Gündem

11. Yargı Paketi Hangi Suçları Kapsıyor, Hangilerini Kapsamıyor?

11. Yargı Paketi Hangi Suçları Kapsıyor – 11. Yargı Paketi kapsamında en çok merak edilen konulardan biri, getirilen infaz ve ceza düzenlemelerinin hangi suçları kapsadığı, hangi suçların ise bilinçli şekilde kapsam dışında bırakıldığıdır. Uygulamada bu soru, soyut bir hukuki tartışmadan ziyade, doğrudan “kim çıkacak, kim çıkamayacak?” sorusuna karşılık gelmektedir.

    Bu nedenle 11. Yargı Paketi’nin suç kapsamını değerlendirirken, düzenlemenin genel ceza politikası, toplumsal hassasiyetler ve kanun koyucunun tercihleri birlikte ele alınmalıdır. Zira kapsam–kapsam dışı ayrımı, yalnızca teknik bir infaz meselesi değil, aynı zamanda bir ceza siyaseti tercihidir.

    11. Yargı Paketi’nin genel çerçevesi ve infaz sistemine etkileri, ana makalede ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Bu yazıda ise, doğrudan suç türleri üzerinden net ve uygulamaya dönük bir açıklama yapılacaktır. 👉 tıklayınız


      11. Yargı Paketi’nde Suç Kapsamı Nasıl Belirlendi?

      11. Yargı Paketi’nde suçların kapsama alınıp alınmaması konusunda temel ölçüt, suçun toplumsal etkisi, mağdur üzerindeki ağırlığı ve kamu güvenliğiyle ilişkisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanun koyucu, bazı suçlar bakımından infaz rejimini esnetirken; bazı suçları ise mutlak biçimde kapsam dışında bırakmayı tercih etmiştir.

        Bu ayrım yapılırken, özellikle cinsel dokunulmazlık, devlet güvenliği ve örgütlü suçlar gibi alanlarda sert bir çizgi çekildiği görülmektedir. Buna karşılık, daha çok bireysel ve adli nitelik taşıyan suçlar bakımından infaz kolaylıkları gündeme gelmiştir.

        11. Yargı Paketi Hangi Suçları Kapsıyor

        11. Yargı Paketi Kapsamına Giren Suçlar

        11. Yargı Paketi kapsamında değerlendirilen suçlar, genel olarak adli suçlar olarak nitelendirilen ve toplum güvenliğini doğrudan, sürekli ve ağır biçimde tehdit etmeyen fiillerdir. Bu kapsamda, belirli şartların sağlanması hâlinde infaz düzenlemesinden yararlanabilen suç türleri şu şekilde özetlenebilir:

          Hırsızlık, mala zarar verme ve bazı dolandırıcılık türleri gibi suçlar, suç tarihi ve infaz koşullarına bağlı olarak kapsam içinde değerlendirilebilmektedir. Özellikle banka ve IBAN üzerinden işlenen dolandırıcılık suçları, her ne kadar mağdur sayısı bakımından ciddi sorunlar doğursa da, 11. Yargı Paketi’nde tamamen kapsam dışı bırakılmamıştır. Ancak bu suçlar bakımından otomatik bir tahliye söz konusu değildir; infaz hesabı dosya bazında yapılmaktadır.

          Bunun yanı sıra, kasten yaralama suçunun daha hafif nitelikli halleri, taksirle yaralama ve taksirle ölüme neden olma suçlarının bazı türleri de, infaz rejimi bakımından esneklik tanınan suçlar arasında yer almaktadır. Bu noktada failin sabıkası, cezanın süresi ve infaz aşamasındaki davranışları belirleyici olmaktadır.


          11. Yargı Paketi Kapsamı Dışında Bırakılan Suçlar

          11. Yargı Paketi’nde kapsam dışı bırakılan suçlar, kanun koyucunun en net ve sert sınırı çizdiği alanı oluşturmaktadır. Bu suçlar bakımından infaz indirimi veya Covid infaz düzenlemesi uygulanmamaktadır.

            Başta cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar olmak üzere; çocuklara karşı işlenen suçlar, cinsel saldırı ve cinsel istismar fiilleri mutlak biçimde kapsam dışında tutulmuştur. Bu tercih, toplumsal hassasiyetler ve mağdurun korunması ilkesiyle gerekçelendirilmektedir.

            Aynı şekilde terör suçları, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar ve örgütlü suçların önemli bir kısmı da kapsam dışında bırakılmıştır. Kanun koyucu, bu suçlar bakımından infaz rejiminde herhangi bir yumuşama öngörmemiştir.

            Bu noktada özellikle dikkat çeken husus, trafik kazaları sonucu meydana gelen ölümlerin bazı hâllerde kapsama girebilirken, deprem gibi kitlesel felaketlerde sorumluluğu bulunan faillerin kapsam dışında bırakılmasıdır. Bu durum, uygulamada eşitlik ve adalet tartışmalarını beraberinde getirmiştir.


            Suçun Niteliği mi, Mağdurun Durumu mu Daha Belirleyici?

            11. Yargı Paketi’nin suç kapsamına ilişkin en çok eleştirilen yönlerinden biri, mağdur merkezli bir ayrımın yeterince gözetilmemiş olmasıdır. Aynı derecede mağduriyet yaratan bazı suçlar arasında, yalnızca suçun kanuni tanımı esas alınarak farklı infaz rejimleri uygulanması, adalet duygusunu zedeleyebilmektedir.

              Örneğin, bir trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin mağduriyeti ile başka bir olayda ağır bedensel zarar gören mağdurun durumu arasında, infaz rejimi bakımından ciddi farklar oluşabilmektedir. Bu durum, 11. Yargı Paketi’nin normatif değil, pragmatik bir suç ayrımı yaptığı eleştirisini güçlendirmektedir.


              11. Yargı Paketi Kapsamında Otomatik Tahliye Var mı?

              Uygulamada sıkça sorulan bir diğer soru da, “Bu suç kapsamdaysa otomatik tahliye olur mu?” şeklindedir. Bu sorunun cevabı açık ve nettir: Hayır.

              11. Yargı Paketi kapsamında yer alan suçlar bakımından dahi, otomatik bir tahliye mekanizması öngörülmemiştir. Hükümlünün;

                • cezasının süresi,
                • açık cezaevine ayrılma şartları,
                • disiplin durumu,
                • denetimli serbestlik koşulları

                birlikte değerlendirilerek infaz hesabı yapılmaktadır. Dolayısıyla her dosya, kendi içinde ayrıca ele alınmaktadır.


                Sonuç: Kapsam Tartışması Neyi Gösteriyor?

                11. Yargı Paketi’nde suçların kapsam içine alınması veya kapsam dışında bırakılması, yalnızca hukuki bir teknik mesele değildir. Bu ayrım, devletin hangi mağduriyetleri öncelediğini, hangi suçları ise mutlak biçimde cezalandırmak istediğini göstermektedir.

                  Bu yönüyle 11. Yargı Paketi, suçla mücadelede eşitlikten ziyade seçici bir sertlik ve seçici bir esneklik anlayışını yansıtmaktadır. Bu anlayışın uzun vadede nasıl sonuçlar doğuracağı ise, uygulama ve yargısal denetimle şekillenecektir.


                  🔹 İlgili Yazılar

                  Bir Önceki Makale:

                  11. Yargı Paketi Covid İnfaz Düzenlemesi Nedir? Kimleri Kapsıyor?

                  Bir Sonraki Makale:

                  11. Yargı Paketi 27. Madde Nedir? İçeriği ve Hukuki Sonuçları

                  Avukat Gökhan Yağmur Kimdir?

                  Av. Gökhan Yağmur, İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir avukattır. Uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle birlikte yalnızca dava ve uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda önleyici hukuk danışmanlığı, sözleşme yönetimi ve şirketlere stratejik hukuki destek sunmaktadır.

                  Ceza yargılamaları, boşanma ve velayet davaları, ticari uyuşmazlıklar ve marka–patent süreçlerinde müvekkillerine etkin savunma ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir. Ayrıca TÜRKPATENT, USPTO ve EUIPO nezdinde marka tescili ve fikri mülkiyet koruması konularında hem yerli hem de yabancı müvekkillere danışmanlık sağlamaktadır. – Turkey Brand Law

                  Kurucusu olduğu Hukuk Plus, HukukBankasi.net ve diğer dijital projeleriyle hukuk öğrencileri, stajyer avukatlar ve meslektaşlara yönelik özgün bir ekosistem geliştirmiştir. Bu sayede hukuk bilgisinin paylaşımı, güncel içtihatların takibi ve mesleki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktadır.

                  Av. Gökhan Yağmur, girişimci vizyonu ile yalnızca klasik avukatlık hizmeti sunmakla kalmayıp; marka yönetimi, e-ticaret hukuku, uluslararası şirket danışmanlığı ve dijital hukuk çözümleri alanlarında da fark yaratan çalışmalara imza atmaktadır.

                  Daha fazla bilgi için:
                  📌 www.gokhanyagmur.com
                  📌 www.gokhanyagmur.com.tr
                  📞 0542 157 06 34

                  Commutes and Destinations Map

                  Yolculuk Süresini Hesaplayın

                  Yakındaki yerler için seyahat süresini ve yol tariflerini görün


                  Av. Gökhan Yağmur

                  Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

                  İlgili Makaleler

                  Bir yanıt yazın

                  E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

                  Başa dön tuşu