Yargıtay Kararı İncelemesi: 2. Ceza Dairesi 2026/4161 K.
Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Ceza Dairesi
- Esas No: 2026/1645
- Karar No: 2026/4161
- Karar Tarihi: 03.03.2026
Uyuşmazlığın Özeti
ın, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
yandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün, suç tarihinde gündüz vakti katılanın marketine geldiği ve bu esnada iş yeri içerisindeki tuvalettte bulunan katılanın yokluğundan faydalanarak katılanın kolluk ifadesindeki beyanına göre yaklaşık değeri 3.000,00 TL olan 25 karton sigarayı çaldığı ve katılanın karar celsesine gelerek kolluk ifadesini tekrar ettiğini, ayrıca hükümlü tarafından zararının giderilmediğini belirttiği anlaşılmakla; her ne kadar hükümlünün, 08.10.2010 tarihli 1. celsede, " …ben müşteki tarafın zararını ödemek istiyorum." şeklindeki ifadesini, etkin pişmanlık iradesini ortaya koyması olarak yorumlamak mümkün ise de;
Kararın Sonucu
tay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiy
Uygulamadaki Önemi
Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Ceza Dairesi 2026/1645 E. , 2026/4161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2010/847 E., 2010/1179
K.
SUÇ: Hırsızlık
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2026 tarihli ve KYB-2026/508 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinde yer alan, " (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)65 suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir…. (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın 08.10.2010 tarihinde alınan savunmasında suçun işlenmesi nedeniyle oluşan zararı gidermek istediğini beyan etmesi karşısında, öncelikle zarar miktarı tespit edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında anılan Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlünün, suç tarihinde gündüz vakti katılanın marketine geldiği ve bu esnada iş yeri içerisindeki tuvalettte bulunan katılanın yokluğundan faydalanarak katılanın kolluk ifadesindeki beyanına göre yaklaşık değeri 3.000,00 TL olan 25 karton sigarayı çaldığı ve katılanın karar celsesine gelerek kolluk ifadesini tekrar ettiğini, ayrıca hükümlü tarafından zararının giderilmediğini belirttiği anlaşılmakla; her ne kadar hükümlünün, 08.10.2010 tarihli 1. celsede, " …ben müşteki tarafın zararını ödemek istiyorum." şeklindeki ifadesini, etkin pişmanlık iradesini ortaya koyması olarak yorumlamak mümkün ise de; sonraki 2 celsede herhangi bir zarar gideriminde bulunmayan ve bu yönde bir girişimi de olmayan hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.