Kira Bedelinin İspatında Delil Değerlendirmesi ve Bilirkişi İncelemesi: 3. Hukuk Dairesi 2026/293 K.
Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 3. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/4001
- Karar No: 2026/293
- Karar Tarihi: 21.01.2026
Uyuşmazlığın Özeti
lan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, 01.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesini dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda bakiye yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
kiye kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, 01.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesini dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan
Kararın Sonucu
lerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda bakiye yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle ka
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/4001 E. , 2026/293 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/938 E., 2025/774
K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların murisinin 09.12.2015 tarihinde satın aldığı taşınmazın eski maliki ile davalı arasında 01.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, kiralananın davalı kiracı tarafından 02.04.2019 tarihinde tahliye edildiğini, ödenmeyen bakiye 215.600,00 TL kira bedeli alacağının tahsili için aleyhine başlatılan takibin davalı tarafın haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline, davacılar lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının, kiralananı aleyhine açılan tahliye davası üzerine 02.04.2019 tarihinde tahliye ettiğini, 10.03.2010 tarihli tahliye davasında davacının dayanak alarak kabul ettiği kira sözleşmesinin geçerli olduğunu, takibe dayanak 01.03.2010 tarihli sözleşme geçerli olsa bile daha sonra düzenlenen 10.03.2010 tarihli kira sözleşmesinin önceki tarihli kira sözleşmesini geçersiz hale getirdiğini, eski malike 10.03.2010 tarihli kira sözleşmesine göre ödeme yapıldığını, 01.03.2010 tarihli kira sözleşmesinin boş bırakılarak eski malike verildiğini, hukuken bir geçerliliği bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli kararıyla; tarafların gerçek iradesini yansıtan kira sözleşmesinin 10.03.2010 tarihli kira sözleşmesi olduğu, davacıların 01.03.2010 tarihli kira sözleşmesinden kaynaklı kira ilişkisini ve kira alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2022 tarihli kararıyla; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairenin 21.05.2024 tarihli ilamıyla; davacıların dayandığı 01.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 7.500,00 TL, davalının dayandığı 10.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde ise yıllık kira bedelinin 4.000,00 TL olduğu, her iki kira sözleşmesinin kiralananın eski maliki ile imzalandığı, davacıların kiralananı sözleşme tarihinden sonra iktisap ettikleri, takibe dayanak 01.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin boş olarak imzalanıp önceki malike verildiğinin savunulduğu, boş olarak altı imzalanıp verilen bir belgenin üstünün taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, tanıkla ispat edilemeyeceği, davalı tarafça bu savunmanın yazılı bir belge ile kanıtlanamadığı, kira sözleşmesinin tarafı dahi olmayan dava dışı kişinin ceza yargılamasındaki beyanına itibar edilmeyeceği gibi ceza yargılamasının da beraatle sonuçlandığı ve kesinleştiği, davalının kira sözleşmesinin boş olarak imzalandığı ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu savunmasının kabul edilemeyeceği; ayrıca 10.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, ilk sözleşmenin feshedildiği ya da sona erdirildiği yönünde bir şerh bulunmamasının ve yıllık kira parasının fahiş oranda 90.000,00 TL’den 4.000,00 TL'ye indirilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve kira bedelini belirlemenin dışında bir nedenle muvazaalı düzenlendiğini gösterdiği, taraflar arasında görülen tahliye davasında, davacıların yıllık kira bedelini 4.700,00 TL olarak göstererek harç yatırdığı görülmüş ise de, davacıların kira sözleşmesine taraf olmadıkları, iktisap suretiyle sözleşmenin tarafı haline geldikleri, kira sözleşmelerine daha sonra vakıf olmalarının hayatın olağan akışına uygun olduğu, davalı kiracının düşük bedelli kira sözleşmesine dayanarak tevdi mahalli tayini talep ettiği ve bu sözleşmeye göre karar verildiği, davacıların tahliye davasında, düşük bedelli 10.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesine delil olarak dayanmadıkları, eski malikle yapılan kira sözleşmesinin davalıdan istenilmesi talebinde bulundukları ve davalının dosyaya 10.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesini sunduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğu, bu durumda davacıların 10.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesini kabul ettiklerini sonucu çıkarılamayacağı gibi davalının eski malik hesabına muvazaalı sözleşmede belirlenen düşük kira bedelini ödemesinin de davacılar aleyhine sonuç doğurmayacağı, İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın davacıların dayandığı 01.03.2010 başlangıç tarihli ve aylık 7.500,00 TL bedelli kira sözleşmesi uyarınca çözümlenmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.03.2010 başlangıç tarihli ve aylık 7.500,00 TL bedelli kira sözleşmesi dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda kira alacağının 215.600,00 TL olduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 269/b-son maddesi uyarınca davalının para cezasına mahkum edilmesi koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptali ile takibin 215.600,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarının %20'si oranında (43.120,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; 10.03.2010 tarihli kira sözleşmesinin geçerli olduğunu, ödemelerin eksik düşüldüğünü, Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre geçerli sözleşmenin esas alınması ve borçsuz taraf lehine hüküm kurulması gerektiğini, ödemeleri kanıtlayan banka dekontları ve hesap dökümlerinin 10.03.2010 tarihli sözleşmeye dayalı olarak düzenlenerek dosyaya sunulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, bakiye kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, 01.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesini dikkate alarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda bakiye yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.