Yargıtay Kararı İncelemesi: 11. Ceza Dairesi 2026/1081 K.
Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 11. Ceza Dairesi
- Esas No: 2026/242
- Karar No: 2026/1081
- Karar Tarihi: 02.02.2026
Uyuşmazlığın Özeti
ası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
ekçe 1. Sanığın üzerine atılı bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun cezası, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f. maddesinde; "(1) Dolandırıcılık suçunun;…f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle…İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." şeklinde belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun’un "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinin birinci fıkrasında;
Kararın Sonucu
tay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/218 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birli
Uygulamadaki Önemi
Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
11. Ceza Dairesi 2026/242 E. , 2026/1081 K.
"İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/218 E., 2023/20
K.
SUÇ: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ordu
1.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/218 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 2500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, Mahkemenin istinaf talebinin süre yönünden reddine ilişkin 26.07.2023 tarihli ek kararı üzerine 15.05.2023 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.12.2025 tarihli ve 2025/10096 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151006 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151006 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; benzer bir olaya ilişkin Yargıtay
6.
Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/9634 esas, 2021/3097 karar sayılı ilâmında yer alan, "…Sanığın, 30.02.2019 tarihli duruşmada müştekinin zararını karşılamak istediğini beyan etmesi karşısında; mahkemece, aynı celse mahkumiyetine karar verilerek, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre ve imkan verilmeden hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeni ile anılan hususa yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan kabulü..5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmasına…" şeklindeki açıklamalar ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinde yer alan, " (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (Mülga ibare :02/07/2012-6352 S.K./84.md.) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir…(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Sanığın 06.10.2022 tarihli alınan savunmasında oluşan zararı gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.
Sanığın üzerine atılı bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun cezası, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f. maddesinde; "(1) Dolandırıcılık suçunun;…f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle…İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." şeklinde belirlenmiştir.
2.
5237 sayılı Kanun’un "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinin birinci fıkrasında; "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir"; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." hükümleri yer almaktadır.
3.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın, soruşturma aşamasında alınan beyanında ve talimat mahkemesince yapılan 06.10.2022 tarihli sorgusunda katılanın zararını gidermek istediğini bildirmesine, katılanın da 27.10.2022 tarihli celsede alınan beyanında zararının giderilmesini talep etmesine ve hesap numarası duruşma zaptına geçirilmesine rağmen, sanığa usûlüne uygun olarak katılanın hesap numarasının bildirilmesi veya gerekirse Mahkemece uygun bir ödeme yeri belirlenip bu hususta makûl bir süre verilerek katılanın zararını giderme imkanı tanındıktan sonra, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ordu
1.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/218 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.