Yargıtay Kararları

Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Ağır Kusur: 10. Hukuk Dairesi 2025/4925 K.

Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 10. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/4466
  • Karar No: 2025/4925
  • Karar Tarihi: 25.03.2025

Uyuşmazlığın Özeti

ı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi müteveffanın davalı iş yerinde çalışırken, son zamanlarda işyerinde bir takım sorunlar yaşadığını, zaman zaman işyerinde psikolojik baskıya, değişen komutanı tarafından olumsuz davranışlara maruz kaldığını, kendisine mobbing uygulandığını ve bu durumun kendisini yıprattığını defalarca davacı eşine anlattığını, maddi sıkıntılar da yaşayan … … …'in iş veren tarafından, iş yerinde meydana gelen ve hiçbir kusurunun olmağı iş kazası sebebiyle zarar ödemek zorunda bırakıldığını, fazla mesaiye kalarak ve bu borcu kapatmak durumunda kaldığını, bu durumun … …’un psikolojisini tamamıyla bozduğunu ve … …

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

lmadığının da bilirkişilerce sorgulanmadığını, rutin olarak risk değerlendirilmesi yapılmamasının işverenin ağır kusurunu oluşturduğunu, bu durum göz ardı edilerek verilmiş olan kararın kabulünün mümkün olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurulmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkeme karar başlığında davalı olarak " … Merkezi Komutanlığı … " olarak gösterildiği ancak iş bu davalının ayrı tüzel kişiliği olmadığı davaya cevap dilekçesinin …

Kararın Sonucu

lerle, 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığı kısmında davalı olarak yer alan; "… " ibaresinin silinerek yerine "…

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

10. Hukuk Dairesi         2024/4466 E.  ,  2025/4925 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi

11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/14 E., 2024/449

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ:

5. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/430 E., 2021/352

K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi müteveffanın davalı iş yerinde çalışırken, son zamanlarda işyerinde bir takım sorunlar yaşadığını, zaman zaman işyerinde psikolojik baskıya, değişen komutanı tarafından olumsuz davranışlara maruz kaldığını, kendisine mobbing uygulandığını ve bu durumun kendisini yıprattığını defalarca davacı eşine anlattığını, maddi sıkıntılar da yaşayan … … …'in iş veren tarafından, iş yerinde meydana gelen ve hiçbir kusurunun olmağı iş kazası sebebiyle zarar ödemek zorunda bırakıldığını, fazla mesaiye kalarak ve bu borcu kapatmak durumunda kaldığını, bu durumun … …’un psikolojisini tamamıyla bozduğunu ve … …'un bu yüklerin altında daha fazla dayanamayarak 25.04.2018 tarihinde işyerinde hayatına son verdiğini, davaya konu olay nedeniyle davacının eşinin maddi-manevi desteğinden mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; … ile işe başlayan diğer personelin iş yerinde herhangi bir problem olmadan çalışmaya devam ettiğini, çalışma arkadaşlarından alınan bilgi alma tutanaklarından, müteveffanın özel yaşantısına dikkat etmediği, yüklü miktarda banka ve kişilere borçlu olduğu, bahsedilen amirleri tarafından herhangi bir psikolojik baskıya ve mobbinge maruz kalmadığı yönünde olduğunu, iş yerinde kurulduğu tarih olan 26.07.2007 tarihinden beri fazla mesai yapılmadığını, müteveffanın ölümü ile iş kazası bağlantısı kurulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Dosya kapsamı ve yapılan yargılama karşısında, üç kişilik iş güvenliği uzmanı heyetinden alınan kusur raporunda … işçinin % 100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, 21.06.2021 tarihli kusur raporunun olaya uygun, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından, davalı Kurumun davaya konu olayın yaşanmasında herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine…" şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; " Davacı tarafça müteveffanın davalı iş yerinde çalışırken, son zamanlarda işyerinde bir takım sorunlar yaşadığını, zaman zaman iş yerinde psikolojik baskıya, değişen komutanı tarafından olumsuz davranışlara maruz kaldığını, … bu durumun … …’un psikolojisini tamamıyla bozduğunu ve … …'un bu yüklerin altında daha fazla dayanamayarak 25.04.2018 tarihinde işyerinde hayatına son verdiği iddia edilerek tazminat isteminde bulunulmuş ise de alınan kusur raporunda intihar eyleminde davalıya kusur atfedilmediği; ölen işçinin geride bıraktığı mektupta yazdıkları, tanıkların beyanları ve dosyadaki bilgi ve belgeler nazara alındığında raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporların hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını, daha önce de belirtildiği gibi raporun büyük çoğunluğunun davalı dilekçesinin kopyalanıp yapıştırılmasıyla oluştuğunu ve müvekkilinin psikolojik durumunun tespiti niteliğinde olup ısrarlı taleplerine rağmen işyerinin intiharın önlenmesi için gerekli önlemleri alıp almadığı hususunda tespit içermediğini, -Davalı işverenin alması gereken güvenlik önlemlerini almamış olması, -İşverenin otoritesi ve sorumluluğu altında çalıştırdığı sigortalının güvenliği beden ve ruh sağlığı için gerekli tedbirleri almak yükümlülüğü olduğunu, -İşverenlikçe alınabilecek önlemlerle işyerinde meydana gelebilecek bir intihar olayının önüne geçilebilmesinin mümkün olup olmadığının açığa çıkarılması gerektiğini ki bu hususta da tespit olmadığını, ayrıca bu kadar disiplinli ve hayati önem taşıyan çalışmanın yapıldığı iş yerinde özellikle intihar konusunda risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığının da bilirkişilerce sorgulanmadığını, rutin olarak risk değerlendirilmesi yapılmamasının işverenin ağır kusurunu oluşturduğunu, bu durum göz ardı edilerek verilmiş olan kararın kabulünün mümkün olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurulmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkeme karar başlığında davalı olarak " … Merkezi Komutanlığı … " olarak gösterildiği ancak iş bu davalının ayrı tüzel kişiliği olmadığı davaya cevap dilekçesinin …Bakanlığı tarafından verildiği ve takip edildiği, karar başlığında …Bakanlığı yerine … … Merkezi Komutanlığı … davalı olarak yer alması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığı kısmında davalı olarak yer alan;

"… " ibaresinin silinerek yerine "…Bakanlığı" ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu