Yargıtay Kararları

Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Sosyal İnceleme Raporu: 2. Hukuk Dairesi 2026/161 K.

Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/5535
  • Karar No: 2026/161
  • Karar Tarihi: 13.01.2026

Uyuşmazlığın Özeti

RÜ : Boşanma – Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/318 E., 2022/861 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları ile kabul edilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında kadının çalışmadığı, geçimini aile desteğiyle sağladığı, kira ödediği, adına kayıtlı bir aracın bulunduğu, erkeğin kendisine ait tırı olduğu ve tır şoförü olarak çalıştığı, adına kayıtlı iki adet araç ve taşınmaz bulunduğu, kredi ve Bağkur borcunun bulunduğu tespit edilmiştir.

Kararın Sonucu

an sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı erkek yararına yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, 3.

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2025/5535 E.  ,  2026/161 K.

"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi

2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1216 E., 2025/1226

K.

DAVA TÜRÜ: Boşanma – Ziynet Alacağı

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Osmaniye

1. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2021/318 E., 2022/861

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları ile kabul edilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir.

İlk Derece Mahkemesince yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında kadının çalışmadığı, geçimini aile desteğiyle sağladığı, kira ödediği, adına kayıtlı bir aracın bulunduğu, erkeğin kendisine ait tırı olduğu ve tır şoförü olarak çalıştığı, adına kayıtlı iki adet araç ve taşınmaz bulunduğu, kredi ve Bağkur borcunun bulunduğu tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında kadının boşanma ile yoksulluğa düşeceği kabul edilerek kadın lehine aylık 600,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin yoksuluk nafakası yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkemece tarafların dosya içerisindeki sosyal ekonomik durumları değerlendirilerek kadının yoksulluk nafakası isteminin kısmen kabulüne hükmedilmiş ise de; davalı erkeğin temyiz dilekçesi ile kadının … isimli kuaför dükkanını işlettiği iddiası, tanık A.K.'nın, kadının Osmaniye/Merkez'de … isimli kuaförü işlettiğine dair beyanı ve kadının sosyal inceleme raporunda kuaför işlettiğine dair beyanı karşısında Mahkemece yeniden usulünce sosyal ve ekonomik durumlarının SGK kayıtları da dikkate alınarak etraflıca araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı erkek yararına yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA,

3.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu