Yargıtay Kararları

Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Tanık Beyanları: 4. Hukuk Dairesi 2024/12923 K.

Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 4. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2022/2898
  • Karar No: 2024/12923
  • Karar Tarihi: 12.12.2024

Uyuşmazlığın Özeti

ncelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere,

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Uyuşmazlık; mobbing nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalının mobbing eyleminin tüm dosya kapsamına göre sabit olduğunun, bu anlamda davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıkla

Kararın Sonucu

beplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

4. Hukuk Dairesi         2022/2898 E.  ,  2024/12923 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi

5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/43 E., 2022/127

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Zile

1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/206 E., 2021/313

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012-2016 yılları arasında Hüseyingazi Ortaokulu'nda sosyal bilgiler öğretmeni olarak görev yaptığını, 2015-2016 eğitim öğretim yılında okul müdürünün yerine vekalet eden davalı tarafından mobbinge maruz kaldığını, aynı dönemde hakkında iki tane haksız soruşturma başlatıldığını, birçok kez diğer öğretmenlerin ve öğrencilerinin huzurunda aşağılandığını, okul nöbetlerinin adil dağıtılmadığını, raporlu olduğu tarihlerde kurs sınıflarına başka öğretmenlerin görevlendirildiğini; davalının, öğretmenlerin olduğu WhatsApp grubunda da eylemlerine devam ettiğini, davalının haksız tutum ve davranışları nedeniyle müvekkilinin okulda fenalaşmasına bağlı hastaneye kaldırıldığını, buna dair iş göremezlik raporunun bulunduğunu, hakkında verilen uyarma cezasının iptali için idare mahkemesinde açılan davanın devam ettiğini, davalı hakkında Savcılığa görevi kötüye kullanmak suçundan suç duyurusunda bulunduklarını, mobbing nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 150.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; bu davanın hizmet kusuru nedeniyle idare mahkemesinde idare aleyhine açılabileceğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, soruşturmaların öğrenci ve veli şikayetleri nedeniyle yapıldığını, davacının okulda sürekli olarak huzursuzluk çıkardığını, öğretmen ve öğrencilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması halinde bu durumun tespit edileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ders vermesi konusunda yetersiz olduğu düşünülse bile davalının, bu durumu davacının ders verdiği öğrencilerinin önünde ifade etmesinin davacıyı küçük düşürücü ve rencide edici bir davranış olduğu, öğretmenlerin bulunduğu WhatsApp gurubunda "burada fazlasın" şeklinde mesaj atması ile diğer öğretmenler önünde de davacının değersizleştirildiği, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davalının, idareciye yakışmayacak şekilde davacıyı her fırsatta küçük düşürdüğü, mobbing uyguladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının mobbing eylemi sabit olmakla beraber; mobbing konusu olayların gelişim şekli, tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam, sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar fazla olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mobbing eylemi sabit kabul edilmesine rağmen hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğunu, caydırıcı olmayıp hakkaniyete de uygun olmadığını, saldırı ile orantılı olarak değerlendirilemeyeceğini, davanın tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sabit olmasına göre tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı hakkında veli ve öğrenci şikayetleri nedeniyle soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin davacıya yönelik haksız bir eyleminin olmadığını, idareci olarak okulda huzuru sağlamakla görevli olduğunu, davacı tanıkları hükme esas alınmakla beraber davalı tanıklarının dikkate alınmadığını, davacıya yönelik kasti bir eyleminin olmadığını, nöbet ve ek ders konuda eşit dağılım yapılmadığına dair iddiaların da ispatlanamadığını, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; mobbing nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalının mobbing eyleminin tüm dosya kapsamına göre sabit olduğunun, bu anlamda davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu