Yargıtay Kararları

Kira Uyuşmazlığında Eksik İnceleme ile Hüküm Kurulamayacağı ve Bilirkişi İncelemesi: 3. Hukuk Dairesi 2025/1994 K.

Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 3. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/2567
  • Karar No: 2025/1994
  • Karar Tarihi: 09.04.2025

Uyuşmazlığın Özeti

ayanak yapılan ve hükme esas alınan 03.06.2011 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli sözleşme ile davacıya ait test cihaz ve teçhizatların davalı şirkete kiraya verildiği konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin (8.) maddesinde; davalı kiracı tarafından gerçekleştirilecek testlerin KDV dahil fatura tutarının %22'sinin kira bedeli olarak aylık hesaplanacağı ve takip eden ayın 1’inde nakden ödeneceği, KDV ve stopajın kira bedeline dahil olmadığı, (3.) maddesinin (C) bendinde;

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

e Uyuşmazlık, kira sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 03.06.2011 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli sözleşme ile davacıya ait test cihaz ve teçhizatların davalı şirkete kiraya verildiği konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin (8.) maddesinde; davalı kiracı tarafından gerçekleştirilecek testlerin KDV dahil fatura tutarının %22'sinin kira bedeli olarak aylık hesaplanacağı ve takip eden ayın 1’inde nakden ödeneceği, KDV ve stopajın kira bedeline dahil olmadığı, (3.) maddesinin (C) bendinde; test cihaz ve teçhizatların teslim yerinin davacının ofisi olduğu, ayrıca sözleşme sonunda test cihaz ve teçhizatlarının davalı tarafından Ankara içerisinde bulunan davacının belirlediği adrese teslim edileceği, (11.) maddesinde ise;

Kararın Sonucu

ebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi         2024/2567 E.  ,  2025/1994 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

15. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1419 E., 2024/754

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Ankara

5. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/2314 E., 2022/984

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davaya konu test cihaz ve teçhizatlarını, 03.06.2011 tarihinde imzalanan 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile ürün kirası olarak işletilmek üzere davalıya kiraladığını, kiralanan test cihaz ve teçhizatların sözleşme süresi sona erdiği halde müvekkiline iade edilmediğini, bu nedenle maddi zarara uğradığını, Yargıtay içtihatlarına göre kiralanan teslim edilmediği sürece kiralananın tasarruf yetkisinin hukuken kiracıda bulunduğunun kabulü gerektiğini, bu nedenle davalının, zilyetliğin kiraya verene teslim edildiği tarihe kadar olan kira parasından sorumlu olduğunu ileri sürerek; sözleşmeyle belirlenen sabit bir aylık kira bedeli bulunmaması ve kira bedelinin hasılata dayalı belirlenmiş olması sebebiyle, kiralanan test cihaz ve teçhizatların davalı tarafından fiilen işletildiği aylar esas alınarak belirlenecek aylık kira alacağı miktarının tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL kira alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; dava konusu sözleşmenin 03.06.2016 tarihinde kendiliğinden sona erdiğini, bu tarihten sonra taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından kira hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, sözleşmenin feshiyle birlikte, dava konusu cihazların teslime hazır durumda bulunduğunun bildirilmesine davacı tarafça rağmen davacı tarafça teslim alınmadığını, bu tarihten sonra cihazların kullanılmadığını ve kira sözleşmesine konu cihazların tekniğe uygun ve çalışır durumda kontrolleri yaptırılarak mühürlendiğini, bu hususun Ankara Kalibrasyon Test Ölçüm ve Danışmanlık Dış Ticaret Şirketince de onaylandığını, kullanıma ilişkin tüm kira bedellerinin eksiksiz olarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının zamanında kendisine teslim edilmeyen cihazlar için davalı şirkete 07.09.2016 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, buna karşılık davalı şirketin de 08.06.2015 tarihinde düzenlediği noter ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı olarak tek taraflı fesih edildiğini ve cihazların teslime hazır halde olduğunu bildirildiği, bu halde tarafların karşılıklı olarak sözleşmeyi feshettikleri, sözleşmede aylık kira bedelinin, davalı tarafça gerçekleştirilecek testlerin KDV dahil fatura tutarının %22'si olarak kararlaştırıldığı, bu durumda davacının kira parası alacağı olup olmadığı ve varsa tutarının test faturalarının %22'si üzerinden hesaplanması gerektiği, yapılan bilirkişi incelemesi ile davalının 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin süreleri içerisinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış zorunluluğu bulunan yevmiye defterlerinin de kapanışlarının süreleri içerisinde yapıldığından defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığının tespit edildiği, ancak düzenlenen faturaların hangilerinin dava konusu cihazların kullanımına ilişkin olduğu hususunun faturalar üzerinden tespit edilemediği, faturalar ekinde bulunan belgelerin davacıya ait cihazlara ait olduğunun tespitinin yapılamadığı, bu nedenle davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; sözleşme süresi sona ermesine rağmen dava konusu cihazların teslim edilmeyerek kullanılmaya devam edilmesi suretiyle sözleşmenin zımnen uzatıldığını, cihazların kullanılmasında sabit bir kira ücreti belirlenmediğini, her ay kullanım sonrası alınan ücretin %22'sinin kira bedeli olarak ödenmekte olduğunu, dosya kapsamında alınan raporlarda müvekkiline ait cihazların alıkonulması nedeniyle, davalının ne miktar kira borcu ödemesi gerektiğinin tespit edilemediğini, bu haliyle anılan raporların yeterli bilgi ve yetkileri olmayan bilirkişilerce hazırlanmış olması nedeniyle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, cihazların teslim edilmemiş olması nedeniyle kazanç kaybı yaşandığını, bu nedenle geçmiş yıllarda ödediği kira ortalamasına göre ödenecek kira bedelinin belirlenmesi gerektiğini, zamanında teslim edilmeyen müvekkile ait cihazların kullanılıp kullanılmadığının dahi tespit edilemediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kira sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 03.06.2011 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli sözleşme ile davacıya ait test cihaz ve teçhizatların davalı şirkete kiraya verildiği konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Sözleşmenin (8.) maddesinde; davalı kiracı tarafından gerçekleştirilecek testlerin KDV dahil fatura tutarının %22'sinin kira bedeli olarak aylık hesaplanacağı ve takip eden ayın 1’inde nakden ödeneceği, KDV ve stopajın kira bedeline dahil olmadığı, (3.) maddesinin (C) bendinde; test cihaz ve teçhizatların teslim yerinin davacının ofisi olduğu, ayrıca sözleşme sonunda test cihaz ve teçhizatlarının davalı tarafından Ankara içerisinde bulunan davacının belirlediği adrese teslim edileceği, (11.) maddesinde ise; sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu ve kiracının talebi ile 1 yıl daha uzatılabileceği, kiracının uzatma talebini sözleşmenin bitiminden 30 gün önce yapacağı kararlaştırılmıştır.

Sözleşme ile bağlılık ilkesi gereğince, davalı kiracının sözleşmenin (3.) maddesinin (C) bendi gereğince cihazı ne şekilde teslim almış ise o şekilde davacı kiraya verenin belirlediği adreste iade etmesi gerekmekte olup, davacı tarafça 05.10.2016 tarihinde kiralanan cihaz ve teçhizatların iadesi istemiyle açılan davada, Ankara

5.

Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2016/1876 E., 2020/2291 K. sayılı ilamı ile dava konusu kiralanan eşyaların davacıya teslimine karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise 21.12.2022 tarihinde kesin olarak reddedildiği, bu haliyle kiralanan eşyaların dava tarihi itibariyle henüz davacıya teslim edilmediği hususu tartışmasızdır.

Her ne kadar Derece Mahkemelerince; davacının talebinin hasılat kirasına ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 327. maddesi uyarınca, sözleşmenin süre sonu olan 03.06.2016 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, süre sonu itibariyle kiralananın davalı tarafça kullanım durumunun ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; kira ilişkisinin kurulmasıyla birlikte, kiraya verenin kiralananın kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bıraktığı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği, kira ilişkisinin sonlanmasıyla birlikte kiralananı teslim yükümlülüğünün ise kiracıda olduğu, davalının teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin hükmen kesinleştiği, kiralanan eşyaların kullanılmamış olması halinin kiracının kendi inisiyatifinde olduğu, bu süre içerisinde kiraya verenin kiralanandan yararlanma imkanı bulunmadığı, bu haliyle davacının kira alacağından mahrum bırakılmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunun kabulü gerekir.

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, konunun uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden; dava tarihi itibariyle davacının talep edebileceği kira alacağının, özellikle son ödenen aylık kira bedelleri dahil olmak üzere sözleşme süresi boyunca davacıya ödenen kira bedellerini değerlendiren rapor alınması ve belirlenecek ortalama ve makul bir bedelin, davacının alacağı olarak kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.

İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu