Ziynet Alacağı Davasında İspat Yükü ve Manevi Tazminat: 2. Hukuk Dairesi 2026/3769 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/3375
- Karar No: 2026/3769
- Karar Tarihi: 07.04.2026
Uyuşmazlığın Özeti
ÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/557 E., 2024/645 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARA
Kararın Sonucu
lanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı katılma alacağı talebine ilişkindir.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/3375 E. , 2026/3769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi
9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/840 E., 2025/418
K.
DAVA TÜRÜ: Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Samsun
3. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2023/557 E., 2024/645
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI Dava, ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı katılma alacağı talebine ilişkindir. Feragat, 6100 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, feragat beyanının açık, kayıtsız ve şartsız olması zorunlu olup, feragatin kesin ve açık bir irade beyanı ile yapılması gerekmektedir. Yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında da belirtildiği üzere davalının ve davacıların murisi …'ün 06.06.1991 tarihinde evlendikleri, Samsun
1.
Aile Mahkemesinin 2019/833 Esas ve 2019/889 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak 13.01.2020 tarihinde boşandıkları, 21.10.2019 tarihli anlaşmalı boşanma talepli dava dilekçesinin 4. paragrafında ''boşanmamızın doğuracağı mali sonuçlarımızı belirtir bir anlaşma protokolü hazırladık'' şeklinde beyanda bulunulmuş olup, protokolün 1. maddesinde ise, ev eşyalarının taksiminin sorunsuz olarak yapıldığının yazılı olduğu, davalının ve muris …'ün boşanma davasında mahkeme huzurundaki beyanlarıyla mal rejiminden kaynaklanan alacak talebinin olmadığına ilişkin beyanda bulunduğu ve mahkemece ''taraflarca talep edilmediğinden eşya alacağı, nafaka, maddi ve manevi tazminat, ziynet eşyası ve mal rejimine ilişkin alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına'' karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı ile murisin anlaşmalı boşanma davasına konu protokolde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir düzenleme yapmadıkları, davacıların murisi …'ün anlaşmalı boşanma davasının duruşmasında ki beyanının hem gerçek anlamda hakkın özünden ve talep sonucundan vazgeçme niteliğinde olmadığı diğer bir ifade ile feragat iradesinin olmadığı hem de açıklanan iradenin kayıtsız, şartsız ve açık, davayı sona erdiren irade beyanı niteliği taşımadığı gibi boşanma kararının hüküm fıkrasında da mal rejiminden feragat edildiğine dair bir hükmün bulunmadığı anlaşılmakla mal rejiminin tasfiyesi konusunda bir anlaşmaya varılmadığının kabulü ile taraf delillerinin de toplanarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken anlaşmalı boşanma davasında mal rejiminin tasfiye edildiğinden bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle sayın heyetin onama yönündeki kararına katılmıyoruz.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.