Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Tam Kusur: 4. Hukuk Dairesi 2025/15180 K.
Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 4. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/1636
- Karar No: 2025/15180
- Karar Tarihi: 06.11.2025
Uyuşmazlığın Özeti
afından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan asıl dosyada davalı sürücünün kullandığı aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1-Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçe
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
ekçe Uyuşmazlık; birleşen dosyada davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan asıl dosyada davalı sürücünün kullandığı aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1-Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre asıl/birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dosya kapsamından, davaya konu edilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin olarak verilen mahkemenin 09.04.
Kararın Sonucu
enin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne toplam 2.721,72 TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı … için kaza tarihinden itibaren işleyecek, birleşen dosya davalısı sigorta şirketi için ise birleşen dosya dava tarihi olan 16.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen dosya davalısından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 9.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
4. Hukuk Dairesi 2025/1636 E. , 2025/15180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/22 E. 2022/163
K. BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ: Erdemli
2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2008/291 E., 2009/153
K. Mahkeme kararı asıl/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 13.03.2006 tarihinde davalı sürücünün yaya haldeki davacıya tam kusurla çarpması sonucu davacının yaralandığını, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL maddi tazminatın, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; aynı kaza nedeni ile müvekkiline çarpan aracın trafik sigortacısından 50.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı cevap dilekçesinde; olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının kendi kusuru sonucu durumunu ağırlaştırdığını, davacının anjiyo olmasının olayla bir ilgisinin olmadığını, davacının SSK kayıtlarına göre emeklilik şartlarının oluştuğunu, yaşlılık aylığı aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; geçici iş göremezlik, gelir kaybı ve manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, sigortalının kusur oranına isabet eden zarardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduklarını, bu hususun bilirkişi raporuyla belirlenebileceğini, maluliyet konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, temerrüdün oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.04.2015 tarihli ve 2008/166 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 25.377,92 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 09.04.2015 tarihli ve 2008/166 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararının süresi içinde asıl ve birleşen dosyada davacı vekili ile asıl dosyada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan)
17.
Hukuk Dairesinin 01.11.2018 tarihli ve 2015/17122 Esas, 2018/9967 Karar sayılı ilamı ile asıl/birleşen davada davacı tarafın tüm temyizleri, asıl davada davalı tarafın ise diğer temyizleri reddedilerek olayın oluş şekli, davacının yaralanması, kaza tarihi, kusur durumu bir arada değerlendirildiğinde davacı için hükmedilen manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu ve davacının geçici iş göremezlik hesabına esas olacak aylık kazancın doğru saptanmadığı, yetersiz ve eksik bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne toplam 2.721,72 TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı … için kaza tarihinden itibaren işleyecek, birleşen dosya davalısı sigorta şirketi için ise birleşen dosya dava tarihi olan 16.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen dosya davalısından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 9.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya davalısı …' den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl/birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kaza nedeni ile şu andaki durumunun, sürekli tam iş göremezlik durumu olduğunu, bu durumda davacının malül sayıldığını, nitekim kaza tarihinde 47 yaşında olan müvekkilinin kaza nedeni ile çalışamaz duruma geldiğini, iş verimi düştüğü için amirleri tarafından mobbing uygulandığını, bu nedenle emekliliğini istemek zorunda kaldığını, müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezliğinin bulunduğunu, yaralanan kişinin, olay gününden başlayarak tümüyle iyileşip yeniden çalışmaya ve günlük işlerini sürdürebilecek duruma gelinceye kadar yaptığı tüm tedavi ve iyileşme giderlerini zarar sorumlularından isteyebileceğini, manevi tazminatın, maddi tazminat gibi “zarar” kavramı içerisinde yer alması gereken bir tazminat türü olup hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; birleşen dosyada davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan asıl dosyada davalı sürücünün kullandığı aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1-Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre asıl/birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosya kapsamından, davaya konu edilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin olarak verilen mahkemenin 09.04.2015 tarihli kararını, asıl/birleşen dosyada davacı vekili ve asıl dosyada davalı … vekilinin temyiz ettiği ve anılan kararın, davacı için hükmedilen manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu ve davacının geçici iş göremezlik dönemi hesabına esas olacak aylık kazancın hatalı belirlendiği gerekçesiyle asıl davada davalı … yararına bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada ise, önceki kararı temyiz etmeyen birleşen davada davalı … yönünden de bozma kapsamına göre belirlenen maddi tazminat hüküm altına alınmış, mahkemenin önceki kararını temyiz etmeyen birleşen davada davalı … de bozmadan yararlandırılmıştır.
Birleşen davada davalı … şirketinin önceki kararı temyiz etmemesiyle, hükmün bu davalı yönünden kesinleştiği ve davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır.
Bu durum karşısında, mahkemece, önceki (09.04.2015 tarihli) kararın birleşen davada davalı … yönünden kesinleştiği gözetilerek bozma kapsamında sadece asıl davada davalı … yönünden inceleme yapılıp hüküm tesis edilmesi ve birleşen davada davalı … yönünden önceki hükümdeki maddi tazminata ilişkin bölümün kesinleştiğinin belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl/birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl/birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.