Kira Bedelinin İspatında Delil Değerlendirmesi ve Bilirkişi İncelemesi: 3. Hukuk Dairesi 2026/122 K.
Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 3. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/3437
- Karar No: 2026/122
- Karar Tarihi: 14.01.2026
Uyuşmazlığın Özeti
kemece uyulan bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmiş olmasına, bozma ilamının dışında kalarak kesinleşen hususlar hakkında karar verilemeyecek olmasına, kira bedelinin tutarını ispat yükü kiraya verende ödendiğini ispat külfeti davalı kiracıda olmakla kira sözleşmesi ile ispat edilen tutar üzerinden hesaplama yapılmasının yerinde olduğunun ve ödeme olgusunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
mazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmiş olmasına, bozma ilamının dışında kalarak kesinleşen hususlar hakkında karar verilemeyecek olmasına, kira bedelinin tutarını ispat yükü kiraya verende ödendiğini ispat külfeti davalı kiracıda olmakla kira sözleşmesi ile ispat edilen tutar üzerinden hesaplama yapılmasının yerinde olduğunun ve ödeme olgusunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR
Kararın Sonucu
hkemece verilen 16.04.2015 tarihli ilamla; kira alacağının ait olduğu dönemde kira ilişkisinin devam ettiğinin davacılar tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 13.09.2022 tarihli ilamla;
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/3437 E. , 2026/122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/1969 E., 2025/266
K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların maliki olduğu minibüs hattının 27.08.1990 tarihli sözleşme ile davalıya kiraya verildiğini, ödenmeyen 27.09.20 10… .12.2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kira bedellerinin tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacılar ile 24 yıl önce kira sözleşmesi imzaladığını, 2 yıllık sözleşmenin dosyaya sunulan sözleşme olmadığını, kendisinin imzaladığı sözleşmenin farklı bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmeye göre arabayı kiraladıktan sonra kira süresi sonunda davacılara teslim ettiğini, 2 yıldan sonra araba ile bir ilgisi kalmadığını, davacıların arabasında uzun süre şoför olarak çalışan davalının oğlunun işçilik alacakları nedeniyle dava açtığını, bu nedenle davacıların davalı aleyhine takip yaptığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARAR
Mahkemece verilen 16.04.2015 tarihli ilamla; kira alacağının ait olduğu dönemde kira ilişkisinin devam ettiğinin davacılar tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 13.09.2022 tarihli ilamla; davalı tarafından kira ilişkisi kabul edilmekle birlikte dayanılan sözleşmedeki imzanın inkar edildiği, alınan bilirkişi raporunda sözleşme altındaki imzanın davalının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, kira sözleşmesinin sona erdiği ve kiralananın iade edildiğini ispat yükünün davalı kiracıda olduğu kabul edilerek, davacının talepleri değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Mahkeme kararı bozulmuştur.
2.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ödeme yapıldığının davalı tarafından ispat edilemediği, kira sözleşmesinde artış hükmü bulunmaması nedeniyle kira sözleşmesinde belirlenen tutar üzerinden takibe konu dönem bakımından davalının bakiye 67.336,33 TL kira borcu ile 8.208,26 TL faiz borcu hesaplandığı, söz konusu raporun hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibin 67.336,33 TL asıl alacak ve 8.208,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 75.544,59 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın yüzde yirmisi oranına tekabül eden 13.467,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili; kira bedeline itiraz olmadığından kira bedelini ispat yükünün davacılara yüklenmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; kira sözleşmesinin devam edip etmediğini ispat yükü bakımından delillerinin toplanmadığını, sözleşmenin hasılat kirası niteliğinde olduğunu ve devam ettiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, SGK kayıtlarının kayıtlarının minibüste çalışan şoförlerin davacılara karşı açtığı mahkeme kararlarının dosyaya eklenmesi gerektiğini, davacıların yeminle dinlenmesini talep ettiklerini, sözleşmenin süresi sonunda sona erdiğini, 20 yıl sürmeyeceğini, tanıkların dava konusu dönemde davalıyı çalışırken görmediklerini beyan ettiklerini, üçüncü kişilerin davacılara ait minibüste şoförlük yaptığını, sırf şoförlerden birinin davalının oğlu olmasının kira sözleşmesinin devam ettiğine dayanak olamayacağını, oğlunun davalıdan bağımsız olarak hasılatları davacılara gönderdiğini, gönderilen paranın kira bedeli olduğuna dair dayanak bulunmadığını, mesleğin getirdiği örf ve adet gereği sözleşmenin bu kadar uzun sürmeyeceğini, 2 yıl boyunca kira borcu ödenmemesinin ve hiçbir şekilde tahsil edilmeye çalışılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının kira borcu bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmiş olmasına, bozma ilamının dışında kalarak kesinleşen hususlar hakkında karar verilemeyecek olmasına, kira bedelinin tutarını ispat yükü kiraya verende ödendiğini ispat külfeti davalı kiracıda olmakla kira sözleşmesi ile ispat edilen tutar üzerinden hesaplama yapılmasının yerinde olduğunun ve ödeme olgusunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davalıya, mahalinden alınıp davacılara yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,14.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.