Kira Bedelinin Tespiti ve İspatı: 3. Hukuk Dairesi 2025/3201 K.
Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 3. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2024/2991
- Karar No: 2025/3201
- Karar Tarihi: 10.06.2025
Uyuşmazlığın Özeti
lunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, taraflar arasında düzenlenen 01.05.2020 tarihli ek protokolde, 16.10.2010 tarihli kira sözleşmesinde belirlenen kira bedeline indirim uygulanacağının kabul edilmiş olduğu ve indirimin Türk lirası olarak belirlenen kira bedeli esas alınarak yapıldığı, söz konusu protokol hükümlerinden kira bedelinin Türk lirasına çevrilmesi konusunda tarafların mutabakata vardığının anlaşıldığı, davacı kiraya veren tarafından Türk lirası olarak ödenen kira bedellerine karşılık ödemenin yapıldığı ay kira bedeli olduğu açıkça belirtilmek suretiyle faturaların dü…
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
kün olmadığı, dosya içerisinde bulunan ve taraflar arasında mutabakatla imzalanan ek protokolde açıkça salgın hastalık sebebiyle 2020 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları için sözleşme kira bedelinde %10 oranda indirim yapılacağı, buna göre aylık kira bedelinin 55.005,42 TL +KDV olacağının düzenlendiği, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan davacı kiraya verenin imzaladığı ek protokolde, 16.08.2010 tarihli yazılı kira sözleşmesi belirtilerek, davalı/kiracının 2020 yılı Mart ayında ödediği aylık kira bedelini sözleşme bedeli olarak açıkça belirtip kabul etmesi, yapılacak %10 indirimin davalı/kiracının 2020 yılı Mart ayında yaptığı kira ödemesi üzerinden indirip açıkça 55.
Kararın Sonucu
sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2025 tarihinde oy birliğiy
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2024/2991 E. , 2025/3201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi
4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1038 E., 2024/1077
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Bursa
9. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/1302 E., 2022/1782
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 16.08.2010 tarihli kira sözleşmesinde kira bedelinin Euro olarak belirlendiğini, davalı kiracı tarafından 12.10.2018 tarihinde keşide edilen ihtarnamede, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda yapılan değişiklik uyarınca kira bedelinin 57.060,15 TL + KDV olarak esas alındığının bildirildiği, söz konusu ihtarnameyle gönderilen ek protokol müvekkili tarafından imzalanmamış olmasına rağmen davalının haksız bir şekilde kira bedellerini eksik ödemeye başladığını, davalı şirketin yüzde yüz yabancı sermayeli olup Türkiye dışı bir yerleşime sahip olduğu, bu sebeple sözleşmenin döviz cinsinden kararlaştırılmasının herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadığını, müvekkilinin geçmişe dönük kira alacağı olduğunu ileri sürerek; eksik ödenen kira bedellerinin fiili ödeme günündeki döviz kuru üzerinden ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile dava değerini arttrırak 57.234,20 Euro kira bedelinin tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; 13.09.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar kapsamında eklenen 8. madde uyarınca döviz cinsinden kararlaştırılmış sözleşme bedellerinin 30 gün içerisinde Türk Lirası olarak yeniden belirlenmesinin zorunlu hale getirildiğini, emredici kararlar gereğince müvekkili tarafından yasal mevzuata uyularak usulünce kur değeri üzerinden kira bedelinin Türk Lirasına çevrildiğini ve sözleşmeden kaynaklı edimlerin ifa edildiğini, ayrıca kiraya verenin herhangi bir ihtirazi kayıt sunmaksızın kira bedellerini kabul etmiş olmasının dahi taraflar arasında örtülü bir anlaşma iradesinin varlığını gösterdiğini, kaldı ki tarafların 01.04.2020 yürürlük tarihli ek protokol düzenlemiş olup 2020 yılı Nisan- Temmuz aylarına ilişkin aylık kira bedellerinin 55.005,42 TL olarak ödenmesi hususunda mutabakata vardıklarını, 32 sayılı Karar uyarınca Türk Lirasına çevrilen kira bedelinin, istisna kapsamında kaldığı gerekçesiyle yeniden dövize çevrilerek geçmişe dönük bakiye kira talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kiracı şirketin yurt dışında bulunan …
Holdings … . isimli şirketinin Türkiye'deki şubesi/temsilcisi olup en başından itibaren tebliğ kapsamında olmadığı, bu nedenle kiracı şirketin, kiraya veren ile arasında mutabakat olmadan tek başına çektiği ihtarname ile yabancı para üzerinden belirlenen kira bedelini Türk parasına çevirmesinin doğru olmadığı, davalının iddia ettiği gibi kiraya verenin bu duruma itiraz etmeden kira bedellerini kabul etmesinin ve ödenen kira bedellerine dair fatura düzenlemesini zımni kabul olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı, dosya içerisinde bulunan ve taraflar arasında mutabakatla imzalanan ek protokolde açıkça salgın hastalık sebebiyle 2020 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları için sözleşme kira bedelinde %10 oranda indirim yapılacağı, buna göre aylık kira bedelinin 55.005,42 TL +KDV olacağının düzenlendiği, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan davacı kiraya verenin imzaladığı ek protokolde, 16.08.2010 tarihli yazılı kira sözleşmesi belirtilerek, davalı/kiracının 2020 yılı Mart ayında ödediği aylık kira bedelini sözleşme bedeli olarak açıkça belirtip kabul etmesi, yapılacak %10 indirimin davalı/kiracının 2020 yılı Mart ayında yaptığı kira ödemesi üzerinden indirip açıkça 55.005,42 TL+KDV olarak belirtilmesi karşısında, taraflar arasında artık bir anlaşma olduğunun kabulü gerektiği, oldukça açık ve net ifadeler içeren ve her ikiside tacir olan taraflarca imzalanmış bu ek protokol içeriğindeki açık ve net kabule rağmen davacı/kiraya verenin kira bedelinin Türk lirasına çevrilmesi nedeniyle eksik ödenen kira alacakları olduğunun kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kiracı ile müvekkilin imzaladığı sözleşmeye göre, kira sözleşmesinin ana unsuru olan kira bedelinin döviz cinsinden belirlendiğini, davalı şirketin Tebliğ uyarınca müvekkilin rızasını almaksızın kira bedelini tek taraflı olarak Türk lirasına çevirdiğini ve kira ödemelerini bu şekilde yaptığını, dışarıda yerleşik kişi statüsünde olan davalı şirketin, kira sözleşmesinde döviz cinsinden belirlenen kira bedelini ödemesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan ek protokolde kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira bedelinin Türk lirasına çevrileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, söz konusu protokolün, müvekkil şirketin iyi niyeti doğrultusunda davalı şirketin eksik ödediği 2020 Mart ayı kira bedeli üzerinden indirim yapılarak, yalnızca 4 aylık dönemde geçerli olmak üzere kararlaştırıldığını, gerek müvekkil şirketin kestiği faturalar, gerekse pandemi şartlarında iyi niyetle 4 aylık dönem için kabul edilen ek protokol hükümlerinin, müvekkil şirketin kira bedelinin Türk lirasına çevrilmesini kabul ettiği anlamına gelmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, bakiye kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, taraflar arasında düzenlenen 01.05.2020 tarihli ek protokolde, 16.10.2010 tarihli kira sözleşmesinde belirlenen kira bedeline indirim uygulanacağının kabul edilmiş olduğu ve indirimin Türk lirası olarak belirlenen kira bedeli esas alınarak yapıldığı, söz konusu protokol hükümlerinden kira bedelinin Türk lirasına çevrilmesi konusunda tarafların mutabakata vardığının anlaşıldığı, davacı kiraya veren tarafından Türk lirası olarak ödenen kira bedellerine karşılık ödemenin yapıldığı ay kira bedeli olduğu açıkça belirtilmek suretiyle faturaların düzenlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.