Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Maddi Tazminat: 4. Hukuk Dairesi 2025/13333 K.
Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 4. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2023/11415
- Karar No: 2025/13333
- Karar Tarihi: 01.10.2025
Uyuşmazlığın Özeti
incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Uyuşmazlık, psikolojik baskı (mobbing) uyguladığı gerekçesiyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıkl
Kararın Sonucu
ebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyl
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
4. Hukuk Dairesi 2023/11415 E. , 2025/13333 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi
3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1327 E., 2023/1151
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Kocaeli
1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/265 K., 2022/260
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kamu görevlisi olan davacının görevi süresinde davalılar tarafından hukuka açıkça aykırı tesis edilen idari işlemler ile davacının emekliliğe sevkini sağlamaya çalıştıklarını, kamu gücünün yetki sınırlarını aşarak sürekli bir şekilde devamlılığının bulunmasının TCK'da düzenlenen eziyet suçunun da göstergesi olmasının yanı sıra ayrıca mobbing olması nedeniyle işbu davayı açtıklarını, bu nedenlerle davalıların kamu görevleri sürecinde kişisel kusurları kapsamında tesis ettikleri idari işlemler neticesinde davacıya uygulanan mobbing nedeniyle davalılar aleyhine 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; …Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemle ilgili ve imzası bulunan şikayete konu idari işlemlerin hiçbirinde art niyet, hukuka muhalif bir tutum veya mobbingin söz konusu olmadığını, belediyede göreve başladığında tek bir belediye personelini dahi tanımadığını, Belediye Kanunu'nda atama yetkisinin belediye başkanına verilmiş bir yetki olduğunu, bahse konu idari işlemlerde hukuka aykırı bir durum olmadığı gibi … Başkanlığı'na görüş sorma yazısı da dahil olmak üzere tüm atama ve görevlendirme işlemlerinin belediye başkanının bilgisi talimatı ve yazılı onayı ile gerçekleştiğini, …'nün usulsüz işlemlerde imzasının bulunduğuna dair iddialarının asılsız ve iftira olduğunu, şahsına yönelik bütün iddiaları reddettiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın ilk itirazlarından olan görev, husumet, zamanaşımı yönünden reddinin gerekli olduğunu, esas yönünden ise davacı tarafın belediyede çalıştığı dönemde tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğundan ve herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığından reddi gerektiğini, yaklaşık olarak 1500 kişiye yakın personeli olan belediyede belediye başkanının herkesi tanıması ve hepsiyle muhatap olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının işe başlarken Kreş Müdürlüğü'ne pedagog olarak atandığını ancak bir süre sonra …
Müdürlüğü'nün kapatıldığını, hizmetin gerekliliği ve ihtiyaç durumuna göre bağlı olduğu müdürlükçe farklı görevlendirmeler yapıldığını, davacının ihtiyaca göre görev tanımına uygun olarak görevlendirmeler yapıldığını, davacının …
Köyü'ne görevlendirildiğinde yanına … isimli erkek personelin görevlendirilmesinin ve bu kişinin davacıyı sözle ve davranışla taciz ettiği iddialarında ise davalının bir kusuru olmadığını, davalılar aleyhine sonuçlanmış bir kararın söz konusu olmadığını, davacı vekilinin dilekçesinin son kısmında bir başka müvekkili adına da suç duyurusunda bulunduğunu ve davalılar hakkında soruşturma izni verilmesi üzerine yargılama yapıldığını ve Kocaeli
6.
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görevi kötüye kullanma suçundan ceza verildiğini, ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesini bağlamayacağını, maddi tazminat şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerle hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının …
Belediyesi'nin siyasi yapısı değiştikten sonra, davalı belediye başkanının göreve başladığı tarihten önce de görev yerinin sık sık değiştirildiğini, davalı belediye başkanının göreve başladığı 2009 yılından sonra da çeşitli tarihlerde diğer davalıların ıslak imzasıyla görev yerinin değiştirildiğini, emeklilik kıstaslarının değiştirildiğini, emeklilik ve sendika değişikliğine zorlandığını, bu şekilde üzerinde mobbing uygulandığını iddia ettiği, davalıların yaptığı iddia edilen eylemleri görev ve yetkilerin kullanılmasına ilişkin olup idari işlem ve eylem niteliğini kaybetmediği, davalıların davacıya yönelik görev ve yetki sınırlarını aşan haksız fiilde bulunduklarının tarif edilmediği, bu durumda davalıların yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle sebep olduğu zararlardan idare sorumlu olduğundan, bu tür zararların giderilmesi amacıyla açılan tazminat davasının idareye husumet yöneltilerek açılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Kocaeli
1.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.05.2022 tarih, 2020/265 Esas ve 2022/260 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar istinaf mahkemesi tarafından mobbinge konu idari eylem ve işlemlerin davalıların kamu görevleri sürecinde kamu görevleri itibariyle tesis edilen işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğunu kabul etse de dosya esasına sunulan deliller ve davalı tarafın tanık anlatımları dikkate alındığında davalıların siyasi görüşleri ile müvekkilinin bağlı bulunduğu sendikanın siyasi görüşlerinin örtüşmemesi neticesinde oluşan kişisel husumet nedeniyle bulundukları kamu görev ve yetkilerini kötüye kullanarak müvekkiline mobing uyguladıklarını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kararın hatalı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, psikolojik baskı (mobbing) uyguladığı gerekçesiyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.