kapsamında tahsil ettiği prim ile 01.04.2011 – 31.03.2012 arası cari prim ödemeleri ve 27.09.2013 tarihinde de 01.04.2012 – 31.08.2013 tarihleri arası birikmiş prim borçları banka aracılığıyla yapılan ödeme ile tahsil ettiği anlaşıldığından davacının 30.03.2011 sonrası primlerinin tahsil edildiği bu nedenle bu süre zarfında da zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği kanaati ile 24.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda bu hususların denetime elverişli bir şekilde incelendiği ve süresinin hesaplandığı da dikkate alınarak davacının prim borçlarının ödenmesi hususu da dikkate alınarak toplamda kesinleşen karar ile birlikte (12 yıl 8 aylık hizmeti dahil) 15 yıl 1 ay sigortalılık süresinin tespitine karar vermek gerekmiştir…”denilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında ise “1-Mahkememizin 2012/558 Esas ve 2013/782 Karar sayılı ilamında davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurumca tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım sigortası olduğunun tespit yapıldığından ve bu karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden bu tarihler bakımından karar verilmesine yer olmadığına,

3-01.04.2011 ile 31.03.2012 tarihleri arasında davacının prim ödemiş aylar dikkate alınarak sigortalılık sürelerinin tespitine, 4-Mahkememiz 2012/558 Esas – 2013/782 Karar sayılı ilamında kabulüne karar verilen hizmet süreleri dahil ve Mahkememizin 2018/312 Esas sayılı dosyasındaki kabulüne karar verilen hizmet süresinin toplam 15 yıl 1 ay hizmet süresi olduğunun tespitine,..” denilmiş ancak gerekçede kabulü gerektiği belirtilen ve 15 yıl 1 ay hizmet süresine dahil olduğu anlaşılan 01.04.2012 – 31.08.2013 dönemine ilişkin hüküm fıkrasında herhangi bir karar verilmemiştir. Böylece, kararın gerekçesi ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birbiriyle çelişkili olduğu kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Sair hususlar şimdilik değerlendirilmeksizin, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir…" denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

C. Üçüncü Bozma Kararı

Bozmaya uyan Mahkemece verilen 08.04.2021 tarihli ve 2021/114-2021/222 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 22.09.2021 tarihli 2021/6349 E.

2021/10784 K. sayılı ilamında;"…Eldeki davaya konu somut olayda; Diyarbakır

2.

İş Mahkemesinin kesinleşen 13.12.2013 tarih ve 2012/558-2013/782 Esas Karar no.lu kararı ile davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurum tarafından tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında tarım sigortalılığının mevcut olduğu, bu süre haricinde de söz konusu dava devam ederken davacının 24.05.2011-30.03.2012 tarihleri arasında ay be ay düzenli prim ödemesi yaptığı, sonrasında ise 27.09.2013 tarihinde 4.223,89 TL’lik toplu prim ödemesi yaptığı, Mahkemenin yapılan bu prim ödemelerinden ay be ay yapılan kısmı olan 24.05.2011-30.03.2012 arası ödemelere karşılık 01.04.2011 ile 31.03.2012 tarihleri arasında sigortalılığa, 27.09.2013 tarihinde yapılan 4.223,89 TL tutarındaki toplu prim ödemesine karşılık ise ödeme yapılan tarihten geriye gidilerek düzenli prim ödemesini takip eden aydan başlamak suretiyle 01.04.2012 -31.08.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığına karar verildiği görülmektedir.

Mahkemece, davacı tarafından düzenli prim ödemelerinin yapıldığı döneme ilişkin, bu dönem için davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, öte yandan 27.09.2013 tarihinde yapılan toplu prim ödemesinin ise bu prim ödeme tutarları dikkate alınarak ve bu tutarların ileriye dönük olarak karşılık geldiği sigortalılık süreleri Kurumdan sorulup gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle bu sürelere karşılık gelen sigortalılık süreleri belirlenerek, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmeli, sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir…."denilmek suretiyle bozulmuştur. D.Dördüncü Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 26.01.2023 tarihli karar ile "…Sonuç olarak davacının talebine ilişkin Mahkememize sunmuş olduğu 22.01.2018 tarihli beyan dilekçesi ile davacı asil isticvap edilmekle 26.01.2023 tarihinde Mahkememiz huzurunda vermiş olduğu beyan göz önüne alınmakla; talebin bir bütün olarak Kurum işleminin iptali ile 01.08.1998-30.03.2011, 31.03.2012-30.09.2013 tarihleri arasında 2962 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalı sayılmasına ilişkin olduğu, Kurum işleminin bu yönüyle hatalı olduğu ve iptali gerektiği, 01.08.1998- 30.03.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Sigortalı sayılmasına ilişkin talep yönünden kesinleşen Mahkeme kararı üzere Kurumca davacının bu sürelerde sigortalı olarak işlem gördüğünden karar verilmesine yer olmadığına, 31.03.2012-30.09.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalı sayılmasına ilişkin talep yönünden ise davacının Tarım Bağ-Kur Sigortalı olduğunun tespiti ile aşağıda olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir…." gerekçesiyle

Davanın kabulü ile davacının ödediği primler karşılığı sigortalı sayılması talebinin reddine ilişkin 15.06.2015 tarih ve 8844929 sayılı işlemin iptali ile -Davacının 01.08.1998- 30.03.2011 tarihleri arasına ilişkin Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti talebi yönünden; Mahkememizin 2012/558 Esas ve 2013/782 karar sayılı kararı kapsamında davacının bu tarihler arası 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğu yönünde verilen karar kesinleşmekle karar verilmesine yer olmadığına, -Davacının 31.03.2011-30.09.2013 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

2.

Dairemizin 22.09.2021 tarihli 2023/6657 E.

2023/6958 K. sayılı ilamında;""Dairemizin yukarıda anılan son bozma kararında Mahkemece yapılması gereken husus açıkça ve yol gösterici şekilde belirtilmiş olmasına rağmen bozma gerekleri yerine etirlmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Buna göre Mahkemece, son bozma kararında belirtildiği üzere; Diyarbakır

2.

İş Mahkemesinin kesinleşen 13.12.2013 tarih ve 2012/558-2013/782 Esas Karar nolu kararı ile davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurum tarafından tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında tarım sigortalılığının mevcut olduğu,bu süre haricinde de söz konusu dava devam ederken davacının 24.05.2011-30.03.2012 tarihleri arasında ay be ay düzenli prim ödemesi yaptığı,sonrasında ise 27.09.2013 tarihinde 4.223,89 TL’lik toplu prim ödemesi yaptığı, Mahkemenin yapılan bu prim ödemelerinden ay be ay yapılan kısmı olan 24.05.2011-30.03.2012 arası ödemelere karşılık 01.04.2011 ile 31.03.2012 tarihleri arasında sigortalılığa, 27.09.2013 tarihinde yapılan 4.223,89 TL tutarındaki toplu prim ödemesine karşılık ise ödeme yapılan tarihten geriye gidilerek düzenli prim ödemesini takip eden aydan başlamak suretiyle 01.04.2012 -31.08.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığına karar verildiği görülmektedir.

Mahkemece, davacı tarafından düzenli prim ödemelerinin yapıldığı döneme ilişkin, bu dönem için davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, öte yandan 27.09.2013 tarihinde yapılan toplu prim ödemesinin ise bu prim ödeme tutarları dikkate alınarak ve bu tutarların ileriye dönük olarak karşılık geldiği sigortalılık süreleri Kurumdan sorulup gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle bu sürelere karşılık gelen sigortalılık süreleri belirlenerek, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmeli, sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir.

E. Mahkemece Verilen Son Karar:

Bozmaya uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ödediği primler karşılığı sigortalı sayılması talebinin reddine ilişkin, 15.06.2015 tarih ve 8844929 sayılı Kurum işleminin iptaline, Diyarbakır

2.

İş Mahkemesinin 2012.558 Esas 2013/782 Karar sayılı ilamında, davacının 01.08.1998 tarihi ile Kurumca tescilinin yapıldığı 30.03.2011 tarihleri arasında, 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım sigortası olduğunun tespiti yapıldığı ve karar Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden, 01.08.1998-30.03.2011 tarihleri bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davacının aylık düzenli prim ödemiş olduğu aylar dikkate alınarak 01.04.2011-31.03.2012 tarihleri arasında sigortalılık sürelerinin tespitine ve davacının 27.09.2013 tarihinde toplu ödenen prim dikkate alınarak 27.09.2013-31.07.2015 tarihleri arasında sigortalılık sürelerinin tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; redde ilişkin kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beya

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığını tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu