Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi ve Tanık Beyanları: 9. Hukuk Dairesi 2025/6609 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/1211
  • Karar No: 2025/6609
  • Karar Tarihi: 18.09.2025

Uyuşmazlığın Özeti

iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

şmazlık, husumet, davacının kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı, alacakların hesaplanması, faiz, vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre tarafların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kuveyt 2010 tarihli ve 6 sayılı Özel Sektör İş Kanunu'nun (Kuveyt İş Kanunu) 55.

Kararın Sonucu

myiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi         2025/1211 E.  ,  2025/6609 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi

33. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2645 E., 2024/2607

K.

DAVA TARİHİ: 16.09.2020

İLK DERECE

MAHKEMESİ:

52. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/512 E., 2024/186

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının gerçekleştirdiği … Uluslararası Havalimanı inşaatında mekanik torna ustası olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 750,00 KWD+barınma+3 öğün yemek olduğunu, ayda 360 saat çalıştırılan davacıya hak ettiği fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izinlerinin ödenmediğini, davalı Nisan 2020’den itibaren işçilere yeterli öğün, kalite ve nicelikte yemek de temin edemez hâle gelince şantiyede ölümcül salgının yanı sıra beslenememe sorunu da yaşandığını ve işçilerin mecburen kendilerinden istenen her imzayı/el yazısını vererek uçağa binebildiklerini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde bir çalışmasının bulunmadığını, müvekkili Şirket ile davacıyla arasında iş sözleşmesi bulunan … Şirketi arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, uyuşmazlığın Kuveyt Kanunlarına göre Kuveyt’te çözümlenmesi gerektiğini, davacının çelik konstrüksiyoncu olarak 515,00 KWD ücret ile çalıştığını, fazla çalışılan saatlere ilişkin ücretlerin de bordrolarda gösterilerek zamlı olarak işçilere ödendiğini, her işçiye mutlaka haftada bir gün izin kullandırıldığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının torna ustası olarak çalıştığı, son ücretinin net 515,00 KWD olduğu, işveren tarafından barınma ve 3 öğün yemek yardımı sağlandığı, davalı Şirketin davacının alacaklarından sorumluluğunun bulunduğu, iş sözleşmesinin davacı tarafından şantiyede salgın olması, yabancı ülkede tedavi imkânlarının zorluğu sebebiyle feshedildiği, yıllık ücretli izin karşılığının ödendiği, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre kabulü gerektiği, Yargıtayın içtihat değişikliği nedeni ile yıllık ücretli izin alacağı talebi hariç reddedilen alacak kısmının hakkaniyet gereği yargılama gideri ile vekâlet ücreti hesabında davacı aleyhine değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.

Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;

a. İndirim uygulanmaması gerektiğini, b. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hatalı hesaplandığını, c. Davacın hafta tatili ücreti alacağının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.

2.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, b. Davalı Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, c. Davacının işçilik alacaklarının ödendiğini ve herhangi bir alacağının bulunmadığını, d. Alacakların faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, e. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, husumet, davacının kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı, alacakların hesaplanması, faiz, vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir.

1.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre tarafların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.

Kuveyt 2010 tarihli ve 6 sayılı Özel Sektör İş Kanunu'nun (Kuveyt İş Kanunu) 55. maddesine göre "Ücret, işçiye temel ücret olarak veya çalışması ve iş sözleşmesi veya işverenin yönergesinde belirtilen unsurların tamamı kapsamında ilave olarak ödenen veya ödenmesi gereken miktar demektir.

2000 tarihli ve 19 sayılı Kanun uyarınca kararlaştırılan sosyal yardımlar ve çocuk yardımları saklı kalmak kaydıyla yardımlar, ikramiyeler, bedeller, ödentiler, bağışlar veya nakdi ödemeler gibi periyodik olarak işçiye yapılan tüm ödemeler ücret hesabına girer. İşçinin ücreti net kazançtan pay miktarı olarak belirlenmiş ve işyeri hiç kazanç sağlayamamış veya gerçekten çok düşük kar etmişse, işçinin payının yaptığı iş ile orantısız olması halinde, işçi için emsal veya mesleki geleneklere göre ya da adaleti sağlayacak şekilde bir ücret belirlenir." Sözü edilen Kanun'un 56. maddesine göre "Ücret aşağıdaki hususlar gözetilerek iş günlerinden birinde ve tedavüldeki para cinsinden ödenir: a- Aylık ücret alması belirlenen işçilere ücretleri, her ay en az bir kere ödenir. b- Diğer işçilerin ücretleri, en az iki haftada bir kez ödenir. Ücretin ödenmesi hak edildiği günden itibaren yedi günden fazla geciktirilemez."

Kuveyt İş Kanunu'nun hafta tatilini düzenleyen 67. maddesi ise şöyledir:

" İşçi, her 6 iş gününün sonunda aralıksız 24 saat olarak belirlenen ücretli hafta tatilini hak eder. İşle ilgili koşulların gerektirdiği zorunlu durumlarda işveren hafta tatilinde işçiyi çalıştırabilir. İşçiye asıl ücretine ilave olarak en az % 50 oranında fazla ücret ödenir ve tatil günü başka bir gün ile telafi edilir. Önceki fıkra hükmü işçinin günlük ücret ve izin hakkının hesaplanmasında ihlal edilemez. Bu hakkın hesaplanması, aldığı maaşı ücretli tatil günü olmasına rağmen hafta tatili günleri dışındaki fiili çalışma günlerinin sayısına bölünerek yapılacaktır." Aynı Kanun'un ulusal bayram ve genel tatil ücretini düzenleyen 68/2 hükmü ise şu şekildedir: "İş koşulları bugünlerden birinde işçinin çalışmasını gerektirirse, işçi çift ücret ve bir gün tatil hakkı elde eder." Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen Kuveyt İş Kanunu ile mülga 1964 tarihli Kuveyt İş Kanunu'ndan farklı olarak hafta tatilinin ücretli olduğu, hafta tatilinin ücretli olmasının işçinin günlük ücret belirlemesini etkilemeyeceği, günlük ücretin hafta tatili günleri dışındaki fiilî çalışma günlerinin sayısına bölünerek bulunacağı, yine önceki Kanun'dan farklı olarak hafta tatilinde ya da ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması hâlinde 1 gün telafi izni verileceği düzenlenmiştir. Belirtilen düzenlemelere göre uyuşmazlıkların çözümünde öncelikle işçilerin aylık sabit ücretle mi yoksa günlük ücretle mi çalıştıkları hususunun belirlenmesi önem arz etmektedir. Kuveyt İş Kanunu'nun 56/1-(a) hükmüne göre aylık ücretle çalışan işçi; çalışmasa da hak kazandığı 1 günlük ücretini aylık ücreti içinde almış olduğundan hafta tatilinde çalıştığında, sadece günlük ücretinin %50'si (0,5) oranında ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete; ulusal bayram ve genel tatil günü çalıştığında ise ayrıca 1 günlük ücrete ve kullandırılmadığında telafi izninin karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır. Günlük ücretle çalışan işçiye ise sadece yaptığı çalışmanın ücreti ödenmekte olup bu işçi hafta tatili gününde çalıştığında; çalışma karşılığı 1 günlük ücrete+günlük ücretinin %50'si (0,5) ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete; ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığında ise çalışma karşılığı 1 günlük ücrete+ayrıca 1 günlük zamlı ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır. Diğer yandan Kuveyt İş Kanunu'nda mevcut düzenlemeler ışığında, aylık ücretle çalışan işçilerin günlük ücretinin aylık ücretin 26'ya bölünmesi suretiyle bulunması gerekir. Bu noktada işçinin fiilî çalışma günlerinin tespitinin ancak imzalı puantaj kaydı gibi bir belge ile mümkün olabileceği gözetilerek imzasız olarak sunulan "…" başlıklı belgede bulunan çalışma günlerinin işveren lehine değerlendirme yapılarak hesaplamada dikkate alınamayacağının göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde davacının aylık 750,00 KWD ücret ile haftanın 7 günü hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde izin kullanmadan çalıştığını, karşılığının ödenmediğini ileri sürmüş; davalı cevap dilekçesinde davacının 515,00 KWD ücret ile çalıştığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını savunmuştur.

Dosya kapsamına göre davacı, aylık sabit 515,00 KWD ücretle çalışmıştır.

Davalı, davacıya çalıştığı hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günleri için telafi izni kullandırdığını savunmadığı gibi dosya kapsamında davacıya telafi izni kullandırıldığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır.

Bu belirlemelere göre davacı işçiye çalışmasa da hak kazandığı hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, aylık ücreti içinde ödenmiş olduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tanık beyanlarına göre ayda 4 hafta tatilinde, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının tespiti ile hafta tatili ücreti alacağının günlük ücretinin 1,5 katı; ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ise günlük ücretinin 2 katı üzerinden hesaplanması yerindedir.

Ancak davacının günlük ücretinin, aylık ücretinin 26'ya bölünmesi suretiyle tespit edilmesi, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bu ücret dikkate alınarak hesaplanması gerekirken aylık ücretin 30'a bölünmesi ile bulunan günlük ücretin hesaplamalara esas alındığı anlaşılmış olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.

3.

Dosyaya davalı tarafından sunulan "…" başlıklı belge incelendiğinde; belgenin imzasız olduğu, belgede her ay davacıya ödenen ücret tutarı ile "Fazla mesai tutarı", "Hafta tatili mesai tutarı", "Bayram tatili tutarı" başlığı altında ayrı ayrı tahakkukların bulunduğu görülmektedir.

Ayrıca işverence ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece bu belge ve banka kayıtları ile ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunulmamış olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu hususta bir inceleme yapılmamıştır.

Sözü edilen belge işçi tarafından imzalanmış olmadığından fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının banka kayıtları ile karşılaştırılması, tahakkukların bankadan ödendiğinin tespit edilmesi hâlinde davacı tanık beyanları doğrultusunda her ay için hesaplanan alacak miktarından, yine her ay için uygun oranda indirim yapıldıktan sonra hesaplanan ay için "…" belgesinde bulunan tahakkuklar indirim yapılarak bulunan tutardan fazla ise o ay için ilgili alacak miktarı hesaplamadan dışlanarak, indirim yapılan tutardan daha az ise o ay için tahakkuk edilen miktar mahsup edilerek sonuca gidilmelidir.

Bu itibarla Mahkemece yapılacak iş, davacının alacaklarının yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacağı denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alarak davacının alacakları hakkında karar vermektir. Yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu