Yargıtay Kararları

Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2025/11518 K.

Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/3932
  • Karar No: 2025/11518
  • Karar Tarihi: 18.12.2025

Uyuşmazlığın Özeti

RÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 8. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/226 E., 2023/783 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve tazminatların reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

eğinde kusursuz olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır.

Kararın Sonucu

n sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile maddî ve manevî tazminatlar yönünden kadın yararına BOZULMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birli

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2025/3932 E.  ,  2025/11518 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/253 E., 2025/252

K.

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE

MAHKEMESİ: İzmir

8. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2022/226 E., 2023/783

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve tazminatların reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılamasında İlk Derece Mahkemesince erkeğin tam kusurlu olduğundan bahisle erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulüne ve tarafların boşanmaları ile boşanmanın fer'îlerine hükmedilmiş, hüküm davalı-davacı erkek tarafından kendi davasının reddi, kusur belirlemesi ve boşanmanın fer'îleri yönünden istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; erkeğe yüklenen kusurlu davranışların ispat edilemediği gerekçesiyle hükmün kısmen kaldırılarak bu kapsamda kadının açtığı davanın reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş ise de, boşanma hükmünün istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olması nedeniyle bu hususa değinilmekle yetinilmiş; kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, sair istinaf itirazları ise esastan reddedilmiştir.

Karar davacı-davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, İlk Derece Mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklenen vakaların ispatlanamadığından bahisle kusura ilişkin gerekçe düzeltilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan deliller ile tanık anlatımlarından; erkeğin, "hastalığı sürecinde ve sonrasında eşini arayıp sormadığı, ilgilenmediği, bu suretle ortak hayatı devam ettirmekten kaçındığı ve çaba göstermediği" anlaşılmaktadır. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin evlilik birliğinin sarsılmasında tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir iken hatalı değerlendirme ile erkeğinde kusursuz olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür.

Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır.

O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile maddî ve manevî tazminatlar yönünden kadın yararına BOZULMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu