11. Yargı Paketi 27. Madde Nedir? İçeriği ve Hukuki Sonuçları

11. Yargı Paketi 27. Madde Nedir – 11. Yargı Paketi denildiğinde kamuoyunda en çok atıf yapılan ve en fazla tartışma yaratan düzenlemelerden biri 27. madde olmuştur. Bunun temel nedeni, bu maddenin doğrudan infaz rejimini, dolayısıyla da özgürlük alanını etkilemesidir. Uygulamada birçok kişi açısından 27. madde, paketin “kilit maddesi” olarak görülmektedir.
Ancak 27. maddeye ilişkin tartışmaların büyük bir bölümü, maddenin hukuki içeriği tam olarak anlaşılmadan yapılmaktadır. Bu nedenle, 27. maddenin neyi düzenlediğini, hangi sonuçları doğurduğunu ve hangi sınırlar içinde uygulanacağını açık biçimde ortaya koymak gerekir.
11. Yargı Paketi’nin genel çerçevesi, ceza ve infaz sistemine etkileri ana hatlarıyla 11. Yargı Paketi ana değerlendirme yazısında ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Bu yazıda ise, yalnızca 27. maddeye odaklanılarak, maddenin anlamı ve uygulamadaki sonuçları incelenecektir. 👉 tıklayınız
11. Yargı Paketi 27. Madde Nedir – 11. Yargı Paketi’nin 27. Maddesi Ne Getiriyor?
11. Yargı Paketi’nin 27. maddesi, özünde Covid infaz rejiminin yeniden ve sınırlı biçimde uygulanmasını öngören bir düzenlemedir. Bu madde ile, daha önce Covid-19 salgını döneminde geçici olarak uygulanan bazı infaz kolaylıklarının, belirli bir suç tarihi esas alınarak yeniden devreye sokulması amaçlanmıştır.
Madde metninde, infaz indiriminin kapsamı doğrudan “af” olarak tanımlanmamış; bunun yerine, denetimli serbestlik süresi, açık cezaevine ayrılma şartları ve cezanın cezaevinde çekilen kısmı bakımından değişiklikler öngörülmüştür. Bu yönüyle 27. madde, cezanın varlığını ortadan kaldırmamakta; yalnızca cezanın nasıl infaz edileceğini yeniden düzenlemektedir.
27. Maddede Suç Tarihi Neden Bu Kadar Belirleyici?
27. maddenin en kritik ve en tartışmalı yönü, infaz kolaylığından yararlanabilmek için suçun işlendiği tarihe kesin bir sınır getirilmiş olmasıdır. Kanun koyucu, bu düzenlemeden yalnızca 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından yararlanılabileceğini kabul etmiştir.
Bu tarihsel sınır, uygulamada son derece keskin bir ayrım yaratmaktadır. Zira 31.07.2023 tarihinde suç işleyen bir kişi, diğer şartları sağlamak kaydıyla 27. madde kapsamında infaz kolaylığından yararlanabilirken; 01.08.2023 tarihinde aynı fiili işleyen bir kişi, hiçbir şekilde bu haktan faydalanamamaktadır.
Bu durum, ceza hukukunda eşitlik ilkesi ve orantılılık bakımından ciddi eleştirilere konu olmaktadır. Zira fiilin niteliği, mağdur üzerindeki etkisi ve failin kusuru aynı kalmakta; yalnızca takvim yaprağındaki bir gün farkı, özgürlük sonucunu tamamen değiştirmektedir.
27. Madde Af Niteliği Taşır mı?
Uygulamada en sık sorulan sorulardan biri de, 27. maddenin fiilen bir af anlamına gelip gelmediğidir. Hukuki açıdan bu sorunun cevabı nettir: Hayır.
27. madde, klasik anlamda bir af düzenlemesi değildir. Af hâlinde;
- suç ve ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar,
- mahkûmiyet sicilden silinebilir,
- ceza hukukuna ilişkin sonuçlar sona erer.
Oysa 27. madde kapsamında;
- mahkûmiyet kararı geçerliliğini korur,
- ceza sicilde kalır,
- yalnızca infaz rejimi değişir.
Bu nedenle 27. madde, teknik olarak bir infaz düzenlemesi olup, af olarak nitelendirilemez. Ancak sonuçları itibarıyla birçok kişi açısından af benzeri etki doğurduğu da inkâr edilemez.
27. Maddenin Uygulamada Doğurduğu Hukuki Sonuçlar
27. maddenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, cezaevlerinde ve infaz savcılıklarında yoğun bir uygulama süreci başlamıştır. Özellikle denetimli serbestlik sürelerinin yeniden hesaplanması, açık cezaevine ayrılma tarihlerinin öne çekilmesi ve tahliye değerlendirmeleri, infaz hukukunun merkezine yerleşmiştir.
Bu süreçte en çok karşılaşılan sorunlardan biri, her dosyanın otomatik olarak bu maddeden yararlanacağı yönündeki yanlış beklentidir. Oysa 27. madde, herkese otomatik bir tahliye sağlamamakta; yalnızca belirli koşulları taşıyan hükümlüler bakımından infaz hesabının yeniden yapılmasına imkân tanımaktadır.
Ayrıca disiplin cezası bulunan, açık cezaevi şartlarını taşımayan veya kapsam dışı suçlardan mahkûm olan kişiler bakımından 27. maddenin herhangi bir sonuç doğurmadığı da uygulamada sıkça görülmektedir.
27. Madde ve Mağdur Perspektifi
27. maddeye yöneltilen eleştirilerin önemli bir bölümü, mağdurun konumunun yeterince gözetilmemiş olması noktasında yoğunlaşmaktadır. İnfaz rejiminin değiştirilmesi, mağdur açısından çoğu zaman yeniden travmatik bir süreci tetikleyebilmektedir. Zira mağdur, mahkeme tarafından verilen cezanın fiilen uygulanacağını düşünürken, infaz aşamasında cezanın önemli ölçüde hafifletildiğini öğrenmektedir.
Bu durum, ceza adalet sisteminde mağdurun yalnızca yargılama aşamasında değil, infaz sürecinde de dikkate alınması gerektiği yönündeki tartışmaları güçlendirmiştir.
Sonuç: 27. Madde Ne Anlama Geliyor?
11. Yargı Paketi’nin 27. maddesi, ceza infaz sisteminde geçici ama güçlü sonuçlar doğuran bir düzenlemedir. Af değildir; ancak özgürlük üzerinde af benzeri etkiler yaratmaktadır. Suç tarihi esas alınarak yapılan bu düzenleme, uygulamada ciddi eşitsizlik ve adalet tartışmalarını da beraberinde getirmiştir.
maddenin uzun vadede nasıl bir yargısal denetime tabi tutulacağı ve anayasal açıdan nasıl değerlendirileceği, önümüzdeki dönemin en önemli hukuki gündemlerinden biri olmaya devam edecektir.
🔹 İlgili Yazılar
Bir Önceki Makale:
11. Yargı Paketi Hangi Suçları Kapsıyor, Hangilerini Kapsamıyor?
Bir Sonraki Makale:
11. Yargı Paketi Af mı, İnfaz Düzenlemesi mi?
Avukat Gökhan Yağmur Kimdir?
Av. Gökhan Yağmur, İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir avukattır. Uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle birlikte yalnızca dava ve uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda önleyici hukuk danışmanlığı, sözleşme yönetimi ve şirketlere stratejik hukuki destek sunmaktadır.
Ceza yargılamaları, boşanma ve velayet davaları, ticari uyuşmazlıklar ve marka–patent süreçlerinde müvekkillerine etkin savunma ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir. Ayrıca TÜRKPATENT, USPTO ve EUIPO nezdinde marka tescili ve fikri mülkiyet koruması konularında hem yerli hem de yabancı müvekkillere danışmanlık sağlamaktadır. – Turkey Brand Law
Kurucusu olduğu Hukuk Plus, HukukBankasi.net ve diğer dijital projeleriyle hukuk öğrencileri, stajyer avukatlar ve meslektaşlara yönelik özgün bir ekosistem geliştirmiştir. Bu sayede hukuk bilgisinin paylaşımı, güncel içtihatların takibi ve mesleki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Av. Gökhan Yağmur, girişimci vizyonu ile yalnızca klasik avukatlık hizmeti sunmakla kalmayıp; marka yönetimi, e-ticaret hukuku, uluslararası şirket danışmanlığı ve dijital hukuk çözümleri alanlarında da fark yaratan çalışmalara imza atmaktadır.
Daha fazla bilgi için:
📌 www.gokhanyagmur.com
📌 www.gokhanyagmur.com.tr
📞 0542 157 06 34
Yolculuk Süresini Hesaplayın
Yakındaki yerler için seyahat süresini ve yol tariflerini görün

