Yargıtay Kararları

Kira Borcunda Temerrüt Nedeniyle Tahliye Şartları: 12. Hukuk Dairesi 2025/1434 K.

Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 12. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/203
  • Karar No: 2025/1434
  • Karar Tarihi: 20.02.2025

Uyuşmazlığın Özeti

borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklılar tarafından borçlu hakkında kira sözleşmesine dayalı olarak başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde borçlunun itirazı üzerine alacaklının icra mahkemesine başvurusunda;

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

tirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : B

Kararın Sonucu

çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 10.10.2024 tarih ve 2024/351 E.-2024/423 K.

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

12. Hukuk Dairesi         2025/203 E.  ,  2025/1434 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

59. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklılar tarafından borçlu hakkında kira sözleşmesine dayalı olarak başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde borçlunun itirazı üzerine alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; itirazın kaldırılması ile temerrüt nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, itirazın kaldırılması ile kiralanan taşınmazın tahliyesine karar verildiği, karara karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Takibin, taraflar arasında imzalanmış 01.04.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak, ödenmeyen 2021 yılı Temmuz ayı bakiye kira bedelinin tahsili için 21.558,80 TL asıl alacak üzerinden, "haciz ve tahliye" talepli olarak başlatıldığı, ödeme emrinin 16.07.2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun icra müdürlüğüne sunduğu 22.07.2021 tarihli dilekçe ile kira sözleşmesinde artış maddesi bulunmadığını, kira bedelinin aylık 50.000,00 TL olduğunu ve bu tutarı süresi içinde ödediğini ileri sürerek borca ve ferilerine itiraz ettiği, alacaklıların icra mahkemesine başvurusunda, 01.04.2018 başlangıç tarihli dayanak kira sözleşmesinin borçlu ile aralarındaki 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesinin revize edilmiş hali olduğunu, dayanak sözleşmede düzenlenmeyen hususlarda anılan sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını, takibe konu kira alacağının 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesi ve 01.04.2019 tarihli Ek Protokolde yer alan artırım oranları dikkate alınarak belirlendiğini ve borçlu tarafından yapılan 50.000,00 TL’lik ödemenin mahsubu sonucunda bakiye kalan kira bedelinin tahsilinin talep edildiğini beyan ederek itirazın kaldırılması ve kiralanan taşınmazın tahliyesini talep ettiği görülmüştür.

Takibe dayanak kira sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin, 01.04.2018 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli, aylık net 47.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiği, sözleşmenin 1. maddesinde taraflar arasındaki 15.03.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin revize edilmiş hali olduğu açıklamasına yer verildiği, yine taraflar arasında imzalanan 01.04.2019 tarihli Ek Protokol ile Nisan 2019 tarihinde ÜFE oranına göre belirlenen yeni dönem kira bedelinin 55.789,00 TL olduğu, ancak tarafların anlaşması ile 6 ay boyunca aylık 49.000,00 TL ödeneceği ve Ekim 2019 kira miktarının belirlenmesi için tarafların tekrar bir araya geleceği hususunda anlaşmaya varıldığı görülmüştür.

01.04.2018 tarihli kira sözleşmesinde ve (Ekim 2019 kira dönemi ve sonrasına ilişkin olarak) Ek Protokolde aylık kiranın artırım oranına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, taraflarca, Ek Protokolde düzenlendiği üzere, Ekim 2019 kira dönemi ve sonrasına ilişkin kira bedelinin tespiti için tarafların bir araya gelerek anlaşmaya vardığının ileri sürülmediği anlaşılmıştır.

Diğer yandan, her ne kadar 01.04.2018 tarihli kira sözleşmesinde, bu sözleşme ile 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesinin revize edildiği belirtilmiş ise de 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesinde kira bedelinin yabancı para cinsi (USD) olarak belirlendiği ve artırım oranının da USD para cinsi bakımından söz konusu olan “Bureau Of Labor Statistics tarafından yayınlanan bir önceki yılın aynı ayına ait 'Tüm Kalemler İçin Kentsel Tüketici Fiyat Endeksi' (AlI İtems Consumer Price İndex for all Urban Consumers (CPİ-U)) artış oranı” (ABD Tüketici Fiyat Endeksi) olarak ifade edildiği, 01.04.2018 tarihli sözleşmenin kira bedelinin ise TL olarak belirlendiği görülmüş olup 15.03.2012 tarihli kira sözleşmesinde belirlenen bu artırım oranı, 01.04.2018 tarihli sözleşmedeki kira bedeli için uygulanamaz. O halde mahkemece, yukarıda yazılı nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ :

Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

59.

Hukuk Dairesinin 10.10.2024 tarih ve 2024/351 E.-2024/423 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İstanbul

27.

İcra Hukuk Mahkemesinin 14.06.2022 tarih ve 2021/531 E.

2022/452 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu