Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi: 10. Ceza Dairesi 2026/591 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 10. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2024/6889
  • Karar No: 2026/591
  • Karar Tarihi: 20.01.2026

Uyuşmazlığın Özeti

ası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB – 2024/62241 sayılı kanun

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

anığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/12/2019 tarihli ve 2019/2358 esas, 2019/9251 karar sayılı ilamında ''…

Kararın Sonucu

ıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2016/451 Esas, 2017/18 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birl

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

10. Ceza Dairesi         2024/6889 E.  ,  2026/591 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/451 E., 2017/18

K.

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma Kabule göre; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde

bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Adana

4.

Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 20.01.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2019/20866 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB – 2024/62241 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB – 2024/62241 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 15/10/2016 tarihinde sanıktan ele geçen eroin maddesini ticari amaçla sattığından bahisle soruşturma başlatıldığı, ayrıca şüphelinin uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi ve idrarında uyuşturucu maddeye rastlanması üzerine bu suç yönünden de soruşturma evrakının tefrik edilerek uyuşturucu madde bulundurma suçundan da soruşturma açıldığı, Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2016 tarihli ve 2016/78555 soruşturma, 2016/1647 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, İncelemeye konu uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonucunda ise Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2016 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, Adana

4.

Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2017 tarihli ve 2016/451 esas, 2017/18 sayılı kararı ile “sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı, değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı” gerekçesiyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de,

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay

10.

Ceza Dairesinin 27/12/2019 tarihli ve 2019/2358 esas, 2019/9251 karar sayılı ilamında ''…sanığın ele geçirilen uyuşturucu maddeyi temin ettiğine dair kesin ve yeterli delil bulunmadığı, Mahkemece ulaşılan kanaatin de bu yönde olduğu, bu nedenle uyuşturucu madde ticareti suçunun oluşmadığı ve sanığın kendi üzerinde çıkan esrara ilişkin olarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi bakımından zaten ayrı bir soruşturma yürütülüp kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş olduğu gözetilerek, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden Mahkemenin takdirine göre delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, değişen suç

vasfına göre sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup, … 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA'' şeklinde belirtildiği üzere, Somut olayda, sanık hakkında 15/10/2016 tarihinde işlemiş olduğu aynı eylem nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2016 tarihli ve 2016/78555 soruşturma, 2016/1647 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden Mahkemenin takdirine göre delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, değişen suç vasfına göre sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 15.10.2016 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2016 tarihli ve 2016/67746 (28) Soruşturma, 2016/26305 Esas, 2016/2568 sayılı iddianamesi ile Adana

4.

Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

B. Yapılan yargılama sonucunda, Adana

4.

Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.01.2017 tarihli ve 2016/451 Esas, 2017/18 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır. C. Tefrik kararı verilerek kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmanın … numaraya kaydedildiği ve sanık hakkında, 15.10.2016 tarihli eylem nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/78555 sayılı dosyası üzerinden ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılarak, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2016 tarihli ve 2016/78555 (28) Soruşturma, 2016/1647 Karar sayılı, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesi ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanması kararının verildiği, sanığın, 09.10.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2018 tarihli ve 2016/78555 (28) Soruşturma, 2018/807 Esas, 2018/633 sayılı iddianamesi ile Adana

18.

Asliye Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı, davanın 2018/22 Esasa kaydedildiği, sanığın 06.11.20 17… .11.2017 tarihli aynı nev'i suçları nedeniyle açılan kamu davalarının da Adana

18.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/22 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda, Adana

18.

Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2018/22 Esas, 2019/1027 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK’nın 191/1, 43/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, Adana Bölge Adliye Mahkemesi

5.

Ceza Dairesinin 01.12.2021 tarihli ve 2020/227 Esas, 2021/1629 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bu haliyle; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davasının açıldığı tarihte ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden soruşturmasının devam ettiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan yapılan yargılama sonucunda, bu suç bakımından mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı kanaatine ulaşılması durumunda beraat kararı verilmesi gerektiği, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulamayacağı, zira sanığın aynı eylemine ilişkin olarak "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu bakımından ayrı bir soruşturma süreci yürütülerek kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve erteleme kararının ihlali nedeniyle kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu anlaşıldığından, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu bakımından açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Adana

4.

Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2016/451 Esas, 2017/18 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu