Boşanma Davasında Yargıtay Değerlendirmesi: 2. Hukuk Dairesi 2026/1908 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/10442
- Karar No: 2026/1908
- Karar Tarihi: 19.02.2026
Uyuşmazlığın Özeti
n yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacılar babaanne ve dede, torunları 12.02.2012 doğumlu … ile aralarında kişisel ilişki düzenlenmesini talep etmiş, Mahkemece "…
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
nin mümkün olmadığı, davacılar tarafından başkaca olağanüstü halin varlığının da kanıtlanamadığı, şu halde üçüncü kişi konumunda olan davacılar ile çocuk arasında 4721 sayılı Kanun'un 325 inci maddesi uyarınca kişisel ilişki kurulmasının yasal koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, davanın reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. KA
Kararın Sonucu
ıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy bi
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/10442 E. , 2026/1908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi
2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/… E., 2025/2480
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacılar babaanne ve dede, torunları 12.02.2012 doğumlu … ile aralarında kişisel ilişki düzenlenmesini talep etmiş, Mahkemece "…küçüğün babası yurt dışında yaşadığı, yeniden evlendiği, velayet hakkı bulunan davalı annenin, boşanma sürecinden sonra küçük … ile birlikte yaşamaya başladıkları, ardından 2020 yılı Kasım ayı içerisinde ikinci evliliğini yaptığı, dava dışı baba …'in ise yurt dışında çalışmakta olması ve ikinci evliliğini yapması sebebiyle Türkiye'ye sık sık gelmediği, bu sebeple davacıların, torunları … ile kişisel ilişki kurulamadığından artık olağanüstü hal koşulunun oluşmuş olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı anne vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilmiş, karar davalı anne vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 325 inci maddesi “Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; boşanma kararı ile velayeti anneye verilen 2012 doğumlu … ile davacıların oğlu olan dava dışı baba … arasında kişisel ilişki düzenlendiği, kişisel ilişkinin yeterli düzeyde olduğu, davacılar babaanne ve dedenin, babaya tanınan kişisel ilişki süresi içerisinde torunlarını görme, aile bağlarını koruma ve geliştirme imkanına sahip oldukları, babanın yurt dışında yaşıyor olmasının kanunun aradığı olağanüstü hal kapsamında değerlendirmesinin mümkün olmadığı, davacılar tarafından başkaca olağanüstü halin varlığının da kanıtlanamadığı, şu halde üçüncü kişi konumunda olan davacılar ile çocuk arasında 4721 sayılı Kanun'un 325 inci maddesi uyarınca kişisel ilişki kurulmasının yasal koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, davanın reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.