CİMER Başvurusu Sonrası Disiplin Soruşturması Başlar mı?
CİMER başvurusu disiplin soruşturmasına yol açar mı? Hangi şartlarda soruşturma açılır, süreç nasıl işler ve hukuki sınırlar nelerdir?
CİMER’e yapılan şikâyet ve ihbarların önemli bir kısmı, kamu görevlilerinin görevlerini hukuka aykırı şekilde yerine getirdiği iddiasına dayanmaktadır. Bu tür başvurular sonrasında en çok sorulan sorulardan biri de CİMER başvurusu sonrası disiplin soruşturması açılıp açılmayacağıdır. Uygulamada, her CİMER başvurusunun otomatik olarak disiplin soruşturmasına dönüştüğü yönünde yanlış bir kanaat bulunmaktadır.
Bu yazıda, CİMER başvurularının disiplin soruşturmasına dönüşme şartları ve sürecin hukuki çerçevesi ele alınmaktadır.
CİMER Başvurusu Disiplin Soruşturmasını Otomatik Başlatır mı?
Hukuki olarak CİMER başvurusu tek başına disiplin soruşturması başlatmaz. CİMER, idareye ulaşan bir bildirim mekanizmasıdır; disiplin soruşturması ise idarenin kendi değerlendirmesi sonucunda başlatılan ayrı bir süreçtir.
Bu nedenle her şikâyet, doğrudan soruşturma açılması sonucunu doğurmaz.
Disiplin Soruşturması Hangi Hâllerde Başlatılır?
CİMER başvurusu, somut, ciddi ve denetlenebilir iddialar içeriyorsa; idare, bu iddiaları görmezden gelemez. Özellikle görev ihlali, yetki aşımı veya etik dışı davranış iddiaları söz konusuysa, ön inceleme veya disiplin soruşturması başlatılması gündeme gelebilir.
Bu aşamada belirleyici olan, başvurunun içeriğidir; başvurunun yapıldığı mecra değil.
Ön İnceleme ile Disiplin Soruşturması Arasındaki Fark
Uygulamada CİMER başvuruları sonrası genellikle doğrudan disiplin soruşturması değil; ön inceleme yapılır. Ön inceleme, iddiaların disiplin soruşturmasını gerektirip gerektirmediğinin tespiti amacıyla yürütülen hazırlık sürecidir.
Ön inceleme sonucunda, disiplin soruşturması açılmasına gerek olmadığı da kararlaştırılabilir.
Disiplin Soruşturmasının Başlatılması Süreci
Disiplin soruşturması başlatılması hâlinde, ilgili kamu görevlisine isnat edilen fiiller bildirilir ve savunma hakkı tanınır. Bu süreç, mevzuatta öngörülen usul ve süreler çerçevesinde yürütülür.
Disiplin soruşturması, CİMER başvurucusunun talebiyle değil; idarenin resen başlattığı bir süreçtir.
Başvurucunun Disiplin Sürecindeki Konumu
CİMER başvurusu yapan kişi, disiplin soruşturmasının tarafı değildir. Başvurucu, süreci yönlendirme, talimat verme veya sonucu belirleme yetkisine sahip değildir.
Disiplin süreci, idare ile kamu görevlisi arasında yürütülen iç denetim mekanizmasıdır.
Disiplin Soruşturmasının Sonuçları
Disiplin soruşturması sonucunda, isnat edilen fiiller sabit görülürse, ilgili kamu görevlisi hakkında disiplin cezası uygulanabilir. Aksi hâlde soruşturma, ceza verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlanabilir.
Bu sonuç, CİMER başvurucusunun iddialarının doğru veya yanlış olduğuna ilişkin dolaylı bir değerlendirme içerebilir; ancak başvurucu açısından doğrudan bir hak doğurmaz.
Disiplin Soruşturması ile Ceza Soruşturması Ayrımı
Disiplin soruşturması, idari nitelikte bir süreçtir ve ceza soruşturmasından farklıdır. Aynı fiil, hem disiplin hem de ceza soruşturmasına konu olabilir; ancak bu iki süreç birbirinden bağımsızdır.
CİMER başvurusu, her iki sürece de vesile olabilir; ancak otomatik sonuç doğurmaz.
Uygulamada Yapılan Yanlış Varsayımlar
En sık yapılan yanlış varsayım, CİMER’e şikâyet edilen her kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verileceği düşüncesidir. Bir diğer yanlış, başvurucunun disiplin sürecini kontrol edebileceği inancıdır.
Bu varsayımlar, CİMER mekanizmasının hukuki sınırlarıyla bağdaşmaz.
Hukuki Değerlendirme
Sonuç olarak, CİMER başvurusu sonrası disiplin soruşturması, başvurunun içeriğine ve idarenin değerlendirmesine bağlıdır. CİMER, disiplin sürecini başlatan bir emir değil; idareyi bilgilendiren bir araçtır.
Disiplin soruşturması, hukuki usuller çerçevesinde ve idarenin takdiriyle yürütülen bağımsız bir süreçtir.
Önceki makale
İftira Niteliğinde CİMER Başvuruları
Sonraki makale
CİMER Başvurusu Dava Konusu Yapılabilir mi?
Avukat Gökhan Yağmur Kimdir?
Av. Gökhan Yağmur, İstanbul merkezli olarak faaliyet gösteren, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve fikri mülkiyet hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir avukattır. Uzun yıllara dayanan mesleki deneyimiyle birlikte yalnızca dava ve uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda önleyici hukuk danışmanlığı, sözleşme yönetimi ve şirketlere stratejik hukuki destek sunmaktadır.
Ceza yargılamaları, boşanma ve velayet davaları, ticari uyuşmazlıklar ve marka–patent süreçlerinde müvekkillerine etkin savunma ve çözüm odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir. Ayrıca TÜRKPATENT, USPTO ve EUIPO nezdinde marka tescili ve fikri mülkiyet koruması konularında hem yerli hem de yabancı müvekkillere danışmanlık sağlamaktadır. – Turkey Brand Law
Kurucusu olduğu Hukuk Plus, HukukBankasi.net ve diğer dijital projeleriyle hukuk öğrencileri, stajyer avukatlar ve meslektaşlara yönelik özgün bir ekosistem geliştirmiştir. Bu sayede hukuk bilgisinin paylaşımı, güncel içtihatların takibi ve mesleki dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Av. Gökhan Yağmur, girişimci vizyonu ile yalnızca klasik avukatlık hizmeti sunmakla kalmayıp; marka yönetimi, e-ticaret hukuku, uluslararası şirket danışmanlığı ve dijital hukuk çözümleri alanlarında da fark yaratan çalışmalara imza atmaktadır.
Daha fazla bilgi için:
📌 www.gokhanyagmur.com
📌 www.gokhanyagmur.com.tr
📞 0542 157 06 34
Yolculuk Süresini Hesaplayın
Yakındaki yerler için seyahat süresini ve yol tariflerini görün
