Yargıtay Kararları

Kira Bedelinin Tespiti ve İspatı ve Tahliye Tarihinin Belirlenmesi: 3. Hukuk Dairesi 2025/2890 K.

Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 3. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/2416
  • Karar No: 2025/2890
  • Karar Tarihi: 20.05.2025

Uyuşmazlığın Özeti

İNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin (3.5.2) maddesine göre aylık kira bedelinden ayrı olarak aylık kira bedelleri ile hiç bir şekilde ilişkilendirilmeksizin kira süresinin tamamı için ayrıca brüt 1.000.000,00 USD peşin kira bedelinin kiracı tarafından ödeneceği, sözleşmenin (3.2.1) maddesine göre akaryakıt istasyonu ve ticari bina ile bunların bünyesinde yer alan çeşitli bölümleri alt kiraya verilemeyeceği, sözleşmenin (3.8) maddesinde sözleşmenin (3.2.1) maddesine aykırı davranılması durumunda vakfın hiç bir ihtarnameye gerek kalmadan sözleşmeyi feshedebileceği, yine sözleşmenin (3.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Uyuşmazlık, kiralananın erken tahliyesi nedeniyle peşin ödenen kira bedelinden tahliye tarihinden sonraki kısma isabet eden miktarın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde, kiracının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi halinde, peşin ödenen kira bedelinin geri talep edilemeyeceğinin düzenlendiği, davacının sözleşme hükmüyle bağlı olduğu anlaşılmakla, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıkla

Kararın Sonucu

beple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi         2024/2416 E.  ,  2025/2890 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

36. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1557 E., 2024/607

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu

19. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/828 E., 2021/357

K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat … ve davalı vekili Avukat …'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında 01.11.2008 tarihli ve 15 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, 15 yıl süre için ödenecek peşin kira bedeli 1.000.000 USD’nin davalıya ödendiğini, davalı kiraya veren tarafından akde aykırılık nedeniyle açılan tahliye davası sonucunda kira sözleşmesinin mahkeme kararı ile sona erdirildiğini, peşin ödenen kira bedelinden, kullanılmayan süreye tekabül eden 504.474 USD’nin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; kira sözleşmesinin (3.5.2) maddesi göre, davacı tarafından yatırılan tutarın kira bedellerinden tamamen ayrı olarak yatırıldığını ve bu bedelin kira bedelleri ile ilişkilendirilemeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacının, sözleşmenin feshine sebep olması halinde peşin ödenen kira bedeli ile o ana kadar ödenen aylık kira bedellerini vakıftan geri talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, tarafların serbest iradeleri ile oluşturulan sözleşme gereği dava konusu talebin dayanağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında davacı kiracı tarafından, davalı kiraya verene aylık kira bedellerinden ayrı olarak ve aylık kira bedelleri ile ilişkilendirilmeksizin kira süresinin tamamı için ayrıca 1.000.000 USD ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, kendi kusurundan meydana gelen tahliye sonrasında kalan kira bedellerinin ödenmemesi gerektiği yönündeki talebin uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin (3.5.2) maddesine göre aylık kira bedelinden ayrı olarak aylık kira bedelleri ile hiç bir şekilde ilişkilendirilmeksizin kira süresinin tamamı için ayrıca brüt 1.000.000,00 USD peşin kira bedelinin kiracı tarafından ödeneceği, sözleşmenin (3.2.1) maddesine göre akaryakıt istasyonu ve ticari bina ile bunların bünyesinde yer alan çeşitli bölümleri alt kiraya verilemeyeceği, sözleşmenin (3.8) maddesinde sözleşmenin (3.2.1) maddesine aykırı davranılması durumunda vakfın hiç bir ihtarnameye gerek kalmadan sözleşmeyi feshedebileceği, yine sözleşmenin (3.8) maddesinin ikinci paragrafında, sözleşmenin vakıf tarafından bu maddede belirtilen sebeplerle feshedilmesi halinde…

Vakfa peşin ödenen kira bedeli ile o ana kadar ödenen aylık kira bedellerini Vakıf'tan geri talep edemeyeceği hükümlerinin bulunduğu, davacının sözleşmenin (3.2.1) maddesine aykırı davranışından dolayı davalı tarafından tahliye davası açıldığı ve neticesinde tahliye kararı verildiği, işbu karar üzerine davacının taşınmazdan tahliye edildiği, davacının tacir vasfı dikkate alındığında sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, işbu hüküm sebebiyle karşılıksız kalan kira bedellerinin iade edilmeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin sözleşmenin feshine neden olmadığını, mahkeme kararı ile sona erdirildiğini, müvekkili tarafından 15 yıllık sözleşme süresi için peşin olarak ödenen kira bedelinin geçersiz hale gelen süreye isabet eden kısmının, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müvekkilin kusuru olup olmasına bakılmaksızın iadesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kiralananın erken tahliyesi nedeniyle peşin ödenen kira bedelinden tahliye tarihinden sonraki kısma isabet eden miktarın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde, kiracının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi halinde, peşin ödenen kira bedelinin geri talep edilemeyeceğinin düzenlendiği, davacının sözleşme hükmüyle bağlı olduğu anlaşılmakla, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu