Yargıtay Kararları

Kira Sözleşmesinin Feshi: 9. Hukuk Dairesi 2025/9499 K.

Bu yazıda kira sözleşmesinin feshi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/7888
  • Karar No: 2025/9499
  • Karar Tarihi: 03.12.2025

Uyuşmazlığın Özeti

mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere gör

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

şmazlık, davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan

Kararın Sonucu

le; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle ka

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira sözleşmesinin feshi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi         2025/7888 E.  ,  2025/9499 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

15. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/677 E., 2025/1162

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: İzmir

3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/393 E., 2025/39

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı … (Belediye) nezdinde 08.03.2011-16.05.2022 tarihleri arasında temizlik elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından emeklilik nedeniyle sona erdirildiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacaklardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 24. madde uyarınca kamuda istihdam edilecek işçinin emeklilik aylığı almaya hak kazanmamış olması gerektiğini, davacının emekliliğe hak kazandığını, iş sözleşmesinin bu nedenle alt işveren tarafından feshedildiğini, alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin davacının iş sözleşmesini kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde feshettiğini kanıtlayamadığı, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışmakta iken 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının 16.05.2022 tarihi itibarıyla emekliliğe hak kazandığı ve davalı tarafından da 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24. madde gereğince emeklilik hakkını kazandıktan sonra çalıştırılmaya devam edilmesi mümkün olmadığından işten çıkışının yapıldığı, belirtilen sebep işverenin haklı fesih sebepleri arasında sayılmadığından davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenen kıdem tazminatının hesaplamadan düşüldüğü, bakiye alacağa hükmedildiği; ancak iş sözleşmesinin feshedilmesi Kanun Hükmünde Kararneme'deki düzenleme nedeniyle gerçekleştiğinden ve fesihten önce ihbar önelinde bulunulması gerekmediğinden davacının ihbar tazminatına hak kazanamadığı ve ihbar tazminatının reddi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili davacının çalışmak istemesine rağmen kanunlara aykırı olacak şekilde resen emekli edildiğini, bu durumda davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığını, Bölge Adliye Mahkemesince ihbar tazminatının reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu