Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi: 10. Ceza Dairesi 2025/14483 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 10. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2024/6888
  • Karar No: 2025/14483
  • Karar Tarihi: 30.12.2025

Uyuşmazlığın Özeti

ası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB – 2024/58527 sayılı kanun

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine ve anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/12/2019 tarihli ve 2019/2358 esas, 2019/9251 karar sayılı ilamında ''…

Kararın Sonucu

gıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2021/347 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy bir

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

10. Ceza Dairesi         2024/6888 E.  ,  2025/14483 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/347 E., 2022/442

K.

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma

İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kocaeli

7.

Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 07.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/3924 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB – 2024/58527 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB – 2024/58527 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın 08/10/2020 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinden bahisle Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2021 tarihli ve 2021/4646 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu gerekçesiyle Kocaeli

7.

Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine ve anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de,

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay

10.

Ceza Dairesinin 27/12/2019 tarihli ve 2019/2358 esas, 2019/9251 karar sayılı ilamında ''…sanığın ele geçirilen uyuşturucu maddeyi temin ettiğine dair kesin ve yeterli delil bulunmadığı, Mahkemece ulaşılan kanaatin de bu yönde olduğu, bu nedenle uyuşturucu madde ticareti suçunun oluşmadığı ve sanığın kendi üzerinde çıkan esrara ilişkin olarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi bakımından zaten ayrı bir soruşturma yürütülüp kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş olduğu gözetilerek, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden Mahkemenin takdirine göre delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, değişen suç vasfına göre sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup, …

5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA'' şeklinde açıklamaya yer verildiği,

Somut incelemeye konu dosyalar incelendiğinde, 08/10/2020 tarihli aynı eylem nedeniyle sanık hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/23743 sayılı dosyası üzerinden ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan soruşturma başlatılarak, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2020 tarihli ve 2020/23743 soruşturma, 2020/1407 sayılı kararı ile hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığından bahisle yapılan ihbar üzerine açılan kamu davasının Kocaeli

3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/606 esas sayılı dosyasında kayden derdest olduğu, incelemeye konu dosya hakkında düzenlenen iddianame tarihinde sanık hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/12/2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararın kesinleştiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/03/2022 tarihli ve 2019/10-8, 2022/195 sayılı ilâmında açıklandığı üzere, soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceğinden sanığın diğer eylemlerine konu davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin ileri sürülemeyeceği cihetle, bu haliyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kamu davasının açıldığı tarihte ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde suçu yönünden soruşturmasının devam ettiğinin anlaşılması karşısında, mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 08.10.2020 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2021 tarihli ve 2021/4646 Soruşturma, 2021/7320 Esas, 2021/1218 sayılı iddianamesi ile Kocaeli

7.

Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

B. Yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli

7.

Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.11.2022 tarihli ve 2021/347 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır. C. Sanık hakkında, 08.10.2020 tarihli eylem nedeniyle Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/23743 sayılı dosyası üzerinden ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılarak, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2020 tarihli ve 2020/23743 Soruşturma, 2020/1407 Karar sayılı, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesi ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanması kararının verildiği, sanığın, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ve 25.08.2022 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2023 tarihli ve 2020/23743 Soruşturma, 2023/8288 Esas, 2023/5539 sayılı iddianamesi ile Kocaeli

3.Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının 2023/606 Esas sayılı dava ile derdest olduğu anlaşıldığından; soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceğinden sanığın diğer eylemlerine konu davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin ileri sürülemeyeceği, bu haliyle sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kamu davasının açıldığı tarihte ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden soruşturmasının devam ettiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan yapılan yargılama sonucunda, bu suç bakımından mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı kanaatine ulaşılması durumunda beraat kararı verilmesi gerektiği, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulamayacağı, zira sanığın aynı eylemine ilişkin olarak "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu bakımından ayrı bir soruşturma süreci yürütülerek kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve erteleme kararının ihlali nedeniyle kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu anlaşıldığından, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu bakımından açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Kocaeli

7.

Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2021/347 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.12.2025 tarihinde karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu