Yargıtay Kararı İncelemesi: 2. Ceza Dairesi 2025/23176 K.
Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Ceza Dairesi
- Esas No: 2025/14871
- Karar No: 2025/23176
- Karar Tarihi: 16.12.2025
Uyuşmazlığın Özeti
asının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
yandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Hükümlü müdafiinin, 13.04.2015 tarihli celsede, müvekkilinin, zararı gidermeye hazır olduğunu belirttiğinin, hükümlünün de müdafiinin beyanlarına katıldığını ifade ettiğinin, bu suretle hükümlünün katılanın zararını gidermek hususunda etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun, ancak mahkemece hükümlüye bu hususta makûl bir süre verilmeksizin, zararı giderip etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına imkân tanınmadan aynı celse hükümlünün hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; gerekirse ödeme yeri belirlenip hükümlüye zararı giderme imkânı tanınarak sonucuna göre hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2.
Kararın Sonucu
tay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2015/100 Esas, 2015/446 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4.
Uygulamadaki Önemi
Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Ceza Dairesi 2025/14871 E. , 2025/23176 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/100 E., 2015/446
K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126324 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinde yer alan, "(1)Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (Mülga ibare :02/07/2012-6352 S.K./84.md.) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir…(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki düzenlemeler ile Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay
6.
Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/9634 esas, 2021/3097 karar sayılı ilâmında yer alan, "…Sanığın, 30.02.2019 tarihli duruşmada müştekinin zararını karşılamak istediğini beyan etmesi karşısında; mahkemece, aynı celse mahkumiyetine karar verilerek, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre ve imkan verilmeden hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeni ile anılan hususa yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan kabulü..5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmasına…" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, 1-Sanığın 13/04/2015 tarihli celsede müdafii huzurunda savunmasının alındığı, sanık müdafinin sanığın zararı gidermeye hazır olduğunu beyan ettiği, sanığın da müdafinin beyanlarına katıldığını ifade ettiği, bu şekilde müştekinin zararını gidermek hususunda etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi gereğince 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun'un 143/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, anılan Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda, neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak 6 yıl 2 ay hapis cezasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Hükümlü müdafiinin, 13.04.2015 tarihli celsede, müvekkilinin, zararı gidermeye hazır olduğunu belirttiğinin, hükümlünün de müdafiinin beyanlarına katıldığını ifade ettiğinin, bu suretle hükümlünün katılanın zararını gidermek hususunda etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun, ancak mahkemece hükümlüye bu hususta makûl bir süre verilmeksizin, zararı giderip etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına imkân tanınmadan aynı celse hükümlünün hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; gerekirse ödeme yeri belirlenip hükümlüye zararı giderme imkânı tanınarak sonucuna göre hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine 6 yıl 2 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy
47.
Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2015/100 Esas, 2015/446 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre verilecek hükümde, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır cezaya hükmolunamayacağı da gözetilerek gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.